3 Ağustos 2026 PazartesiUSD 47,54EUR 54,85
Gundemnabzi
Son Dakika
Avrupa'da çalışanlar iş ve özel yaşam dengesini kurmakta zorlanıyor

Avrupa'da çalışanlar iş ve özel yaşam dengesini kurmakta zorlanıyor

Uzaktan çalışma ve esnek saatler, Avrupa genelinde mesai saatleri dışındaki iletişimleri artırarak çalışanların stres seviyesini yükseltiyor.

Ekonomi Servisiİlk yayın:

Gece geç saatlerde işle ilgili e-postalara yanıt vermek durumunda kalanların sayısı her geçen gün artıyor. Küresel iş gücü piyasasındaki dalgalanmalar, işten çıkarmalar ve uzaktan çalışmanın yaygınlaşması, makul mesai saatlerinin sınırlarını belirsizleştiriyor. Bu durum, milyonlarca Avrupalının iş hayatının kişisel zamanlarını işgal ettiğini göstermesini beraberinde getiriyor.

Eurofound tarafından haziran ayında yayımlanan kapsamlı bir araştırmaya göre, Avrupa Birliği'ndeki çalışanların yaklaşık beşte biri normal çalışma saatleri dışında iş amaçlı arandıklarını belirtiyor. Her ay defalarca yaşanan bu durum, ek stres yaratırken 'sürekli erişilebilir' olma kültürünü de pekiştiriyor.

Söz konusu eğilim Birleşik Krallık'ta da görülüyor. MyPerfectCV adlı CV şirketinin hazırladığı 2026 Always-On Workforce Raporu, İngiliz çalışanların yarıdan fazlasının her gün normal mesai saatlerinin ötesinde çalıştığını ortaya koyuyor.

Eurofound anketine katılan Avrupalı çalışanların yüzde 59'u iş yerinde sürekli veya neredeyse sürekli stres yaşadığını ifade ediyor. Araştırma, mesai saatleri dışında aranma sıklığının doğrudan daha yüksek stres seviyeleriyle bağlantılı olduğunu gösteriyor. Mesai saatleri dışında asla aranmayan çalışanlar arasında stres yaşadığını belirtenlerin oranı ise sadece yüzde 17'de kalıyor.

Trades Union Congress (TUC) tarafından İngiltere İş Gücü Anketi üzerinde yapılan son analize göre, geçen yıl yaklaşık 3,5 milyon İngiliz çalışan, yani her sekiz kişiden biri düzenli olarak ücretsiz fazla mesai yaptı. Bu durumun toplamda 28,5 milyar sterlin (33,3 milyar euro) değerinde ücretsiz emeğe denk geldiği tahmin ediliyor.

Böylece giderek yaygınlaşan 'sürekli erişilebilir' kalma kültürü, ruh sağlığı ile iş ve yaşam dengesi üzerinde ciddi bir etki yaratıyor. Eurofound'a göre, Avrupa'da mesai dışı iletişimlerin arkasındaki en büyük etken ağır iş yükleri olarak öne çıkıyor.

Özellikle uzaktan çalışanlar sınırları korumakta zorlanıyor. Bu kesim; fazla mesaiye, düzensiz programlara, işlerin boş zamanlarına taşmasına ve sürekli erişilebilir olmaları yönündeki beklentilere daha sık maruz kalıyor.

Eurofound anketinde, esnek başlangıç ve bitiş saatlerine sahip çalışanların yüzde 64'ünün mesai saatleri dışında en azından ara sıra arandığı bildirilirken, standart çalışma saatlerine sahip olanlarda bu oran yüzde 49 seviyesinde kalıyor. Çalışma konumuna göre de benzer bir tablo ortaya çıkıyor; evden çalışanların yüzde 63'ü bu tür iletişimlerle karşılaştığını söylerken, iş yerinde mesai yapanlarda bu oran yüzde 48 olarak kaydediliyor.

Always-On Workforce Raporu'na göre İngiltere'deki çalışanların yüzde 92'si izin dönemlerinde zihinsel olarak işten kopmakta zorlanıyor. Bu oran, Avrupa ortalaması olan yüzde 78'in oldukça üzerinde seziyor. Katılımcıların yüzde 88'i ise izin talebinde bulunurken kaygı veya suçluluk hissettiğini dile getiriyor.

Kaçırma korkusu, yönetim beklentileri, telefonlardaki iş uygulamaları ve yerlerinin kolayca doldurulabileceği endişesi gibi operasyonel, kişisel ve kültürel unsurlar çalışanların tamamen kopmasını engelliyor.

Avrupa ülkeleri bu duruma karşı çeşitli adımlar atıyor. Çalışanların iş ve yaşam dengesini korumak amacıyla Fransa, İtalya, Belçika, İspanya, Portekiz, İrlanda, Yunanistan ve Lüksemburg gibi birçok Avrupa ülkesi yasal tedbirler, iş gücü düzenlemeleri veya iş yeri rehberleri hayata geçirdi. Bu uygulamalar, mesai dışı iletişimi sınırlamayı ve dinlenme hakkını güvence altına almayı hedefliyor.

Söz konusu önlemler; yasalarla belirlenen bağlantıyı kesme hakkından iş kanunlarındaki değişikliklere, toplu sözleşmelerden bağlayıcı olmayan uygulama kodlarına kadar çeşitlilik gösteriyor. Buna karşılık Birleşik Krallık'ta şu an için bağımsız ve yasal bir bağlantıyı kesme hakkı bulunmuyor.

Bu ilerlemelere rağmen kuralların uygulanması ve denetlenmesi zorluğunu koruyor. Ulusal yaklaşımların birbirinden farklı olması Avrupa genelinde parçalı bir yasal manzara yaratıyor. İşverenler kökleşmiş iş yeri kültürleriyle mücadele etmek zorunda kalırken; hibrit çalışma, uluslararası iş birlikleri ve sınır ötesi takımlar iş ile özel zaman arasındaki sınırların netleşmesini zorlaştırabiliyor.

Bu durum özellikle üst düzey yöneticiler ve esnek çalışma düzenine sahip çalışanlar için geçerli oluyor. Düzensiz programlar, yüksek özerklik ve farklı zaman dilimlerindeki iş birlikleri nedeniyle bu kişilerin ne zaman erişilebilir olması gerektiği her zaman netlik kazanmıyor.

Bazı ülkelerde belirli yükümlülükler yalnızca belli bir büyüklüğün üzerindeki işverenleri kapsıyor, bu da küçük işletmelerdeki çalışanların aynı düzeyde korumadan yararlanamamasına yol açabiliyor.

Misilleme korkusu veya işine daha az bağlı olarak görülme kaygısı, çalışanların normal saatler dışında da gönüllü olarak iş iletişimlerine yanıt vermesine neden oluyor. Bu durum ise kurumların kalıcı bir kültürel değişim yaratmasını zorlaştırıyor.

Kaynak: Euronews

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler