6 Eylül 2026 PazarUSD48,49EUR56,36
Gündem Nabzı

Ağrı Dağı'nda buzul kopması riski izleniyor

Nepal-Tibet sınırındaki buzul çökmesi felaketinin ardından uzmanlar Türkiye'deki riskleri değerlendirdi. İTÜ öğretim üyeleri Prof. Dr. Tolga Görüm ve Prof. Dr. Mehmet Akif Sarıkaya, ülkede büyük ölçekli bir buzul gölü patlaması beklenmediğini belirtti.

Haber Merkeziİlk yayın:
Ağrı Dağı'nda buzul kopması riski izleniyor

Nepal-Tibet sınırında buzul çökmesi yüzlerce kişinin ölümüne yol açtı. Buzullar normalde ilkbaharda eriyerek vadilere su sağlar. Ancak deprem veya aşırı erimeyle setleri aşan sular ölümcül sellere dönüşebilir.

İklim değişikliği bu riski artırıyor. İstanbul Teknik Üniversitesi Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Tolga Görüm, Nepal'deki kopan buzulu Kadıköy ilçesiyle kıyasladı. Uzmanlar Türkiye için aynı ölçekte risk olmadığını söyledi.

İTÜ öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Akif Sarıkaya, Türkiye'deki buzulların Himalayalar'dakilerden küçük ve izole olduğunu vurguladı. Sarıkaya, büyük ölçekli buzul gölü patlaması (GLOF) beklenmediğini belirtti. Buzul kopmalarının risk oluşturabileceğini ekledi.

Bu riskin ağustos sonu ve eylül başında arttığını söyledi. Yerleşim yerleri ve hayvancılık yapanlar için tehlike yaratabileceğini belirtti. 1840 yılında Ağrı Dağı'nın kuzeydoğu eteklerindeki Ahura Vadisi'nde buzul kopması 1.300 kişinin ölümüne neden oldu.

İtalyan ve ABD'li araştırmacıların 2019 çalışması olayı deprem ve volkanik faaliyet sonrası lahar olarak yorumladı. Prof. Dr. Tolga Görüm bu görüşe katılmadığını söyledi. Olayda dev kaya ve buz kütlesinin 21 kilometre ilerlediğini ve köyü yok ettiğini anlattı.

Yedi gün sonra setin yıkılmasıyla ikinci sel oluştu ve 400 kişi öldü. Uzmanlar Ağrı Dağı'nın bugün de izlenmesi gerektiğini belirtti. Sarıkaya'nın araştırmasına göre Ağrı Dağı'ndaki buz örtüsü 1976-2011 arasında yüzde 29 küçüldü.

Bölgede sıcaklık artışı yaşandı. Sarıkaya, "Türkiye buzulları iklim değişikliğine karşı son derece hassas" dedi. Buzulların geri çekilmesi yeni göller oluşturabiliyor.

Kaya düşmeleri ve buzul-kaya kopmaları yerel risk yaratabilir. Ani erime ve şiddetli yağış dar vadilerde taşkınlara yol açabilir. Prof. Dr. Görüm, küresel ısınmayla kaya çığları riskinin arttığını söyledi.

Buzulların çekilmesi kayaların daha fazla ısıya maruz kalmasına neden oluyor. Çatlaklara sızan su ortamı dengesizleştiriyor. Saatte 150-300 kilometre hızla ilerleyen kütle önündeki her şeyi sürüklüyor. Buzul kopmalarını aşırı yağış, deprem ve madencilik patlatmaları tetikleyebiliyor. 1890'da Erzurum'da Devre Dağı'ndaki çığ 145 kişinin ölümüne yol açtı. Tetkikleyicinin Erzincan depremi olduğu düşünülüyor. Erzurum ve Artvin riskli bölgeler arasında. Kars'ın Kağızman ilçesindeki Deniz Gölü seti uyduyla takip ediliyor. Hakkari'deki küçük yerleşimler de kırılgan.

Kaynak: Haber Merkezi

#Ağrı Dağı · Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler