1 Ağustos 2026 CumartesiUSD 47,43EUR 54,58
Gundemnabzi
Batı Şeria'da yerleşimciden ırkçı sözler: Tanrı bizi seçti

Batı Şeria'da yerleşimciden ırkçı sözler: Tanrı bizi seçti

Batı Şeria'daki yasa dışı Havat Gilad yerleşiminde yaşayan avukat Yehuda Şimon, Filistinlilere yönelik saldırıların haklı bir intikam olduğunu öne sürerek ırkçı ifadeler kullandı.

Dış Haberler Servisiİlk yayın:

İşgal altındaki Batı Şeria'nın derinliklerinde yer alan İsraillilerin yasa dışı yerleşimlerinden Havat Gilad, birkaç tepeye yayılmış durumda bulunuyor. Yerleşimcilerin kulübeleri ve basit beton evleri, komşu Filistin köylerinden açıkça görülebiliyor. Havat Gilad'dan bir İsrailli güvenlik görevlisinin geçen Cuma günü Tal köyünde yaşanan çatışma sırasında öldürülmesinin ardından bölgedeki Filistin köylerine yönelik saldırılar hız kazandı. Yaşanan olayda dört Filistinli ile bir İsrail askeri de hayatını kaybetti. Bu çatışma Batı Şeria'daki gerilimi daha da alevlendirirken, aşırılıkçı yerleşimcilerin Filistinlilere uyguladığı şiddet artıyor ve mevcut İsrail hükümetindeki aşırı sağcı unsurlar tarafından da teşvik görüyor.

Havat Gilad çevresindeki Filistinlilerle hafta sonu boyunca görüşülmesinin ardından, şiddet olayları ve bölgedeki İsrail yerleşimlerinin genişlemesi hakkında yasa dışı yerleşimcilerden biriyle konuşmak üzere bu yerleşimin içine girildi. Uluslararası bir medya kuruluşunun bu tür yerlere girmesine nadiren izin verilirken, bu kez Filistinlilere yönelik şiddet nedeniyle tutuklanan İsraillileri temsil eden bir kuruluşta avukatlık yapan Yehuda Şimon konuşmayı kabul etti. Şimon, geçen hafta sonu Filistin köylerine yönelik saldırıların, yasa dışı yerleşimci karakolunun güvenlik görevlisinin öldürülmesine karşı haklı bir intikam olduğunu belirtti. Karakola en yakın Filistin köylerinin adlarını sıralayan Şimon, bir İsraillinin öldürülmesinin ardından Tal, Sarra, Jit ve Farata'daki tüm insanların öldürülmesi gerektiğini savundu.

Bir Yahudi yaşamının yüzlerce hatta binlerce Filistinlinin yaşamıyla eş tutulup tutulmadığı sorusuna Şimon, "Hayır, milyonlarca" yanıtını vererek, "Bir Yahudi hayatı, 10 milyon Filistinli eder" dedi. Sözlerinin ırkçı olduğu yönündeki hatırlatmaya ise "Evet, biliyorum, ama gerçek bu, çünkü Tanrı bizi seçti ve bu yüzden siz kıskanıyorsunuz" şeklinde karşılık verdi. Birçok İsrailli tarafından reddedilen bu aşırı görüşler, yerleşimlerin ve karakolların genişlediği, şiddetin tırmandığı Batı Şeria'daki çatışmayı anlamak açısından büyük önem taşıyor. Buradaki yerleşimciler, özellikle de İsrail'in planlama izni veya hukuki denetimi olmaksızın kurulan Havat Gilad gibi karakollardakiler, bölgeyi Tanrı tarafından Yahudi halkına verilmiş topraklar olarak görüyor. Hem resmi yerleşimler hem de yetkisiz karakollar uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul ediliyor.

Havat Gilad, Filistinliler tarafından öldürülen bir İsrailli güvenlik görevlisinin anısına 20 yıldan uzun süre önce kuruldu ve bir tepenin üzerinde üzüm bağı bulunan dağınık evlerden oluşuyor. Ziyaret sırasında girişe yakın yeni yanmış binalardan oluşan bir sıra görüldü. Şimon bunun Filistinliler tarafından gerçekleştirilen bir kundaklama saldırısı olduğunu öne sürerken, İsrail medyası polisin yangını araç camından atılan sigara izmaritlerinin neden olduğu kazara bir olay olarak değerlendirdiğini bildirdi. İsrail hükümeti daha önce Havat Gilad'ı yasallaştıracağını açıklamıştı. Yerleşimleri izleyen Peace Now kuruluşuna göre, karakolun arazisinin büyük bölümü Filistinlilere ait özel mülk olduğundan bu gerçekleştirilemedi; hükümet bunun yerine güneydeki bir araziyi devlet arazisi olarak tanımladı.

Şimon, uluslararası hukukun önemsiz olduğunu, İncil'in Yahudilere bu topraklar üzerinde hak verdiğini savundu. Mevcut hükümet döneminde yerleşimlerin büyük ölçüde genişlemesine ve aşırı sağcı bakanların kabinede yer almasına rağmen, İsrail hükümeti ve ordusunun Yahudilerin toprak üzerindeki haklarını yeterince güçlü desteklemediğini öne sürdü. Ayrıca yerleşimcilerle yaşanan çatışmalarda ordunun Filistinlilere karşı yeterince ölümcül güç kullanmadığını iddia ederek, "İsrail hükümeti ve ordusu Birleşmiş Milletler gibi davranıyor; Filistinliler geliyor, Yahudiler geliyor, onları öldürmüyor, sadece insanları ayırıyorlar" dedi.

Batı Şeria'da öldürülen ve yaralanan kişilere ilişkin rakamlar bu iddiayla çelişiyor. BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi'ne (OCHA) göre, yılın başından 20 Temmuz'a kadar bölgede 64 Filistinli öldürüldü; bunların 18'i yerleşimci saldırılarında hayatını kaybetti. En az 12'si yerleşimciler, üçü ise İsrail güçleri tarafından öldürüldü; üç vakada sorumluların kim olduğu netlik kazanmadı. Aynı dönemde bir İsraillinin öldürüldüğü belirtildi. OCHA verilerine göre, yerleşimcilerin neden olduğu yaralanmalar bu yıl günde üçten fazla olacak şekilde keskin bir artış gösterdi. Bölgede görev yapmış bir İsrail askeri, yalnızca Filistinlilerin yüzünde korku gördüğünü, hiçbir Yahudinin yüzünde korku görmediğini ifade etmişti.

Bu sözler hatırlatıldığında Şimon, küresel medyayı Filistinlilerin anlatısını benimsemekle suçladı ve bölgedeki her Filistinlinin iki silahı bulunduğunu, 7 Ekim 2023 saldırılarının benzerini tekrarlamaya hazırlandığını öne sürdü. Batı Şeria'daki yasa dışı yerleşimciler ile Filistinli sakinler arasındaki çatışma eşit taraflar arasında yaşanmıyor. İsrail, 1967 Orta Doğu Savaşı'nda bölgeyi işgal etti ve yüzlerce yerleşim inşa ederek yarım milyondan fazla Yahudiye ev sahipliği yaptı. Bu yerleşimciler ordu ve yerel silahlı güvenlik birimleri tarafından korunuyor. İsrailliler sivil hukuka tabi olup geniş hareket özgürlüğünden yararlanırken, Filistinliler askeri işgale, askeri mahkemelere ve yol kapatma ile kontrol noktalarına maruz kalıyor. Bazı insan hakları kuruluşları bu sistemi apartheid olarak tanımlarken, İsrail bu tanımı reddediyor.

Filistinli sakinler hakkında konuşan Şimon, üç seçenek sunduğunu belirtip şunları söyledi: "İsrail yönetimi ve mülkiyeti altında sessizce yaşamak, gönüllü olarak başka Arap veya Müslüman ülkelere göç etmek; ya da bizimle barış yapmak istemiyorsanız ve gitmek istemiyorsanız, başka seçeneğim yok: sizi öldürmek zorundayım ve hepinizi öldürürüm." Bu yaklaşım, Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in 2017'de yayımladığı planla benzerlik taşıyor. Smotrich o planda Filistinlilere İsrail yönetimi altında yaşamayı önermiş, ulusal hedeflerinden vazgeçmeyenlerin ayrılması gerektiğini, kalanların ise silahlı kuvvetler tarafından öldürüleceğini belirtmişti. Smotrich daha sonra Gazze'den gönüllü göçü savunmuş ve Filistin kimliğini bir icat olarak nitelendirmişti.

Havat Gilad'ı görebilen bir bölgede yaşayan Filistinli bir kadın, yerleşimcilerin saldırı düzenleyebileceğine dair işaretleri yoklamak için karakolu sürekli pencereden izlediğini söylüyor. Konuşulan birçok Filistinli kendilerini korumasız hissettiklerini, ordunun yerleşimcileri korumaya odaklandığını ve uluslararası toplumun kendilerini terk ettiğini belirtti. Bir bölge sakini, "Durum çok kötü. Avrupa meşgul, Amerika İran'la uğraşıyor, Çin umursamıyor, Rusya Ukrayna'yla savaşıyor, BM bitmiş durumda ve Arapların kendi iç sorunları var. Ne yapabileceğimizi bilmiyoruz" diyerek durumu özetledi.

Kaynak: Haberler.com

#İsrail — Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

İlgili Haberler