Dr. Akbayır sanal medyada bilgi kirliliğine karşı uyardı
AÜ İletişim Fakültesi Araştırma Görevlisi Dr. Mustafa Akbayır, kriz anlarında sanal medyada hızla yayılan yanlış bilgilerin afetlerde ciddi sonuçlar doğurduğunu belirtti. Vatandaşları resmi ve ana akım kaynakları takip etmeye çağıran Akbayır, kişisel verilerin de risk altında olduğunu vurguladı.

AÜ İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Araştırma Görevlisi Dr. Mustafa Akbayır, sanal medyanın herkesin kolaylıkla bilgi üretebildiği ve paylaşabildiği bir alan haline geldiğini söyledi. Akbayır, “Anın getirmiş olduğu şiddetle beraber hepimiz bilgiye aç bir şekilde sanal medyaya koşuyoruz ama unutmamak gerekir ki en kirli bilgi, sanal medya mecralarından paylaşılıyor” dedi.
Cep telefonlarının yaygınlaşmasıyla herkesin saniyeler içerisinde görüntü çekip bilgi paylaşabildiğini belirten Akbayır, bu durumun iletişimi kolaylaştırırken bilgi kirliliği ve dezenformasyonun da hızla yayılmasına neden olduğunu söyledi. Sanal medyada özellikle “yankı odaları” olarak adlandırılan ortamlarda yanlış bilgilerin kısa sürede çok sayıda kullanıcıya ulaşabildiğini ifade eden Akbayır, bir bilginin geniş kitleler tarafından paylaşılmasının onun doğru olduğu anlamına gelmediğini vurguladı.
Sıcak olaylarda bilgiye hızlı ulaşma isteğinin vatandaşları sanal medyaya yönelttiğini belirten Akbayır, bunun özellikle afetlerde ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Deprem dönemlerinde yaşanan bilgi kirliliğine dikkati çeken Akbayır, “Afet olayları gerçekleştiği zaman sanal medyaya insanlar hızlıca koşuyor, bilgileri oradan teyit etmeye, gelişmeleri takip etmeye çalışıyor ama bu ciddi bir hata” diye konuştu.
6 Şubat 2023 depremlerinde yaşanan bilgi kirliliğinin toplumsal korkuyu artırdığını ifade eden Akbayır, “Orada gerçekleşen bilgi kirliliği dolayısıyla insanların korkuya teşvik edildiğini, ciddi bir dezenformasyon üretildiğine hepimiz şahit olmuştuk” dedi. Kriz anlarında paylaşım yapan kişilerin toplumsal sorumlulukla hareket etmesi gerektiğini belirten Akbayır, yanlış bilginin yalnızca bireyleri değil toplumun tamamını etkileyebileceğini söyledi.
Akbayır, “Öncelikli olarak teyitlenmiş, doğrulanmış ana akım kaynakları tercih etmemiz gerekiyor, resmi kanallardan bu bilgileri takip etmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı. Sanal medyada karşılaşılan bilgilerin kaynağının mutlaka sorgulanması gerektiğini vurgulayan Akbayır, “Her bilgiyi sanal medyada paylaşıldığında, geniş kitlelere ulaştığında doğru olarak kabul etmeyeceğiz.
Öncelikli olarak bunu teyit etmemiz gerekiyor. Bu bilgi hangi kaynaktan ortaya çıkmış diye sorgulamamız gerekiyor” dedi. Kullanıcıların sanal medya platformlarının sunduğu doğrulama araçlarından da yararlanabileceğini belirten Akbayır, farklı kaynaklardan karşılaştırma yapılmasının önemine dikkati çekti.
Sanal medyadaki tehlikenin yalnızca yanlış bilgiyle sınırlı olmadığını belirten Akbayır, kişisel verilerin ve özel hayatın da kontrolsüz paylaşımlar nedeniyle risk altında olduğunu söyledi. Sanal medya mecralarında paylaşılan içeriklerin çoğu zaman herhangi bir süzgeçten geçirilmediğini ve doğrulanmadığını ifade eden Akbayır, “İnsanların kişisel verilerinin de özel hayatının da ihlal edilebileceğini unutmamak gerekiyor” dedi.
Bir kişinin adresinin veya özel görüntüsünün kısa sürede çok geniş kitlelere ulaştırılabileceğini dile getiren Akbayır, bu tür paylaşımların hukuki sonuçları olabileceğine dikkati çekti.
Vatandaşların sanal medyada içerik paylaşırken Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nu ve kişilerin özel hayatına ilişkin sınırları göz önünde bulundurması gerektiğini söyledi.
Cep telefonlarının kamera ve ses kayıt özelliklerinin gelişmesiyle vatandaş gazeteciliğinin de yaygınlaştığını ifade eden Akbayır, olay yerindeki kişilerin görüntü ve bilgileri anında sanal medyada paylaşabildiğini söyledi.
Vatandaş gazeteciliğinin önemli işlevi bulunduğunu ancak bunun beraberinde bazı riskler getirdiğini belirten Akbayır, gazetecilik mesleğinin belirli mesleki ve etik ilkeler çerçevesinde yürütülmesi gerektiğine değindi.
Akbayır, “Vatandaş gazeteciliği yürüten arkadaşlarımızın yaptıkları iş değerli, bunu bir kenara atamayız ama diğer taraftan da ürettikleri içeriklerle dezenformasyona sebep olabilirler” diye konuştu.
Özellikle afet ve kriz dönemlerinde doğrulanmamış görüntü ve bilgilerin paylaşılmasının insanları yanlış yönlendirebileceğini belirten Akbayır, bazı içeriklerin toplumsal güvenlik açısından da risk oluşturabileceğini söyledi.
Sanal medyanın bilgiye ulaşmayı kolaylaştıran önemli bir araç olduğunu aynı zamanda ciddi riskler taşıdığını belirten Akbayır, vatandaşların sanal medyada gördükleri içerikleri sorgulaması, kaynağını araştırması ve doğrulamadan paylaşmaması gerektiğini vurguladı.





