
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ekim'de sosyal medya yasası Meclis gündeminde
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ekim ayında sosyal medya yasasının Meclis'e sunulacağını açıkladı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Iğdır'da gerçekleştirilen 13. Dijital Medya Çalıştayı'nda önemli açıklamalarda bulundu. "Terörsüz Türkiye" sürecine ve Ekim ayında Meclis gündemine gelecek sosyal medya düzenlemesine dair detaylar verdi. Gürlek, terör örgütünün tamamen feshedilmesi ve silah bırakması, Milli Güvenlik Kurulu'nun tasdiki olmadan yasanın yürürlüğe girmeyeceğini belirtti. Türkiye'de terörün maliyetinin 2,3 trilyon dolar olduğunu vurguladı. Ayrıca, internet medyasına yeni yasal statü, sosyal medyada sorumluluk sistemi, faili meçhul cinayetler için özel birim ve yargıda yapay zeka projeleri gibi konular da gündemde yer alıyor.
Iğdır'daki çalıştaya Türkiye ve Azerbaycan'dan 140'tan fazla gazeteci katıldı. Yapay zeka, dijital habercilik, dezenformasyonla mücadele gibi konular ele alındı. Gürlek, sosyal medya aracılığıyla yayılan dezenformasyonun ciddi bir sorun haline geldiğini ifade ederek Ekim ayında kapsamlı bir düzenlemenin Meclis’e sunulacağını duyurdu. Sosyal medya üzerinden hakaret, iftira ve yalan haberlerin yaygın olduğunu belirten Bakan Gürlek, bu alanın daha etkin denetleneceğini söyledi.
İnternet haberciliğinde kurumsal sorumluluğun artırılacağını kaydeden Gürlek, her haber sitesinin açık künyesi, sorumlu yöneticisi ve ulaşılabilir bir irtibat bilgisinin bulunmasının zorunlu olacağını belirtti. 5651 sayılı Kanun'da değişiklik yapılabileceğini ifade eden Gürlek, savcılıkların soruşturmalarda muhatap bulmakta zorlandığını, kayıt dışı yayın yapan internet sitelerinin önemli bir sorun oluşturduğunu dile getirdi.
Yeni sosyal medya düzenlemesiyle hesap sahiplerinin kimlik bilgilerinin gerektiğinde yargı makamlarınca tespit edilebileceğini belirten Bakan Gürlek, bunun her paylaşım için değil, suç şüphesi bulunan dosyalarda mahkeme veya savcılık kararıyla uygulanacağını açıkladı.
Gürlek, internet gazeteciliğinin tek çatı altında toplanması gerektiğini ifade ederek mevcut yapının ihtiyaçları karşılamadığını söyledi. İnternet medyasına yönelik yeni bir yasal düzenlemenin kaçınılmaz olduğunu belirten Bakan Gürlek, Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği'nin (TİGAD) hazırlayacağı çalışmalara Adalet Bakanlığı olarak teknik destek vermeye hazır olduklarını kaydetti.
Ayrıca, basın kuruluşlarının hukuki sorumluluğunun netleşmesinin hem meslek hem de kamu düzeni açısından önemli olduğunu ifade eden Gürlek, "Gerçek habercilik yapan ile sahte hesaplardan yayın yapanların ayrışması gerekiyor" dedi.
Bakan Gürlek, "Terörsüz Türkiye" sürecine dair düzenlemenin yalnızca terör örgütünün tamamen feshedilmesi ve silah bırakması halinde yürürlüğe gireceğini vurguladı. Kanunun yürürlük şartını belirten Gürlek, PKK, KCK ve uzantılarının kendini feshetmesi, silahlarını teslim etmesi ve örgütün tasfiye edildiğinin Milli Güvenlik Kurulu tarafından tespit edilmesi gerektiğini ifade etti. Bu şartlar gerçekleşmeden düzenlemenin yürürlüğe girmeyeceğini belirtti.
Bakan Gürlek, yasa kapsamında kimlerin yararlanabileceğini de açıkladı. Adam öldürme, silahlı saldırı, azmettirme ve örgüt yöneticiliği suçlarıyla yargılananların düzenlemeden faydalanamayacağını, yalnızca örgüt propagandası yapmak gibi suçlardan hüküm giymiş kişilerin belirli şartlarla kanundan yararlanabileceğini kaydetti. Başvuruların otomatik kabul edilmeyeceğini, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği temsilcilerinden oluşacak kurulun her dosyayı tek tek inceleyeceğini duyurdu.
Gürlek, Abdullah Öcalan'ın düzenlemeden yararlanacağı iddialarını reddetti. Adam öldürme ve silahlı terör faaliyetleri suçlarına karışmamış olanların bu düzenlemeden yararlanabileceğini vurguladı. Terörün Türkiye’ye maliyetinin 2,3 trilyon dolara ulaştığını belirten Gürlek, bu rakamın gerçek maliyetin tamamını yansıtmadığını ifade etti. Kamuoyu araştırmalarında vatandaşların yüzde 95'inin "Terörsüz Türkiye" sürecini desteklediğini aktardı.
Gürlek, faili meçhul cinayetlerle ilgili de açıklamalar yaptı. Adalet Bakanlığı bünyesinde 1990'lı yıllardan bu yana uzanan dosyaları yeniden incelemek üzere özel bir birim oluşturulduğunu duyurdu. 29 faili meçhul dosyada yeniden çalışma başlatıldığını belirten Gürlek, Uğur Mumcu suikastına dair gelişmelerin takip edildiğini ifade etti.
Gürlek, "Bugünkü Türkiye eski Türkiye değildir" diyerek, devletin ve kurumların güçlü olduğunu vurguladı. Eski Türkiye’de şahısların güçlü olduğunu, şimdi ise adaletin gereğinin yapılacağını söyledi.
Gürlek, Adalet Bakanlığı bünyesinde yapay zeka altyapısı oluşturulduğunu açıkladı. Yargıda dijital dönüşüm çalışmalarının devam ettiğini, hakimlerin benzer dosyalardaki kararları daha hızlı değerlendirebilmeleri için UYAP tabanlı yapay zeka uygulamalarının geliştirildiğini belirtti. Ayrıca, eski dosyaların aydınlatılması için yeni teknolojilerin önemine dikkat çekti.
Gürlek, delillerin ilk 48 saat içinde toplanmasının soruşturmalar açısından hayati önem taşıdığını vurguladı. Geçmişte teknolojik imkanların sınırlı olduğunu, bugünkü teknolojinin ise birçok dosyanın yeniden değerlendirilebilmesine olanak sağladığını ifade etti. Kamu görevlilerinin ihmal durumlarında haklarında gerekli işlemlerin yapılacağını, ancak teknolojik yetersizlik nedeniyle sonuç alınamayan dosyaların yeni imkânlarla incelendiğini söyledi.
Iğdır Valiliği himayesinde gerçekleştirilen programa Iğdır Valisi Mustafa Fırat Taşolar, AK Parti Iğdır Milletvekili Cantürk Alagöz, birçok siyasetçi ve basın mensubu katıldı.





