
Elazığ'da don felaketinin izleri sürüyor: Üzüm hasadında bir ay gecikme
Geçen yıl yaşanan don felaketinin etkileri sürerken, Elazığ'da üzüm olgunlaşması bir ay gecikti. Üreticiler külleme hastalığına karşı ilaçlama yapıyor.
Elazığ ve çevresinde geçen yıl etkili olan ve 'yüzyılın don felaketi' olarak anılan olumsuz hava koşullarının etkileri bu sezonda da devam ediyor. Bu durum bölge genelinde üzüm olgunlaşması ile hasat takviminin geçen yıla oranla yaklaşık bir aylık bir gecikmeyle gerçekleşmesine yol açtı.
Elazığ merkezine bağlı Güzelyalı Köyü'ndeki bağ sahipleri, geçen yılın don hasarının izlerini bu yıl da yaşamaya devam ediyor. Hasat ve olgunlaşma sürecinin bir ay sarkması nedeniyle çiftçiler, rekolte düşüşü ve kalite kaybının önüne geçmek için yeşil budama, düzenli ilaçlama ve gübreleme faaliyetlerine ağırlık verdi. İklimdeki nem ve sıcaklık oynamaları, bağlarda en sık rastlanan hastalıkların başında gelen külleme baskısının artmasına neden oldu. Üreticiler, hastalık riskini en aza indirmek ve mahsulün kalitesini muhafaza etmek amacıyla haftalık ilaçlama programları ile takviye besleme yöntemlerini devreye soktu.
Geleneksel üretim tekniklerinin yanı sıra toprak yönetimi, hastalıkla mücadele ve gübreleme süreçlerinde teknolojik imkanlardan yararlanan üreticiler; özellikle tescilli Elazığ Beyazı başta olmak üzere pek çok üzüm türünde iç piyasa ve dış ticaret standartlarını korumayı amaçlıyor.
Don olayının yansımaları ve bağlardaki faaliyetler hakkında bilgi veren üzüm üreticisi Beytullah Efe, "Bildiğiniz gibi geçtiğimiz yıl yüzyılın don felaketini yaşadık. Pek çok alandaki üreticiler ciddi sıkıntılar yaşadı, üretimde ciddi kayıplar vardı. Üzüm sektöründe de aynı şekilde, hepimiz gibi ciddi zararlara uğrayan arkadaşlarımız oldu. Bu don zararının sadece bir yılla sınırlı kaldığını da düşünmüyoruz. Çünkü şu an görmüş olduğunuz erkenci bir üzüm. Bu üzümün hasadını biz geçen yıl 23 Temmuz'da yapmamıza rağmen şu anda daha yeni renklenmeye ve olgunlaşmaya başladı. Hasadını Ağustos ortasında yapabileceğimizi düşünüyoruz. Bu yıl biraz hastalıklarla mücadele yılı oldu. Bağlarda, en yaygın görülen bağ hastalığı olan külleme baskısı var ve bu yıl bunu maksimum seviyede yaşadığımızı söyleyebiliriz. Bunun için hemen hemen haftalık ilaçlamalar yapıyoruz. Çeşitli gübreleme ve besleme takvimleriyle de bunu destekleyerek külleme baskısını azaltmaya çalışıyoruz" dedi.
Tarımda teknoloji ve planlamanın kritik rolüne dikkat çeken Efe, "Çiftçiliğin artık sadece emek, kazma ve kürek işi olmadığını hakeza bilgiyle, teknolojiyle ve planlamayla yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Biz de teknolojiyi bağlarımızda kullanmaya, hastalıklarla ve toprak işlemeyle bütünleştirmeye çalışıyoruz. Elazığ Beyazı, raf ömrüyle, kalitesiyle ve organik oluşuyla çünkü biz hormon kullanmıyoruz, önemlidir. Şu anda Türkiye'nin en önde gelen üzümlerinden biridir. İhracat kalitesinde ürün yetiştirmeye çalışıyoruz ki zaten ihracat da yapıyoruz. Ülkenin pek çok iline sevkiyat gerçekleştiriyoruz ve bunu daha iyi hale getirmeyi hedefliyoruz" şeklinde konuştu.



