31 Temmuz 2026 Cuma
Gundemnabzi
Ankara'da madencilerin alacak eylemi Ulus Meydanı'nda sürüyor

Ankara'da madencilerin alacak eylemi Ulus Meydanı'nda sürüyor

Yıldızlar SSS Holding'e bağlı Doruk Madencilik işçileri, taahhüt edilen ödemelerin yapılmadığı gerekçesiyle Ankara Ulus'ta oturma eylemi başlattı.

Haber Merkeziİlk yayın:

Yıldızlar SSS Holding bünyesinde Eskişehir'de faaliyet gösteren Doruk Madencilik'te çalışan ve Türkiye Maden İşçileri Sendikası (Türk Maden-İş) üyesi maden işçileri, resmi taahhütlere rağmen alacaklarının ödenmediği gerekçesiyle başlattıkları eylemleri sürdürüyor.

Yıldızlar SSS Holding önünde dün kendilerini zincirlemelerinin ardından gözaltına alınan işçiler gece serbest bırakıldı. İşçiler, bu sabah Ulus Atatürk Heykeli önünde oturma eylemi başlattı. İşçiler, günlerdir yaşadıkları mağduriyetleri anlatarak dert yandı.

Bir işçi, eylemlerinin başladığı günden bu yana yaşadıkları süreci anlatarak, "Şurada gördüğünüz insanlar, yazık, bir haftadır, on gündür ailelerimizden uzaktayız. Gitmediğimiz, çalmadığımız kapı kalmadı. Enerji Bakanımıza gittik, Çalışma Bakanımıza gittik. 15 Haziran'da bakanlık huzurunda işverenlerle beraber, sendikacılarla beraber protokol imzalandı. Denildi ki, 23 Temmuz'da bütün haklarınız verilecek. Biz sözümüzü tuttuk ve o gün grevimizi bitirdik. 23 Temmuz'u bekledik. 23 Temmuz geldi ve şu an 31 Temmuz, hala bizim alacaklarımız yatmadı. Benim evde çocuğum var. Benim ödeyeceğim kira, Benim ödeyeceğim bankalar var. Ben de bunlara söz vereyim, dururlar mı onlar da? Durmuyorlar. Biz artık söz istemiyoruz, Biz artık netice istiyoruz, sonuç istiyoruz. Ben zevk almıyorum. Benim hoşuma gitmiyor böyle kepazelik. Neden bu adama 'dur' diyen birileri yok? Yeter artık" dedi.

Bir başka işçi de yıllardır bu şirkette çalıştığını belirterek, "Sabahattin'e bir şeyler yapmaya çalışıyoruz, emek veriyoruz. Ücretlerimizi alamıyoruz" dedi. İşçi, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çoluk çocuk arıyor, soruyor: 'Baba ne zaman gelecek?' Gelemiyoruz, 'Kızım, bekleyin' diyoruz. Hani ücretlerimizi ödeseler çekip gideceğiz. Bir tek biz alacaklı değiliz, Beypazarı'nda çoğu esnaf da alacaklı. Ücretlerini ödemesi lazım, yazık günah artık ya. Para bekliyor çoluk çocuk. Haftanın üç günü ben Ankara'ya gidiyorum. Otistik olduğu için hastanelere gelip gidiyorum. Araba buluyorum, yakıtı yok. Otobüse biniyoruz. Çeşitli imkanları sağlayamıyoruz. Bazı yerlerden destek de istedik. Bu şirket bizi sosyal hizmetlere mahkum bıraktı. 'Ayın ikisinde gelin, size sosyal hizmetlerden ihtiyaç kartı verelim' dediler. Bu kadar düştük biz. Bizi görüyordur, dinliyordur. Utansa utanır artık bu adam."

"Verilen sözler tutulmuyor" diyen bir başka işçi de 10 yıldır bu şirkette çalıştığını, kıdem tazminatı ve üç aylık maaş alacağı olduğunu söyledi. Ailesinden uzakta olduğunu kaydeden işçi, süreci şöyle anlattı:

"Verilen sözler tutulmuyor, bakanlar hiçe sayılıyor. Enerji Bakanı ve Çalışma Bakanlığımızın koordinatörlüğünde bir sözleşme imzalandı. 23 Temmuz'da ödeneceği söylendi ancak maalesef ödenmedi. Bunlar yetmezmiş gibi bizi tuttu, mahkemeye verdi. 50'şer bin liralık tazminat davası açmış. Bilemiyoruz artık, bıçak kemiğe dayandı. Biz buraya hakkımızı almaya geldik. Söke söke alıp gideceğiz. Bütün siyasilerin bize destek vermelerini, Ankaralıların destek vermesini istiyoruz. Milletvekilleri geliyor ancak onlar da muhalif milletvekilleri olduğu için hiçbir şey olmuyor. Ama Enerji Bakanı ve Çalışma Bakanlığı söz veriyor, söz yerine getirilmiyor. Bunlar verdikleri sözlerin arkasında dursun."

Bir diğer işçi de 2 aylık maaş ve tazminat alacağı olduğunu, dün haksız yere gözaltına alındıklarını ifade ederek, haklıyken haksız duruma düştüklerini dile getirdi. İşçi, "Eşim rahatsız, kanser tedavisi görüyor. 2024'te emekli oldum. Hatta şirketimizden sadaka ister gibi, eşim şu an ücretli ilaç kullanıyor. Üç haftada bir SGK karşılamıyor. Başkanıma söyledim, 'Böyle böyle, tazminat alacağım var. Oradan bir ilaç parasını karşılasınlar' dedim. Başkanımız görüştü. Geçen sene ben üç saat şirket önünde bekletildim. İlaç parasını kendi tazminatımdan sanki sadaka ister gibi karşılayacaklarını söylediler. Beni üç saat orada beklettiler. Ertesi gün arefe günüydü. 'Arefe günü ödenecek' dediler ama ödenmedi. Mağduruz..." diye sitem etti.

Bir başka işçi ise yaşanan mağduriyete tepki göstererek, "Sen biftek ye Sabahattin, biz kuru soğanla karnımızı doyuruyoruz. Yazıklar olsun sana. O saati sat da bizim paramızı ver Sabahattin" ifadelerini kullandı.

İşçiler, Ulus Atatürk Heykeli Meydanı'ndaki eylemlerini sürdürüyor.

Kaynak: Cumhuriyet

İlgili Haberler