6 Eylül 2026 PazarUSD48,49EUR56,36
Gündem Nabzı

Demirtaş, Ankara'da görev almak istediğini açıkladı

Bağımsız Milletvekili Cemalettin Kani Torun, Demirtaş’ın siyasi hedeflerini ve tutuklu siyasetçilerin durumunu değerlendirdi.

Politika Servisiİlk yayın:
Demirtaş, Ankara'da görev almak istediğini açıkladı

Torun, son iki yılda Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan Demirtaş’ı üç kez ziyaret ettiğini belirterek, Demirtaş’ın siyasi geleceğine dair önemli sözler aktardı. Demirtaş’ın “Ankara’da görev almak istiyorum. Ankara’da devletin üst görevleri nelerse benim hedefim bu artık” dediğini ifade etti.

Torun’un açıklamalarının ardından Cansu Çamlıbel, sosyal medya hesabından Demirtaş’ın sözlerinin iktidardan bir görev beklentisi olarak yorumlanmaması gerektiğini belirtti. Çamlıbel, Torun’un Demirtaş’ın bir sonraki seçimde cumhurbaşkanı adayı olmak istediğine dair iddiaları sorduğunu, ancak Torun’un bu konuda Demirtaş’la bir görüşme yapmadığını aktardı.

Torun, sosyal medya hesabında yaptığı açıklamada, sözlerinin bağlamından koparıldığını savundu. Demirtaş’ın “iktidardan bir görev beklediğini” söylemediğini, kastının “ülkeyi yönetmeye talip olmak” olduğunu ifade etti. Torun, Demirtaş’ın Kürt siyasetinin geleceğini Ankara’da gördüğünü belirtti.

Kürt siyasetinin Türkiye’nin merkezi siyasetinin bir parçası haline gelmesi gerektiğini söyledi. Demirtaş’ın bu dönüşüme katkı sunabileceği bir durumda süreci desteklemeye veya doğrudan içinde olmaya hazır olduğunu ifade etti. Torun ayrıca, Abdullah Öcalan’ın “demokratik cumhuriyet” yaklaşımını Türkiye geneline anlatabilecek en uygun isimlerden birinin Demirtaş olduğunu savundu.

Söyleşide, Abdullah Öcalan ile Demirtaş arasında geçmişten bu yana bulunduğu öne sürülen görüş ayrılıkları da gündeme geldi. Torun, iki isim arasında bazı konularda farklı düşünceler olabileceğini ancak bunun bir rekabet veya çatışma olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Öcalan ile Demirtaş arasındaki karşıtlık görüntüsünün Kürt siyasetine fayda sağlamayacağını ifade etti. Torun, Kürtlerin toplumsal açıdan Türkiye’ye büyük ölçüde entegre olduğunu belirtti. Bundan sonraki aşamanın devlet kurumları ve karar alma mekanizmalarında eşit biçimde yer almak olduğunu söyledi.

Kürtlerin devlet tarafından tehdit olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Kürt siyasetçilerin dokunulmazlıklarının kaldırılması ve tutuklanmasının, Ankara’da siyaset yapmanın önündeki engellerden biri olduğunu belirten Torun, bu uygulamaların sona ermesi gerektiğini ifade etti. Torun, mevcut Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin Meclis’i zayıflattığını ve siyasi karar alma mekanizmasını Beştepe bürokrasisine taşıdığını savundu.

Güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönüş önerisinde bulundu. Cumhurbaşkanının Meclis tarafından seçilmesini öneren Torun, bu durumun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden seçilmesine de zemin hazırlayabileceğini belirtti. Siyasi ortamın yumuşatılması gerektiğini ifade eden Torun, “Tutuklu bulunan siyasiler de serbest bırakılsın, herkes yarışsın” çağrısında bulundu.

Torun, parlamenter sisteme dönüş ve cumhurbaşkanının Meclis tarafından seçilmesi formülünün bazı AKP milletvekilleri tarafından kapalı görüşmelerde gündeme getirildiğini ileri sürdü. Bazı AKP milletvekillerinin mevcut sistemle yapılacak bir seçimin kaybedilmesi halinde ortaya çıkabilecek sonuçlardan endişe duyduğunu öne sürdü.

Torun, bugün muhalefete karşı kullanılan yöntemlerin ileride kendilerine karşı da uygulanabileceği düşüncesinin parti içinde dile getirildiğini aktardı. AKP içinde muhalefete yönelik uygulamaları destekleyenlerin yanı sıra bunlara karşı çıkan milletvekillerinin de bulunduğunu fakat itirazların kamuoyu önünde açık bir şekilde dile getirilmediğini ifade etti.

Torun, CHP’li belediyelere ve muhalif siyasetçilere yönelik operasyonların Kürt sorununun çözümüne zarar verdiğini savundu. İktidarın muhalefete karşı daha kapsayıcı bir tutum sergilemesi gerektiğini söyledi.

Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, eski HDP’li belediye başkanları, Ekrem İmamoğlu, Resul Emrah Şahan ve Can Atalay gibi tutuklu siyasetçilerin de yürütülen sürece olumlu yaklaştığını belirtti.

Süreç kapsamında hazırlanacak Çerçeve Yasa’nın hukuki güvence sağlayıp sağlamayacağı konusunda Torun, Türkiye’de devlet yetkililerinin verdikleri sözleri daha sonra unutabildiğini belirterek kesin bir güvence bulunmadığını ifade etti. Gelecek Partisi’nin siyasi faaliyetlerini sonlandırmasının ardından bağımsız milletvekili olarak yoluna devam edeceğini belirten Torun, AKP’ye katılmayacağını açıkladı.

DEM Parti’den teklif gelmesi halinde ise şu aşamada herhangi bir partiye katılma niyetinin olmadığını söyleyen Torun, Kürt siyasetinin devletin karar mekanizmalarına dahil olmasına katkı sağlayacak bir görev önerilmesi halinde buna kategorik olarak karşı çıkmayacağını ifade etti.

Torun, Türkiye’nin bölgesel ve küresel ölçekte daha güçlü bir ülke olabilmesi için Kürt sorununun çözülmesi ve Kürtlerin devletin eşit yurttaşları olarak karar mekanizmalarında yer alması gerektiğini savundu.

Kaynak: Politika Servisi

#Selahattin Demirtaş · Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler