
BM'den Uganda'ya muhalefete baskı ve hak ihlalleri kınaması
Birleşmiş Milletler, Uganda'da artan muhalefet baskısı ve hak ihlalleri nedeniyle korku iklimi yaratıldığını belirterek yönetimi kınadı.
Uganda'da temel hak ve özgürlüklere yönelik baskılar, muhalefet gruplarına yönelik sert müdahaleler ve insan hakları ihlalleri nedeniyle her yeri saran bir korku iklimi oluştuğu bildirildi.
Birleşmiş Milletler, muhaliflere ve muhalif gruplara uygulanan baskılar yüzünden Uganda yönetimini açık bir şekilde kınadı. BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Turk, perşembe günü yayımladığı yazılı açıklamada, ülkedeki muhaliflere ve diğer kesimlere yönelik artan baskılardan duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.
Volker Turk, yetkililerin her türlü muhalefet odağını hedef almasından ve Uganda'da yaşayanların temel özgürlüklerindeki kısıtlamaları artırmasından büyük bir rahatsızlık duyduğunu ifade etti. Turk, sesini çıkarmaya cesaret eden herkesin susturulduğunu vurguladı.
Bu açıklamalar, 70 yaşındaki muhalif lider Kizza Besigye'nin, kampüsteki bir duruşma esnasında baygınlık geçirdikten sonra bilincini yitirmiş halde hastaneye kaldırılmasından bir gün sonra yapıldı. Kasım 2024'ten beri tutuklu bulunan Kizza Besigye'nin yoğun bakımda tedavi altında olduğu eşi tarafından açıklandı.
Uganda'nın başkenti Kampala'daki Yüksek Mahkeme'de vatan hainliği suçlamasıyla yargılandığı duruşmada fenalaşarak ambulansa bindirilen muhalif figür Kizza Besigye'nin durumu yakından takip ediliyor. BM İnsan Hakları Ofisi, 81 yaşındaki Yoweri K Musevini'nin yedinci dönem devlet başkanı ilan edildiği 15 Ocak genel seçimlerinin ardından hükümeti eleştiren kişilere yönelik baskı ve zulmün tırmandığını aktardı.
Açıklamada, en az 50 muhalif lider ve destekçinin, 5 gazetecinin ve 5 insan hakları savunucusunun keyfi tutuklamalar, zorla kaybetmeler ve işkence dahil olmak üzere hak ihlallerine maruz kaldığı kaydedildi.
Ayrıca, 10 sivil toplum kuruluşunun faaliyetlerinin zorla askıya alındığı, diğer kuruluşların da taciz ve sıkı denetim altında tutulduğu belirtildi. Hükümetin bazı medya organlarını da geçici olarak kapatmaya zorladığı ifade edildi.
Volker Turk, hükümetin bu politikalarla otosansürü artıran, kamusal tartışmaları daha da boğan ve toplumsal kutuplaşmayı derinleştiren bir korku iklimi yarattığını belirtti.
Yetkililere askeri güçlerin sivil kurumların işleyişine müdahale etmesini engelleme çağrısında bulunan Turk, Uganda'nın kaynaklarının halkın yaşam koşullarını iyileştirmek ve temel hakları güvence altına almak için kullanılması gerektiğini kaydetti.


