
Antarktika'nın sahipsiz kara parçası Marie Byrd Land'in geleceği
Hiçbir devlete ait olmayan Marie Byrd Land, hukuki statüsü, jeotermal ısı kaynakları ve küresel aktörlerin artan rekabetiyle dikkat çekiyor.
Antarktika'nın herhangi bir devlete ait olmayan tek büyük kara parçası olan Marie Byrd Land, hukuki statüsü, devasa alt jeotermal ısı kaynakları ve artan jeopolitik rekabetle bilim dünyasının ve küresel aktörlerin odağında yer alıyor.
İran ve Moğolistan'dan geniş, Polonya'nın ise yaklaşık beş katı büyüklüğünde bulunan Marie Byrd Land, yaklaşık bir asırdır hiçbir devletin resmi egemenlik alanında bulunmuyor. Bölgenin tarihi, 1920 ve 1930'larda Batı Antarktika'yı haritalandıran Amiral Richard Evelyn Byrd'ün keşif seferlerine dayanıyor. Amerika Birleşik Devletleri hükümeti geçmişte bölgede hak iddia etmeyi değerlendirmiş ancak resmi bir talepte bulunmamıştır.
Bölgenin geleceğine dair üç temel senaryo öne çıkıyor: Bölgenin Birleşmiş Milletler denetiminde özel bir araştırma alanı olarak tanınması, büyük güçlerin müdahaleleriyle Antarktika Antlaşması ilkelerinin zayıflatılması, buz erimesinin hammaddeye erişimi kolaylaştırması durumunda ekonomik baskıların artması.
Marie Byrd Land, küresel iklim süreçlerinin incelendiği bir doğa laboratuvarı işlevi görüyor. 2020 yılından bu yana yürütülen çalışmalar, buz örtüsünün altındaki jeotermal ısı akışının öngörülenden yüzde 50 daha yüksek olduğunu gösteriyor.
2024 yılında Amerikan üniversitelerinin öncülüğündeki uluslararası bir araştırma ekibi, 1,2 bin kilometre derinliğe ulaşan bir manto tüyüne bağlı en az 138 sıcak nokta tespit etti. Bilim insanları bu ısı kaynağını Thwaites Buzulu'nun erime süreçleriyle ilişkilendiriyor. Veriler, jeotermal ısının buzuldaki taban erimesini yılda 15 santimetre hızlandırdığını ortaya koyuyor.
1959 tarihli Antarktika Antlaşması yeni bölgesel talepleri dondurmuş olsa da bölgedeki faaliyetler artış gösteriyor. Çin, 2026 yılında su altı dronlarına sahip yeni bir mobil üs işletmeye alacağını duyurdu. ABD, Antarktika programı bütçesini beş katına çıkardı. Avrupa Birliği ise derin sondaj odaklı Beyond Epica projesini başlattı.
Birleşmiş Milletler'in 2025 raporuna göre, küresel iklim modellerinin yüzde 37'si Antarktika verilerine, deniz seviyesi yükselme tahminlerinin yüzde 37'si ise Thwaites Buzulu üzerindeki araştırmalara dayanıyor. Söz konusu bilgilerin yıllık ekonomik değeri 60 milyar doların üzerinde hesaplanıyor.
Eksi 80 dereceye varan sıcaklıklar, saatte 100 kilometreye ulaşan rüzgarlar ve yılda en az sekiz ay süren izolasyon nedeniyle bölgedeki çalışmalar ağırlıklı olarak otomatik istasyonlarla yürütülüyor. Rüzgar ve güneş enerjisiyle çalışan bu sistemler, yıl boyunca veri toplayarak uydu aracılığıyla eşzamanlı aktarım sağlıyor.
Bölgenin hukuki statüsündeki boşluk, sembolik oluşumlara da zemin hazırladı. Bu süreçte Westarctica Büyük Dükalığı (2001), Finismund Krallığı (2015) ve Buzul Cumhuriyeti (2022) gibi resmi veya siyasi bağlayıcılığı bulunmayan mikro ulus projeleri ortaya çıktı.
İklim değişikliğinin hızlanmasıyla birlikte Marie Byrd Land'in uluslararası bir bilimsel araştırma alanı olarak mı kalacağı yoksa küresel aktörlerin nüfuz mücadelesine mi dahil olacağı belirsizliğini koruyor.


