Çeçe sineklerinin kan emme mekanizması çözüldü
Bilim insanları çeçe sineklerinin beslenme anlarını inceledi. Sineklerin ağız yapısının sivrisineklerden farklı olarak mikroskobik bir testere gibi çalıştığı belirlendi.

Almanya ve Kenya'dan araştırmacılar ortak bir çalışma yürüttü. Würzburg ile Kiel kentlerindeki bilim insanları ve Nairobi'deki Uluslararası Böcek Fizyolojisi ve Ekolojisi Merkezi'nden uzmanlar yer aldı. Araştırmada çeçe sineklerinin beslenme anları görüntülendi.
Farklı deri türlerini delerken uyguladıkları kuvvet ölçüldü. Sonuçlar böceğin memelilerden sürüngenlere kadar farklı canlılardan kan emebildiğini gösterdi. Çeçe sineğinin tüp biçimindeki ağız organının ucunda labellum bölümü bulunuyor.
Bu yapının üzerinde çok sayıda küçük diş yer alıyor. Sinek deriye girdikten sonra bu bölüm açılıyor. Dişler dışarı doğru yöneliyor.
Ağız organını ileri geri hareket ettiren sinek dokuyu parçalıyor. Araştırmada şaşırtıcı bir detay belirlendi. Sineğin ağzını geriye doğru çekerken uyguladığı kuvvet daha yüksek çıktı.
Bu hareket dışa dönük dişlerin dokuyu kesmesini sağlıyor. Açılan bölge genişliyor ve burada kan birikiyor. - BESLENME YÖNTEMİ - Bu yöntem sivrisineklerden oldukça farklılık gösteriyor. Sivrisinekler ince ağız parçalarıyla doğrudan damarlara ulaşıyor.
Çeçe sineği ise dokuyu zedeleyerek kan havuzu oluşturuyor. Araştırmacılar bu nedenle sineğin ağzını mikroskobik bir testereye benzetiyor. Çeçe sinekleri insanlardan ve çiftlik hayvanlarından besleniyor. - GENİŞ BESLENME AĞI - Filler, bufalolar ve gergedanlar bu canlılar arasında yer alıyor.
Su aygırları, kaplumbağalar ve büyük kertenkeleler de listede bulunuyor. Sinekler farklı derileri delerken benzer kuvvet uyguluyor. Sürüngenlerle karşılaştıklarında sert pulları delmeye çalışmıyorlar. Pulların arasındaki yumuşak bölgeleri seçiyorlar. Bu özellik sineği tehlikeli bir hastalık taşıyıcısı yapıyor. Çeçe sinekleri insanlarda Afrika uyku hastalığına yol açabiliyor. Hayvanlarda ise trypanosomiasis hastalıklarına neden olan parazitleri taşıyabiliyorlar. Araştırmacılar yeni bir beklentiyi paylaşıyor. Mekaniğin anlaşılması beslenmeyi engelleyen yöntemlerin geliştirilmesine katkı sağlayabilir.







