6 Eylül 2026 PazarUSD48,49EUR56,36
Gündem Nabzı

Eski bakanın doktoru yalan tanıklık suçlamasıyla gözaltına alındı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüyle ilgili soruşturmada doktor olarak bilinen Nurettin Demirkol’u yalan tanıklık iddiasıyla gözaltına aldı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan Demirkol adliyeye sevk edildi.

Haber Merkeziİlk yayın: Güncelleme:
Eski bakanın doktoru yalan tanıklık suçlamasıyla gözaltına alındı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında Nurettin Demirkol’u gözaltına aldı. Demirkol’un 26 Ağustos’ta savcılıkta tanık olarak verdiği ifade incelendi. İfadesinde acil ihbarın kim tarafından yapıldığını bilmediği söylediği tespit edildi. Yapılan incelemeler sonucunda ihbarın Demirkol tarafından gerçekleştirildiği belirlendi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheli Nurettin Demirkol adliyeye sevk edildi. - İFADE METNİ - Nurettin Demirkol ifadesinde, "Arif Ahmet Denizolgun'u birkaç kez muayene etmem sebebiyle tanırım. Benim Denizolgun'un özel doktoru olduğuma dair iddialar doğru değildir. Sadece hastaneye geldiğinde birkaç kez kendisini muayene ettim. Benim bildiğim sadece hipertansiyonu vardı. Başka hiçbir rahatsızlığı yoktu. Olay günü hariç çiftliğe hiç gitmemiştim.

Hatta çiftliği olduğundan dahi haberim yoktu. Olayın üstünden çok zaman geçtiği için beni kimin aradığını hatırlamıyorum. Saati tam hatırlamamakla birlikte hava kararmıştı, geceydi. Beni aradıklarında ne söylediklerini tam olarak hatırlamıyorum. Tek başıma çiftliğe gittim. Muhtemelen bana konum yollamışlardır.

Gittiğimde Denizolgun çekyatta yarı yatar gibi şekildeydi. Gittiğimde Denizolgun'da ölü katılığı başlamıştı. Darp edilmesine ilişkin bir morluk ve vücudunda herhangi bir çizik görmedim.

Yüzünde ve vücudunun hiçbir yerinde kan görmedim. Olay günü ölüm nedeniyle mideden gelen koyu renkli sıvıyı kan olarak değerlendirmiş olabilirim. Ben Adli Tıp uzmanı değilim.

Olay günü bize verilen evrakı olduğu şekliyle imzaladım. Tutanaklara yanlış geçmiş olabilir. Maktulün yüzünde kesinlikle kan yoktu. Vücudunun ön bölgesinde ölü morlukları vardı. Ben gittiğimde maktul koltukta oturur vaziyetteydi. Polisler geldiğinde de aynı yerdeydi.

Daha sonra polisler maktulü yere indirdi. Ben olay yerine gittiğimde sadece şahsın vefat ettiğini söyledim. Şüpheli gibi bir değerlendirme yapmadım" dedi. Demirkol ayrıca, "Ben olay yerine gittiğim saati tam olarak hatırlamıyorum. Ancak gittikten yaklaşık 1 saat sonra polis ekipleri olay yerine geldiler. Daha sonra sabaha yakın olay yerine gelen savcı, Denizolgun'un Bakırköy'de bulunan Adli Tıp Kurumuna gönderileceğini söyledi. Ben olay günü çiftliğin içindeyken savcıya ifade verdim. Ancak ağzında kan geldiğini söylediğim kısımdan emin değilim. Belki o gün ölüm sebebiyle mideden gelen sıvıyı kan olarak yorumlamış olabilirim. Ben cemaatin içerisinde olan hiçbir şeyi bilmiyorum. Alihan Kuriş'in liderliğini ilan edip etmediğini bilmiyorum. Maktule ait cenaze polisler tarafından götürüldü. Benim bildiğim kadarıyla cenaze Hisar Hastanesine getirilmedi. Ben olay günü cenazenin çiftlikten çıkarılarak Adli Tıp Kurumu'na götürüldüğünü biliyorum. Polislerin benim gitmem gerektiğini söylemesi üzerine ben de şu an hatırlamadığım bir araçla Adli Tıp Kurumu'na gittim. Öncesinde kesinlikle hastaneye götürülmedi. Olayın saati itibariyle uykusuz ve yorgundum. Maktul ile özel hasta doktor ilişkim yoktur" dedi.

Güncelleme (4 Eylül 12:48): Gözaltına alınan Nurettin Demirkol'un adliyeye sevk edildiği bilgisi eklendi.

Kaynak: Haber Merkezi

#Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı · Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler