
Ankara'da aynı seansta iki operasyonla meme kanserini yendi
Ankara'da yaşayan Funda Bozkurt, genetik mutasyon nedeniyle yakalandığı meme kanserini Etlik Şehir Hastanesi'nde yapılan nadir bir operasyonla atlattı.
Ankara'da anneannesi ile teyzesini 40'lı yaşlarda meme kanserinden kaybeden 41 yaşındaki Funda Bozkurt'a, 8 ay önce aynı hastalık teşhisi konulurken, meme ve yumurtalık kanseri riskini artıran 'gen mutasyonu' taşıdığı da belirlendi. Bozkurt, Etlik Şehir Hastanesi'nde dünyada da nadir uygulanan aynı seansta iki farklı koruyucu cerrahiyle sağlığına kavuştu.
Bir çocuk annesi ve mimar olan Funda Bozkurt, geçen yıl aralık ayında kendi kendine yaptığı muayene esnasında sol göğsünde bir kitle fark etti. Etlik Şehir Hastanesi'ne müracaat eden Bozkurt'a yapılan tetkikler sonucunda lokal ileri evre meme kanseri tanısı konuldu. Anneannesi ve teyzesini genç yaşlarda meme kanserinden kaybeden Bozkurt'ta, ayrıca meme ve yumurtalık kanseri ihtimalini ciddi oranda yükselten 'BRCA1 gen mutasyonu' saptandı. Yaklaşık 6 ay boyunca toplam 16 kür kemoterapi tedavisi gören Bozkurt'a, 23 Temmuz tarihinde aynı seansta iki ayrı kapalı cerrahi yöntem uygulandı. Küresel düzeyde de nadiren gerçekleştirilen operasyonda, hastanın kanserli memesi ile yüksek risk barındıran karşı memesi kapalı teknikle ve meme uçları korunarak çıkarıldı, aynı seansta silikon implant yardımıyla yeni meme inşa edildi. Bozkurt'un mutasyon sebebiyle tehlike altındaki yumurtalıkları da aynı cerrahi işlem sırasında herhangi bir kesi yapılmaksızın doğal boşluklardan kamera (V-NOTES) yöntemiyle girilerek alındı. Böylece ilerleyen dönemde ortaya çıkabilecek yeni bir kanser riskini minimuma indirmek amacıyla eş zamanlı iki farklı koruyucu cerrahi tamamlandı.
Etlik Şehir Hastanesi Onkoloji Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Lütfi Doğan, 'BRCA1' adı verilen genetik mutasyon geçmişinin hastanın tablosunu daha tehlikeli kıldığını belirterek, 'Bu gen mutasyonu yalnızca meme kanseri bakımından değil, yumurtalık kanseri açısından da ciddi tehlike barındırdığı için aynı seansta yumurtalık ameliyatı da gerçekleştirmemiz icap ediyordu. Biz de hastamıza bu müdahaleleri yaptık. Klasik yöntemlerden farklı olarak video endoskopik yardımlı meme cerrahisi tercih ettik. Bu teknik; özel geliştirilen aletlerle, memenin özel bir kamera aracılığıyla izlenmesi ve elektrikli kesici cihazlar yardımıyla, koltuk altına yakın yaklaşık 2 santimetrelik çok ufak bir kesiyle uygulanan ve aynı seansta koltuk altı işlemlerine de olanak tanıyan bir yöntemdir. Video endoskopik yardımlı meme cerrahisinin en büyük artısı estetik neticelerinin son derece tatmin edici olmasıdır. Özellikle genç hastalarda çok başarılı estetik sonuçlar elde ediyoruz. Aynı zamanda travma etkisi çok düşük bir ameliyat olduğundan dokunma hissi gibi duyular kaybolmuyor. Çok hızlı bir iyileşme süreci yaşanıyor' dedi.
Prof. Dr. Doğan, açıklamasında şu bilgilere de yer verdi: 'Hastada aynı seansta kadınlık yolundan herhangi bir kesi uygulamadan yumurtalık operasyonunu da tamamladık. Böylece toplamda 4-5 santimetrelik bir kesi izi ve yalnızca 5-6 dikişle kapatılan bir açıklıktan bütün ameliyatı bitirmiş olduk. Hem meme operasyonu hem de yumurtalık operasyonu kapalı teknikte yapıldı ve 3 saat sürdü. Bu usul bütün meme kanseri hastaları için uygunluk arz etmez. Bütün memenin çıkarılması icap eden; birden fazla tümörü bulunan, tümörü meme içinde geniş bir alana yayılan, koruyucu cerrahiye elverişli olmayan veya BRCA benzeri genetik mutasyonlar yüzünden yüksek tehlike altında bulunan hastalarda memenin tamamının alınmasını tercih ediyoruz. Boyut ve tümörün yerleşimi bakımından uygun hastalarda video endoskopik yardımlı cerrahiyi uygulayabiliyoruz.'
Geçirdiği süreci anlatan Funda Bozkurt ise rahatsızlığı ilk öğrendiğinde hayatını kaybedeceğini zannettiğini dile getirerek, 'Doktorlar bana hastalığı yeneceğimi söylediler; fakat ben inanamadım. Tedavi süreci başladığında saçlarım döküldü; ancak bu durum beni daha da hırslandırdı. Gücümün yettiği yere kadar çalıştım. Evde oturup hasta olduğumu hissetmek istemedim. İlk başta psikolojik olarak çok yıprandım, sonrasında doktorlarımın ve yakınlarımın desteğiyle yeniden ayağa kalktım. Tabii ki bu kadar kapsamlı bir operasyon beni ürküttü; fakat doktorlarıma inandım. Bu illetten kurtulmak için bunu göze almak zorundaydım. Ameliyatım 23 Temmuz tarihinde gerçekleşti. Şu an kendimi eskisine oranla çok daha iyi hissediyorum. Bundan sonra evladımla daha çok zaman geçirmeyi arzuluyorum. Bazı meme kanseri çeşitleri çok çabuk yayılım gösterebiliyor. Çok şükür ben hastalık yayılmadan tedavi olabildim. Hanımların kontrollerini aksatmaması gerekiyor. Anneannem de teyzem de 40'lı yaşlarında bu rahatsızlık yüzünden hayata veda etti. İnşallah ben bu kötü zinciri kırıyorum' ifadelerini kullandı.


