
Aydın'da doğaseverlerden Kocagöl için koruma çağrısı
Aydın'ın Kuşadası ilçesindeki tek lagün olan Kocagöl'ün Mahalli Sulak Alan statüsüne alınması istendi.
Aydın'ın Kuşadası ilçesinde bir araya gelen doğaseverler, kentin sahil kıyısındaki tek lagün özelliği taşıyan Kocagöl'ün Mahalli Sulak Alan kapsamına dahil edilmesi için çağrıda bulundu. Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, alanın küçük boyutuna rağmen ekolojik öneminin ve karşı karşıya olduğu sorunların çok büyük olduğunu belirtti.
Deniz turizminin yanı sıra doğal güzellikleriyle de her yıl pek çok ziyaretçiyi ağırlayan Aydın'ın Kuşadası ilçesinde yer alan Kocagöl, uzun süredir insan baskısıyla küçülmeye devam ediyor. Gölün ekolojik önemini vurgulamak ve Mahalli Sulak Alan statüsüne kavuşturulmasını talep etmek amacıyla bir araya gelen doğaseverler bölgede basın açıklaması düzenledi. Güzelçamlı Mahallesi sınırları içinde bulunan, suyu depolayan, taşkın riskini düşüren, yeraltı kaynaklarını besleyen, iklimi dengeleyen ve binlerce canlı türüne ev sahipliği yapan lagün niteliğindeki Kocagöl'ün yaşadığı sıkıntılar alanda aktarıldı. Açıklamada çevre kirliliği, sazlıkların zarar görmesi, su kalitesinin düşmesi, biyolojik çeşitliliğin azalması, sucul canlı ölümleri, gölü denizle bağlayan kanalın sık sık kapanması ve uzun yıllardır çözülemeyen yönetim problemleri dile getirildi.
Kocagöl'ün herhangi bir koruma statüsünün bulunmaması sebebiyle değerli sulak alanın yıllardır kendi haline bırakıldığına dikkat çekildi. Açıklamayı doğaseverler adına EKODOSD Başkanı ve Mahalli Sulak Alan Komisyon üyesi Bahattin Sürücü gerçekleştirdi.
Kuşadası'nın tek sulak sahası olan Kocagöl yok olmadan harekete geçilmesi gerektiğini vurgulayan Sürücü, sulak alanların suyu depolayan, taşkınları önleyen, yeraltı sularını besleyen, iklimi dengeleyen ve binlerce canlıya yaşam sunan vazgeçilmez ekosistemler olduğunu ifade etti. Kocagöl'ün de bu özellikleriyle yalnızca Güzelçamlı'nın değil, tüm Kuşadası'nın en kıymetli doğal değerlerinden biri olduğunu belirten Sürücü, sahanın her geçen gün daha fazla nefessiz bırakıldığını kaydetti. Gölü denize bağlayan ve ekosistemin devamlılığını sağlayan kanalın dalgalarla taşınan alüvyonlar nedeniyle sürekli kapandığını, günlerce açılmayan kanal yüzünden su dolaşımının durduğunu, oksijen seviyesinin azaldığını ve sucul canlı ölümlerinin görüldüğünü aktardı. Oluşan kötü koku ile sivrisinek yoğunluğunun çevrede yaşayan binlerce insanın yaşam kalitesini ve halk sağlığını olumsuz etkilediğini dile getirdi.
Tüm bu olumsuzluklara rağmen Kocagöl'ün hâlâ hak ettiği koruma statüsüne sahip olmadığını belirten Sürücü, geçici önlemler yerine kalıcı ve bilimsel tedbirlerin alınması gerektiğini vurguladı. Göl ile deniz arasındaki kanalın sürekli açık tutulması, tekrar kapanmasını engelleyecek düzenli izleme ve bakım sisteminin kurulması, sulak alanın doğal filtresi konumundaki sazlıkların korunması ve tahribatın önlenmesi çağrısında bulundu. Kocagöl'ün doğu yakasındaki sazlıklara bırakılan evsel atıkların temizlenmesi ve alanın etkin koruma tedbirleriyle güvence altına alınması gerektiğini belirtti. Uygun bir koruma statüsünün gecikmeden kazandırılmasını isteyen Sürücü, bu taleplerin doğayı korumanın yanı sıra halk sağlığını savunmak, doğal afet risklerini azaltmak, biyolojik çeşitliliği sürdürmek, turizmi geliştirmek ve gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakmak amacıyla dile getirildiğini kaydetti. Kocagöl'ün Kuşadası'nın su güvenliği olduğunu belirten Sürücü, Aydın Valiliği ile ilgili bütün kurumları bilimsel veriler ışığında, ortak akıl ve kamu yararı anlayışıyla acilen harekete geçmeye davet etti.







