31 Temmuz 2026 Cuma
Gundemnabzi
Bebeklerle kurulan göz teması dil gelişimini hızlandırıyor

Bebeklerle kurulan göz teması dil gelişimini hızlandırıyor

Araştırmalar, bebeklerin dil öğrenme sürecinde göz temasının kritik bir rol oynadığını ve beyin dalgalarını konuşmacıyla eşitlediğini ortaya koydu.

Sağlık Servisiİlk yayın:

Uzmanlar, göz temasının bebeklerin neyin önemli olduğuna karar vermesinde ve beyin dalgalarının konuşmacının dalgalarıyla senkronize olmasında temel bir anahtar işlevi gördüğünü bildirdi.

İngiltere'deki Cambridge Üniversitesi'nde görev yapan kıdemli araştırmacı ve öğretim üyesi Victoria Leong, ebeveynler olarak göz teması ve çocukların ismini söylemek gibi sosyal işaretlerin öneminin farkında olunması gerektiğini belirtti. Bu tür uyarıcıların yalnızca çocukların dikkatini çekmekle kalmadığını, aynı zamanda öğrenme mekanizmasını da harekete geçirdiğini kaydetti.

Leong, çocuklara bir şeyler öğretirken ya da talimat verirken cep telefonuyla ilgilenmenin ve dikkatin dağılmasının, telefonu bırakıp göz teması kurmaya kıyasla ciddiye alınma veya öğrenme ihtimalini azalttığını ifade etti. Bunun, çocukların dikkat etmesi ve bir şeyler öğrenmesi istenilen niyeti ve ciddiyeti göstermenin önemli bir yolu olduğunu vurguladı.

Araştırmacılar arka plan notlarında, bir bebek ile yetişkin göz teması kurduğunda beyin dalgalarının birbirleriyle eşleştiğinin daha önceki araştırmalarda görüldüğünü aktardı. Ancak bu eşleşmenin çocuğun öğrenme sürecinde bir rol oynayıp oynamadığının henüz netlik kazanmadığı ifade edildi.

Bu durumu netleştirmek amacıyla araştırmacılar, Singapur ve İngiltere'de ortalama dokuz aylık 42 bebeği çalışmaya dâhil ederek üç farklı anlamsız dili dinlemelerini istedi. Dil örneklerinin her biri, ekranda beliren ve gözlük takan bir konuşmacıyla eşleştirildi. Birinci durumda gözlükler şeffaf tutulurken, ikinci ve üçüncü senaryolarda kısmen gölgelendirilmiş ve koyu renkliydi; bu da konuşmacının gözlerinin görülmesini zorlaştırdı veya imkânsız kıldı.

Deneyin ardından bebeklere farklı sahte dillerden ayrı ifadeler ile türetilmiş yeni kelimelerdinletildi. Uzmanlar, bebeklerin tanıdık oldukları dillere kıyasla yabancı dilleri kullanan kişilere daha uzun süre bakmasının beklendiğini kaydetti.

Beyin dalgası okumaları, bebeklerin zihninin yalnızca konuşmacının gözlerini tam olarak görebildikleri durumlarda konuşmacıyla eşleştiğini ortaya koydu. Bunun yanı sıra, bebekler anlamsız dili aktif bir şekilde öğrenirken beyin dalgalarının konuşmacıyla uyum sağlama ihtimalinin daha yüksek olduğu belirlendi.

Leong, bebeklerin üç dili de dinlemesine izin verildiğini ve ne öğrendikleri konusunda seçici davrandıklarının görüldüğünü belirtti. Bebeklerin pasif birer sünger olmadığını, her üç dili de duyduklarını ancak yalnızca konuşmacının gözlerini görebildikleri anlarda öğrendiklerini vurguladı.

Gerçekte eşleşme seviyesi, bebeklerin test sırasında sergilediği bireysel beyin aktivitesinden bile öğrenmeyi öngörmek açısından daha büyük bir önem taşıdı.

Çalışmanın ortak yazarı ve Cambridge Üniversitesi psikiyatri araştırma görevlisi Kylie Clackson, bebekler ekrana dikkatle bakıyor gibi görünse bile göz teması kurulmadığı sürece beyne hiçbir bilginin aktarılmadığını belirtti. Beyin eşleşmesinin bir seçim süreci olduğunu gösterdiği ifade edildi.

Söz konusu olayın hem Cambridge hem de Singapur'da aynı şekilde gözlenmesi, bunun belirli bir kültüre özgü olmayıp evrensel bir insan özelliği olduğunu gösterdi.

Araştırmacılar, dikkat ihtiyacını belirtebilecek gülümsemek, işaret etmek ve bebeğin adını kullanmak gibi başka sosyal işaretlerin de bulunduğunu kaydetti. Bu işaretlerin, yetişkinler ile çocuklar arasında göz temasının daha az önem taşıdığı veya eleştirildiği kültürlerde dil gelişiminde daha kritik bir rol üstlenebileceği ifade edildi.

Kaynak: Mehr News (EN)

İlgili Haberler