30 Temmuz 2026 Perşembe
Gundemnabzi
Çocuklarda idrar kaçırmanın nedeni pelvik taban kasları olabilir

Çocuklarda idrar kaçırmanın nedeni pelvik taban kasları olabilir

Uzmanlar, çocuklarda görülen idrar kaçırma ve kabızlık problemlerinin pelvik taban kaslarındaki bozukluktan kaynaklanabileceğini belirtti.

Sağlık Servisiİlk yayın:

Lokman Hekim İstanbul Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Cem Irkılata, çocuklarda sıkça rastlanan idrar kaçırma, kabızlık ve tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarının her zaman mesane kaynaklı olmadığını, bazı durumlarda pelvik taban kaslarının işlev bozukluğundan ileri gelebildiğini bildirdi.

Hastaneden paylaşılan bilgilendirmede görüşlerine yer verilen Irkılata, söz konusu rahatsızlıkların ve vezikoüreteral reflü gibi problemlerin arka planında farklı etkenlerin bulunduğuna işaret etti. Bu tür rahatsızlıkların bir kısmında mesane fonksiyon bozukluğu görüldüğünü, büyük bir bölümünde ise pelvik taban kaslarında işlevsel sıkıntılar yaşandığını aktaran Irkılata, idrar yapma esnasında bu kasların gevşemesi gerektiğini kaydetti. Bazı çocuklarda kasların gevşemek yerine kasıldığına dikkat çeken Irkılata, bu durumun idrar akışında kesintilere neden olduğunu ve disfonksiyonel işeme olarak bilinen sorunun temelinde pelvik taban kaslarının hatalı çalışmasının yattığını ifade etti.

Aşırı aktif mesane sorunu yaşayan çocuklarda da benzer bir mekanizmanın işleyebildiğini vurgulayan Irkılata, mesanenin ani kasılmaları sırasında çocukların idrar kaçırmayı engellemek amacıyla refleks olarak pelvik taban kaslarını sıktığını dile getirdi. İdrarını uzun süre tutan çocuklarda mesane doldukça pelvik taban kas tonusunun yükseldiğini belirten Irkılata, tanı sürecine ilişkin şu bilgileri paylaştı:

"Pelvik taban bozukluklarının tanısında öncelikle çocuğun şikayetleri ayrıntılı şekilde değerlendirilmeli. Pelvik tabanın gözle değerlendirilmesi sırasında, özellikle aşırı aktif pelvik taban bozukluğu bulunan çocuklarda anal göz kırpma bulgusu dikkat çeker. Pelvik taban kas tonusu ise elle muayene edilerek 'Modifiye Oxford Skalası' ile değerlendirilebilir. Tanının desteklenmesi amacıyla elektromiyografik yönteminden de yararlanılır. İdrar yapma sırasında idrar akımı ile eş zamanlı pelvik taban kas aktivitesi ölçülebilir. Ayrıca idrar yapma sonrasında yapılan EMG değerlendirmesiyle çocuğun kasılma ve gevşeme performansı analiz edilir. Bu ölçümler sayesinde pelvik taban bozukluğunun tipi ve derecesi belirlenebilir."

Tedavi sürecinin her hasta için kişiye özel olarak düzenlenmesi gerektiğini bildiren Irkılata, pelvik taban kas rehabilitasyonunun bu sürecin merkezinde yer aldığını kaydetti. Uygulanan tedavi yöntemleri arasında manuel gevşetme tekniklerinin, pelvik taban egzersizlerinin, karın içi basınç kontrolünün ve biofeedback destekli rehabilitasyon uygulamalarının bulunduğunu anlatan Irkılata, sürecin her aşamasında çocukların şikayetlerinin ve kas aktivitelerinin yeniden gözden geçirilerek gelişimin izlendiğini aktardı.

Erken tanı konulmasının ve doğru rehabilitasyon yaklaşımının çocukların hem idrar hem de bağırsak fonksiyonlarının iyileşmesinde büyük rol oynadığını belirten Irkılata, ailelere çocuklarında uzun süredir devam eden idrar kaçırma, kabızlık veya sık tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu gibi belirtileri göz ardı etmeyerek vakit kaybetmeden bir uzmana danışmaları yönünde çağrıda bulundu.

Kaynak: Haberler.com

İlgili Haberler