15 Ağustos 2026 CumartesiUSD47,91EUR55,51
Gündem Nabzı

Ersan Şen çerçeve yasayı değerlendirdi: Anayasaya aykırı

Ceza Hukukçusu Prof. Dr. Ersan Şen, TBMM'de kabul edilen çerçeve yasayı eleştirdi. Şen, düzenlemenin aceleye getirildiğini ve eşitlik ilkesine aykırı olduğunu savundu.

Politika Servisiİlk yayın:
Ersan Şen çerçeve yasayı değerlendirdi: Anayasaya aykırı

Türkiye'nin terör belasından kurtulması amacıyla başlatılan Terörsüz Türkiye süreci yeni adımlarla ilerliyor. TBMM Genel Kurulu, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'u 467 oyla kabul etti. Kabul edilen düzenlemeyle sürecin hukuki zemi oluşturuldu.

Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayına sunuldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yasayı onaylaması ve Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla birlikte süreç resmi olarak işlemeye başlayacak. Ceza Hukukçusu Prof. Ersan Şen, teklifle ilgili dikkat çeken değerlendirmeler yaptı. PKK yöneticilerinin yasa teklifinde kapsam dışı bırakıldığının altını çizen Şen, hukuki açıdan önemli eleştirilerde bulundu.

Ersan Şen, "Şimdi şöyle söyleyeyim. Kutuplaştırıcı dille konuşmadan. Bir hukukçu olarak hayır derdim. Hiç tereddütüz anayasaya aykırı bir defa. Yani eşitlik ve adalet ilkelerine baktığınızda şimdi kalkıp da sizin bu şekilde bir düzenlemeye gittiğinizde 12 maddelik iki maddesini kenarda tutun" dedi. Şen, "10 maddelik düzenlemede özellikle kimisine göre af, kimisine göre af benzeri infaz düzenlemesi yöntemi bir defa anayasaya aykırı, eşitlik ilkesine aykırı, adalet ilkesine aykırı. Onun dışında da evet uzun bir Meclis komisyon toplantısı sürecini izledik" ifadelerini kullandı.

Meclis çatısı altında bunların konuşulduğunu belirten Şen, yasal düzenlemeye geçildiğinde işlerin farklı gittiğini söyledi. Şen, komisyona ininceye kadar milletvekillerinin durumdan haberi olmadığını öne sürdü. Ersan Şen, "Fakat eğer böyle bir kanun çalışması yapıyorsanız bunun anayasaya uygunluğunu, toplumda karşılık bulup bulmadığını tüm bunları komisyonda en azından sadece adalet komisyonunda değil meseleyi anayasa komisyonuna da göndermek suretiyle daha güzel açıklanabilirdi" diye konuştu.

Alt komisyon kurmanın yanı sıra gizli toplantılar da yapılabileceğini vurgulayan Şen, her şeyin açık yapılmasının şart olmadığını dile getirdi. TBMM'nin aksine karar alarak bu tür toplantıları yapabildiğini hatırlatan hukukçu, genel kurulda dahi bu örneklerin görüldüğünü belirtti. Kanuna ihtiyaç olduğunu ancak bunun anayasaya aykırı olmaması gerektiğini savunan Ersan Şen, topluma hitap etmesi ve kabul görmesi şartına dikkat çekti. Yukarılardan toplumda yüksek oranlarda destek olduğu algısı yaratılmasının enflasyon tahminlerine benzediğini söyledi.

Sokağa dönüldüğünde tablonun farklı olduğunu belirten Şen, kanunlaştırma çalışmasının aceleye getirildiğini ifade etti. Şen, "Bunun daha derli toplu anayasa komisyonu işin içine dahil edilerek, alt komisyon gerekse kurularak ve genel kurul tartışmaları tatil öncesine sıkıştırılıp bir günde bitirilmeyerek gerekse gizli oturumlar yapılmak suretiyle enine boyuna dediniz ya öyle başladınız.

İlk soruda enine boyuna bunun konuşulup tartışılması lazımdı" dedi. Toplumsal destek elde etmeyen ve karşılık bulmayan tepeden inme uygulamaların ters tepebileceğini dile getiren Ersan Şen, sürecin kazanan ve kaybedenlerini de değerlendirdi.

İlk raundun bittiğini belirten Şen, "Kazananla kaybedene baktığımızda biraz sonra sorularınız gelecek ama ben söyleyeyim. AK Parti kazanmıştır. Net. Sayın Cumhurbaşkanı ciddi bir destek bulmuştur. Yeni Parti kaybetmiştir" diye konuştu. DEM Parti'nin durumuna değinen Şen, onların arada gelip gittiğini belirterek kazandı veya kaybetti demeyeceğini ifade etti. MHP'nin ciddi bir yük aldığını belirten Ersan Şen, Devlet Bahçeli'nin her zaman güçlü bir Türk milliyetçisi olduğunu ve dil ya da kimlik tartışmalarının onun yanından bile geçmeyeceğini kaydetti.

PKK'nın silah bırakıp bırakmayacağını zamanın göstereceğini ifade eden Şen, kanunun henüz Resmi Gazete'de yayımlanmadığını hatırlattı. Yürürlüğe girse bile Milli Güvenlik Kurulu karar almadan uygulanamayacağını vurgulayan Şen, PKK'nın KCK ve PYD dahil uzantılarının tasfiye sürecinin uzun süredir takip edildiğini söyledi. MGK karar vermeden bu adımın atılamayacağını belirten Şen, bu durumun Türkiye'de ilk defa denenen nevi şahsına münhasır bir olay olduğunu dile getirdi.

İkinci raundda anayasal garanti isteneceğini öne süren Şen, seçim öncesi bunun verilmesinin mümkün olmadığını ifade etti. Şen, sözlerini şu şekilde tamamladı:

"Peki şimdi ikinci raund, anayasal garanti isteyecekler. Seçim öncesi anayasal garanti verebilir misin? Sıfır. Veremez. Nasıl vereceksin? Orada yüzde 85 bekliyor. K imisine göre yüzde 90. O kim biliyor musun? Millet. Türk milleti bekliyor. Diyor ki bakıyoruz diyor. Takip ediyoruz diyor. Ne olacak diyor. Sen diyor bana getirmeden de yapmaya kalkarsan diyor 400 milletvekiliyle o zaman da diyor bir otururuz diyor seninle ."

Kaynak: Politika Servisi

#TBMM — Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler