
Diyarbakır'da eyyam-ı bahur sıcakları: Sıcaklık 45 dereceye ulaştı, 16 il için uyarı
Diyarbakır'da sıcaklık 45 dereceye çıkarken, eyyam-ı bahur sıcakları Güneydoğu'da yaşamı olumsuz etkiliyor. Meteoroloji 16 il için sarı kodlu uyarı yayımladı.
Meteoroloji hava tahmin raporlarına göre sıcaklığın 43 derece ölçüldüğü ancak hissedilen sıcaklığın 50 dereceye ulaştığı Diyarbakır'da 'eyyam-ı bahur' sıcakları yaşamı olumsuz etkiledi. Eyyam-ı Bahur sıcakları Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde etkisini artırırken, Diyarbakır'da termometrelerin 45 dereceye kadar ulaştığı belirtildi. Şırnak'ın Cizre ilçesinde ise sıcaklık 47 dereceyi gördü. Aşırı sıcaklar nedeniyle vatandaşlar gölgelik alanlara yönelirken, çocuklar serinlemek amacıyla Anzele Havuzu'na girdi.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün 16 il için sarı kodlu uyarı yayımladığı süreçte, bölgede mevsim normallerinin üzerindeki sıcaklığın etkisi sürüyor. 'Cehennem sıcakları', 'çöl sıcakları', 'Afrika sıcakları' olarak da anılan eyyam-ı bahur sıcakları Diyarbakır'ı etkisi altına aldı.
Güneş ışınlarının en yoğun olduğu ve yeryüzüne dik geldiği 10.00 ila 16.00 saatleri arasında dışarı çıkılmaması konusunda uzmanların; özellikle yaşlılar, çocuklar ve kronik rahatsızlığı bulunan vatandaşlar için uyarıları sürüyor.
Sıcak havanın etkisiyle kent sakinlerinin dışarıya çıkmamasıyla caddelerin ve sokakların boşaldığı görüldü. Boşalan sokaklarda dışarı çıkmak zorunda kalan yurttaşlar ise sıcaklıkların dayanılmaz boyutlara ulaştığını dile getirdi.
Eline aldığı kağıt parçasıyla serinlemeye çalışan 75 yaşındaki Hacı Mehmet Dalan, hayatı boyunca böyle bir sıcaklık yaşamadığını belirterek, "Şu ana kadar böyle bir sıcaklık hayatımda görmedim. Öyle bir sıcaklıktır ki dışarıya çıkılamıyor. Bak kağıt elimde, hava almak için boyuna kağıdı sallıyorum. Öyle bir sıcaklık var ki insan hava alamıyor. Eğer bu buz olmasa zaten bayılırız. 43 derece bir sıcaklık var, bu sıcaklıktan yürüyemiyoruz" dedi.
Hissedilen sıcaklığın açıklanan verilerden daha yüksek olduğunu savunan 65 yaşındaki bir başka yurttaş ise "Ben sana bir şey söyleyeyim; 50 derece de vardır. Belki daha da fazlası var, vallahi 50 derece de vardır. Bizim ufak çocuklara Allah yardım etsin. Hepsi evdedirler, vallahi dışarı korkudan çıkaramıyoruz. 65 yaşındayım, gölgede olmama rağmen su gibi olmuşum. Yandırıcı bir sıcaklık vardır. Allah bize hayırlı bir kapı açsın" ifadelerini kullandı.
Sıcaklıkların artmasında çevre tahribatının ve betonlaşmanın etkisine dikkat çeken Arif Özer de "Havaların sıcak olmasının sebebi; klima imal edenler para kazansın diye klimayı piyasaya sürüyorlar, klima dünyayı ısıtıyor. Bir de betonlaşma çok olmuş. Yeşil bitkinin üzerine betonlaşmayı seriyorlar. Orada her yerde apartman yapıyorlar. Toprak hava almıyor. Bunun yanı sıra bazı fabrikalar sera gazları çıkarıyor. İşte dünya bu yüzden çok ısındı, ısınmaya devam ediyor. Allah dünyanın dengesini çok güzel yaratmış ama insanlar bütün dengeleri altüst ediyor, bozuyor. Sıcaklık da bu denge bozulmalarından bir tanesidir. Zenginler para kazansın diye insanlar nefes alamıyor. Ne kışın temiz oksijen alabiliyoruz ne de yazın ne yazık ki" dedi.
Çocuğunu hastaneye getirmek için dışarı çıkmak zorunda kalan bir başka yurttaş ise yaşadığı durumu şu sözlerle anlattı: "Vallahi çok sıcak. Yani bu Diyarbakır sıcağı böyle giderse çok perişan oluruz. Şimdi yumurtayı bıraksak burada pişecek durumdayız. Ben normalde çıkmıyorum, çocuğu hastaneye getirdim diye çıktım. Ama pişman oldum çünkü çok sıcak. Arabayı getirmedim, yürüyoruz, çok sıcaktır."



