
Anadolu Yakası'nda Be The sun sergisi açıldı
Chi Art Gallery, 'Be The Sun' sergisiyle izleyicileri çağdaş sanatla buluşturuyor.
Chi Art Gallery, çağdaş sanatı daha erişilebilir ve sürdürülebilir hale getirmek amacıyla Anadolu Yakası’ndaki küçük mekânında izleyicileri serginin atmosferine dahil ediyor. Yeni sergisi 'Be The Sun', değişik sanatçıların çalışmalarını ortak bir duygu ve anlatı etrafında bir araya getiriyor. Meltem Kerrar'ın haberine göre, büyük ve gösterişli sergi salonlarının aksine, bu sergi; eserler arasındaki bağlantıyı ve izleyicinin yapıtlarla kurduğu bağı ön plana çıkarıyor. Duvarları kaplayan parlak sarı tonlar, çoğunluğu küçük boyutlu resimler ve birkaç heykel ile birlikte serginin temel fikrini destekliyor.
Sergi, izleyicileri 'Kendi ışığını üretmek mümkün mü?' sorusuyla karşı karşıya bırakıyor. Karanlıkla yüzleşme, gölgeyi kabul etme ve yaşanan deneyimleri dönüştürerek kendi ışığını yaratma teması öne çıkıyor. Aziz Çınar, Feyza Çoban, Ekinakis, İrfan Erdal, Erman Gürcüm, Daniel Horoz, Buket Ada Kılıç, Ceren Müftüoğlu, Yunus Özaksu, Cem Öztürk, Loya Kader Öztürkmen, Çiğdem Polat, Ege Subaşı, Ufuk Güneş Taşkın ve Elif Tutka’nın eserlerinin yer aldığı sergi, 25 Ağustos’a kadar ziyaret edilebilecek.
2022 yılında kurulan Chi Art Gallery’nin ortaya çıkış sürecini anlatan galeri kurucusu Çiğdem Özdemir, Anadolu Yakası’nda daha az galeri olmasının kendileri için önemli bir çıkış noktası olduğunu belirtiyor. Özdemir, galerinin yalnızca eserlerin sergilendiği bir alan değil, aynı zamanda çağdaş sanatla ilgilenen insanların bir araya gelebileceği bir sanat durağı ve topluluk olarak şekillendiğini ifade ediyor. Koleksiyonerlik geçmişinin galeri yönetimine önemli katkılar sağladığını söyleyen Özdemir, sanat piyasasının hem alıcı hem de galerici tarafını deneyimlemenin daha etik ve tarafsız bir bakış açısı geliştirmesine yardımcı olduğunu belirtiyor.
Anadolu Yakası’nda konumlanmanın geçmişte Beyoğlu merkezli ilerleyen sanat ortamına kıyasla farklı bir deneyim sunduğunu vurgulayan Özdemir, Türkiye’de çağdaş sanatın artık tek bir merkez üzerinden tanımlanamayacağını düşünüyor. Sanat üretimi, izleyici ve koleksiyoner profili giderek daha merkezi bir yapıya dönüşüyor. Anadolu Yakası ve Bağdat Caddesi de bu dönüşümle birlikte çağdaş sanat açısından yeni buluşma noktaları arasında yer alıyor. Chi Art Gallery, yalnızca bulunduğu semtle sınırlı kalmadığını belirten Özdemir, galerinin amacının nitelikli, sürdürülebilir ve erişilebilir bir sanat alanı oluşturmak olduğunu vurguluyor. Sanatçılarla yapılan işbirlikleri ve eserlerin müze koleksiyonlarına dahil edilmesi de bu yaklaşımın sonuçları arasında gösteriliyor.
'Be The Sun' sergisinin küçük bir mekânda güçlü bir bütünlük oluşturmasının tesadüf olmadığını söyleyen Özdemir, serginin arkasında kişisel yaşanmışlıkların ve samimi bir içsel sürecin bulunduğunu aktarıyor. Serginin hazırlanışında yalnızca estetik uyumun değil, eserlerin aynı duygusal ve kavramsal eksende buluşmasının önem taşıdığını belirten Özdemir, her çalışmanın serginin hikâyesine yeni bir katman eklemesini amaçladıklarını ifade ediyor. Serginin merkezinde, insanın kendi karanlık tarafıyla yüzleşmesi ve onu dönüştürerek kendi ışığını yaratması fikri bulunuyor. Özdemir, 'Be The Sun' ifadesinin de bu düşünceyi temsil ettiğini, dışarıdan gelecek bir aydınlanmayı beklemek yerine kişinin kendi deneyimlerinden güç alarak kendi ışığını üretmesinin serginin temel mesajı olduğunu aktarıyor. Küçük mekânın bu anlatıyı güçlendirdiğini belirten Özdemir, ziyaretçinin sergi içinde ilerlerken eserler arasında doğal bir diyalog kurabildiğini ve çalışmaların tek tek yapıtlardan ziyade ortak bir hikâyenin parçaları olarak deneyimlendiğini ifade ediyor.
Sanat piyasasındaki son dönem değişimlerine de değinen Özdemir, koleksiyoner profilinin giderek çeşitlendiğini belirtiyor. Bazı alıcıların uluslararası ölçekte tanınan isimlere yönelerek koleksiyonlarını statü ve görünürlük üzerinden şekillendirdiğini ifade eden Özdemir, bunun sanat piyasasının doğal dinamiklerinden biri olduğunu belirtiyor. Bununla birlikte, kendileri açısından daha önemli gördükleri başka bir eğilimin de güçlendiğine dikkat çeken Özdemir, eseri yalnızca finansal bir yatırım olarak görmeyen, sanatçıyla, eserle ve eserin hikâyesiyle bağ kuran yeni bir koleksiyoner kitlesinin ortaya çıktığını söylüyor. Chi Art Gallery olarak yeni yetenekleri keşfetmeye ve farklı bakış açılarına sahip sanatçıları görünür kılmaya odaklandıklarını belirten Özdemir, sanat eserinin piyasa değerinin yanı sıra estetik ve entelektüel boyutunun da önemsendiği bir koleksiyoner kültürünün gelişmesini umut verici buluyor. 'Be The Sun' da bu yaklaşımın bir yansıması olarak Anadolu Yakası’nda sanatseverleri ağırlamaya devam ediyor. Sergi 25 Ağustos’a kadar ziyaret edilebilecek.



