
Deniz Harp Okulu'nda uygulamalı denizcilik eğitimleri
Milli Savunma Üniversitesi Deniz Harp Okulu'ndan subay adayları, denizcilik becerilerini uygulamalı eğitimlerle geliştiriyor.
Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Deniz Harp Okulu'nda eğitim gören subay adayları, mühendislik ve askeri eğitimlerini uygulamalı denizcilik faaliyetleri aracılığıyla güçlendirerek geleceğin deniz subayları olarak yetişiyor. 18 Kasım 1773'te Kasımpaşa'da kurulan Deniz Harp Okulu, Tuzla'daki yerleşkesinde subay adaylarına uygulamalı eğitimler sunuyor. Basın mensupları, eğitimleri yerinde takip etti ve uygulamalı eğitimler kapsamında öğrencilerle birlikte denize açıldı. Eğitimlerde gemiyi seyre hazırlama, abordaj ve avara manevraları, taktik manevralar, alçak görüş şartlarında ve dar sularda seyir, 'denize adam düştü' ve 'dümen bozulması' senaryoları gibi çeşitli konular uygulamalı olarak icra edildi. Deniz Harp Okulu'nun envanterindeki 8 eğitim gemisi, aday öğrencilerin denizcilik mesleğine yönelik uygulamalı eğitimlerinde kullanıldı. 28,8 metre boyu, 6 metre eni ve 41 feet direk başı yüksekliği ile dikkat çeken eğitim gemileri, çift pervane ve çift dümen sistemi sayesinde yüksek manevra kabiliyeti sunuyor. Basın mensupları, eğitimler sırasında öğrencilerin farklı seyir ve manevra senaryolarını bu gemiler üzerinde uyguladığını gözlemledi. Eğitimlerde gemilerde görev yapan personel, öğrencilere teknik denizcilik becerilerinin yanı sıra 'Bahriye' gelenek ve disiplinine ilişkin uygulamalar da aktardı. Faaliyetlerle aday öğrencilerin denizcilik kültürünü yakından tanımaları ve mesleğin gerektirdiği bilgi ve uygulamaları sahada deneyimlemeleri hedefleniyor. Deniz Harp Okulu 2. sınıf öğrencisi Utku Koral, okulda 1. ve 2. sınıf eğitimleri aldıklarını, 5 mühendislik bölümü ile Uluslararası İlişkiler Bölümü bulunduğunu, kendisinin ise Endüstri Mühendisliği Bölümü'nü tercih ettiğini belirtti. Koral, 'Deniz Harp Okulunda akademik eğitimin yanı sıra subaylık eğitimi de verilmekte. Askeri eğitimlerimizde disiplin, liderlik, stres altında karar verme gibi yeteneklerimizi geliştirme fırsatı buluyoruz. Bunlar meslekte çok işimize yarayacak.' dedi. Eğitim botlarında taktik manevralar, muhabere ve gemi kumandası gibi uygulamalı eğitimler aldıklarını belirten Koral, bu eğitimlerin ileride görev yapacakları daha büyük gemileri idare edebilmeleri için önemli bir hazırlık süreci olduğunu ifade etti. Koral, 'Deniz Harp Okulundan mezun olan tüm öğrenciler Atatürk'ün inkılaplarına bağlı, yeterli liderlik vasıflarına ulaşmış, kendisini disiplin ve askeri düzeyde geliştirmiş birer deniz subayı olarak Türk Donanmasına katılıyor. Benim hedefim, küçüklüğümden beri subay olmaktı. İlkokul, ortaokul ve lise hayatımı sürekli subay olmayı isteyerek geçirdim. Bu yolda Deniz Harp Okulunu tercih ettim.' diye konuştu. Deniz Harp Okulunun zorlu bir eğitim süreci gerektirdiğini dile getiren Koral, adayların okula gelmeden önce zihinsel ve fiziksel olarak hazırlanmalarının önemli olduğunu vurguladı. Koral, yoğun bir akademik eğitim aldıklarını, matematik, fizik ve yabancı dil alanlarında kendilerini geliştiren adayların eğitim sürecine daha kolay uyum sağlayacağını belirtti. 'Eğitimlerimiz oldukça zorlu. Ama bu zorlu eğitimler aslında bizim en büyük motivasyonumuz. Çünkü zor günler geldiği zaman burada yaşadığımız ağır eğitimler, o zor günleri rahatlıkla geçmemizi sağlıyor.' ifadesini kullandı. Deniz Harp Okulu 2. sınıf öğrencisi Nuray Aydın, mezuniyet sonrası donanmada görev yapacakları gemiler için gerekli mühendislik bilgisini 5 yıllık eğitim sürecinde edindiklerini, askeri eğitimlerin de bu süreci desteklediğini belirtti. Aydın, 'Gelmeden önce şüphelerim olmuştu. Hatta ilk senemde çok zorlandım. Çünkü sivil bir yaşam tarzından buraya geçtiğimizde uyum sağlamak zor oluyor. Ama artık 3. seneme giriyorum. Bu zorluklar geçiyor. Burada daha fazla şey öğreniyorsunuz, özgüven, fiziksel ve psikolojik açıdan kendinizi geliştiriyorsunuz. Aldığımız akademik ve askeri eğitimler her zaman gelişimimiz için destek oluyor.' dedi. Uygulamalı eğitimlerin meslek hayatlarında karşılaşılan acil durumlara hazırlanmada önemli rol oynadığını belirten Aydın, eğitim ve tatbikatlar sayesinde tecrübe kazandıklarını ve bu sayede kritik olaylarda daha bilinçli ve profesyonel bir şekilde görevlerini yerine getirebildiklerini ifade etti. Mezuniyetinin ardından Donanmaya bağlı bir gemide başçarkçı olarak görev yapmayı hedeflediğini belirten Aydın, 'Burada zorlayıcı eğitimlerimiz olsa da kendine inanan her kadın bu üniformayı gururla güçlü bir şekilde taşıyabilir.' dedi. Deniz Harp Okulu 2. sınıf öğrencisi Fahri Akdeniz, gerçekleştirdikleri ileri denizcilik eğitiminde gelecekte görev yapacakları gemilerde karşılaşabilecekleri senaryoları eğitim gemilerinde simüle ederek donanmadaki görevlerine hazırlandıklarını kaydetti. Akdeniz, 'Aynı zamanda mühendislik dersleri de alıyoruz. Bu dersler, gelecekte kullanacağımız teknolojileri geliştirecek ve üretecek insanlar olarak yetişmemizi sağlıyor.' ifadelerini kullandı. Deniz Harp Okuluna gelirken en büyük motivasyonunun asker olmak olduğunu vurgulayan Akdeniz, denizcilik eğitiminin beklentisinin üzerinde oldukça iyi olduğunu ifade etti. Akdeniz, 'Buradaki tek gayemiz Türk Deniz Subayı olarak çıkmak değil, topluma örnek gösterilecek bireylerden biri olmaktır. Hedefimiz donanmada uzun yıllar çalışıp Deniz Kuvvetlerini en üst düzeye çıkarmaktır.' dedi. Deniz Harp Okulunu tercih etmeyi düşünen adaylara Deniz Kuvvetlerini yakından tanımalarını öneren Akdeniz, bayramlar ve özel günlerde gemileri gezmelerinin faydalı olacağını söyledi. Misafir öğrenci olarak Deniz Harp Okulunda eğitim gören 2. sınıf öğrencisi Petatoa Mbouto Joel Herve, Kamerun'dan geldiğini ifade etti. Türkiye'ye gelmeden önce Türk Donanmasını araştırdığını ve burada nitelikli bir eğitim alacağı yönünde beklentilerinin oluştuğunu belirtti. 'Türkiye'de eğitim aldığım için mutluyum.' diyen Herve, 3 yıldır Deniz Harp Okulunda eğitim gördüğünü, beklentilerinin karşılandığını ve eğitiminden memnun olduğunu kaydetti. Hazırlık eğitiminin ardından matematik ve fizik gibi temel dersleri aldığını belirten Herve, ikinci sınıfta mühendislik eğitimine başladığını ve Gemi İnşaatı ve Gemi Makineleri Mühendisliği Bölümü'nde öğrenim gördüğünü aktardı. Herve, uygulamalı eğitimlerde gemiler, seyir faaliyetleri, denizcilik terimleri ve komutlarını öğrendiklerini ifade ederek, bu eğitimlerin mesleki gelişimleri açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Hedeflerinden bahseden Herve, her asker gibi amiral olmayı hedeflediğini, bu göreve gelmesi halinde Türkiye ile Kamerun arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine katkı sunmak istediğini dile getirdi. Herve, özellikle Kamerun, Gine, Senegal ve diğer Afrika ülkelerinden Deniz Harp Okuluna gelmeyi düşünen adaylara eğitim öncesinde fiziksel, zihinsel ve psikolojik olarak hazırlanmalarını tavsiye etti. Adayların Türkçe öğrenmesinin önemine değinen Herve, eğitim sürecinin yoğun olduğunu ve bu tempoya hazır olmalarının büyük önem taşıdığını vurguladı. Türkiye'nin farklı şehirlerinden birçok arkadaş edindiğini belirten Herve, 'Nerelisin?' sorusuna 'Adıyamanlıyım' yanıtını veriyor. Bu da Türklerin misafirperverliğini gösteriyor. Burada eğitim almanın kendisine mutluluk verdiğini belirten Herve, ülkesi Kamerun'a döndüğünde öğrendiklerini gösterebilmek için örnek olmak istediğini ifade etti. Deniz Harp Okulu 2. sınıf öğrencisi İrem Gültepe, temel denizcilik eğitiminde akademik olarak aldıkları askeri denizcilik eğitimini uygulamaya döktüklerini belirtti. Gültepe, uygulamalı eğitimlerin deniz yaşamının birebir simülasyonu niteliğinde olduğunu ve görev sırasında karşılaşabilecekleri durumlarda nasıl hareket etmeleri gerektiğini öğrenmelerine yardımcı olduğunu söyledi. Dil eğitimi kapsamında İngilizceyi tercih ettiğini belirten Gültepe, yabancı dil seviyesini geliştirmeye önemli katkı sağladığını ifade etti. 'Bizler mühendislik eğitiminin yanı sıra subay diploması alarak mezun oluyoruz. Benim temel amacım, Türk Donanmasına hizmet etmek. Zamanı geldiğinde Deniz Hava Komutanlığına terfi edip 'Deniz Havacı' olarak Türk donanmasına katkıda bulunmak istiyorum.' diyen Gültepe, okul hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığını, kadın öğrenci sayısının az olmasının başlangıçta uyum sürecini zorlaştırdığını dile getirdi. Arkadaşlarıyla takım ruhu, birlik ve beraberlik içinde hareket ederek bu süreci başarıyla atlattıklarını aktardı. Gültepe, 'Zor şartlar altında eğitim almayı aslında neler yapabileceğinizi tekrar keşfetmek gibi görüyorum. Potansiyelinizin ne kadar fazla olduğunu zor şartlarda eğitim alarak keşfediyorsunuz.' ifadelerini kullandı. Subay olarak görev yapmanın onlara önemli imkanlar sunduğunu belirten Gültepe, Türk Deniz Kuvvetlerinde subay olmanın farklı kültür ve geleneklerin bir parçası olmayı sağladığını, bu üniformayı taşımanın kendisi için gurur ve mutluluk kaynağı olduğunu sözlerine ekledi.







