
Bakırhan: Çerçeve yasa tarihi eşiğin aşılması için ilk adımdır
DEM Parti Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Meclisin gündemine geleceği belirtilen çerçeve yasanın teknik bir düzenleme olmadığını, silahın yerine siyaseti koyacak kritik bir eşik olduğunu söyledi.
DEM Parti Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, "Çerçeve yasa tarihi eşliğin hukukla aşılmasının ilk adımıdır" dedi.
Bakırhan, Orta Doğu'nun büyük bir dönüşüm sürecinin merkezinde yer aldığını vurgulayarak, İran'dan Lübnan'a, Filistin'den Suriye'ye kadar yaşanan gelişmelerin bölgenin yüzyıllık siyasi, ekonomik ve güvenlik dengelerini değiştirdiğini ifade etti. Bu süreçte sadece devletlerin ve orduların değil, inançların, toplumsal hareketlerin ve devlet dışı aktörlerin de yeni bir yer edinmeye çalıştığını belirten Bakırhan, asıl meselenin tarihin yönünü doğru okumak olduğunu dile getirdi. Değişimi okuyamayanların yeni düzenin nesnesi haline geleceğini, siyasi akıl ve cesaret gösterenlerin ise kendi geleceğinin öznesi olacağını kaydeden Bakırhan, herkesi bu sürece katkı sunmaya davet etti. Orta Doğu'da yeni bir düzen kurulurken Türkiye'nin izleyen değil, oyun kuran bir rol üstlenmesi gerektiğini belirtti.
Kürt meselesinin demokratik yollarla çözülmemesi durumunda Türkiye'nin bölgede kalıcı barış ve istikrar sunamayacağını söyleyen Bakırhan, ülkenin kendi yüzyıllık Kürt meselesini müzakereyle çözmesi gerektiğinin altını çizdi. Kürtlerin 21. yüzyılda Orta Doğu'nun en kritik ve örgütlü gücü olduğunu belirten Bakırhan, bölgeye bir bataklık veya fetih alanı olarak değil, ev olarak bakan kadim bir halk olduklarını ifade etti. Türkiye'nin Kürtlerle olan ilişkisini tarihi bir fırsat olarak görmesi gerektiğini kaydeden Bakırhan, bu durumun Kürt fobisi ve güvenlikçi reflekslere kurban edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Bakırhan, Türkiye'nin önünde çatışma sarmalının devam etmesi ya da barışı, demokrasiyi ve hukuku esas alan yeni bir yüzyılın kapısının aralanması olmak üzere iki yol bulunduğunu söyledi. Hukukun öngörülebilirliğini yitirdiğini, siyasetin sorun çözme kapasitesinin azaldığını ve vatandaşların geleceğe güveninin sarsıldığını belirten Bakırhan; adil bir hukuk düzeni, güçlü bir demokrasi ve ekonomide israfın önlenerek kaynakların adil dağıtılması gerektiğini dile getirdi.
Meclis gündemine gelecek olan çerçeve yasanın teknik bir düzenlemeden ibaret olmadığını ifade eden Bakırhan, bu yasanın silahın yerine siyaseti, çatışmanın yerine hukuku koyacak yeni bir dönemin eşiği olduğunu kaydetti. Tek bir yasal düzenlemenin yüz yıllık bir sorunu bir günde ortadan kaldırmayacağını ancak meseleyi şiddet zemininden hukuk zeminine taşıyacağını belirten Bakırhan, silahın sustuğu yerde sözün ve siyasetin önünün açılacağını ifade etti.
Çerçeve yasayı güçlendirecek siyasi, hukuki ve idari düzenlemelerin sonbahardan itibaren hayata geçirilmesi gerektiğine işaret eden Bakırhan, Meclisin açılmasıyla birlikte bir yol haritası çıkarılması çağrısında bulundu. Bu yol haritasında eşit yurttaşlığın güvence altına alınması, dil, kültür ve inanç örgütlenmelerinin önündeki engellerin kaldırılması, yerel demokrasinin alanının genişletilmesi, kayyumlara son verilmesi ve infazda adalet gibi reformların yer alması gerektiğini belirtti. Bakırhan, ağustos ayının çerçeve yasayla barışın temellerini atma, ekim ayının ise demokratik Türkiye'nin inşası için bir başlangıç ayı olması gerektiğini sözlerine ekledi.





