
Filenin Sultanları ders veriyor: Milyonlar futbola, kupalar voleybola
Türkiye'de futbol önemli bir ilgi alanı olsa da, başarı voleybolda geliyor.
Türkiye, voleybolda dünya genelinde bir numara olmayı başardı; ancak futbolda aynı başarıyı yakalayamıyoruz. Futbola yatırılan devasa bütçelere rağmen, sonuçlar genellikle hayal kırıklığıyla sonuçlanırken, voleybol güçlü bir sistem ve altyapı ile zirvede kalıyor. Voleybolun son Milletler Ligi şampiyonluğu da bu başarıyı bir kez daha gözler önüne serdi. Voleybolda, uzun vadeli planlamalar ve istikrarlı bir çalışma süreci mevcutken, futbolda genellikle günü kurtarmaya yönelik bir yaklaşım hâkim. Kulüp başkanlarının sık sık değişmesi, uzun vadeli projelerin uygulanmasını zorlaştırıyor. Futbolda sonuçlar ön planda iken, voleybolda sistemli çalışma ve altyapıya odaklanmak başarıyı getiriyor.
Voleyboldaki başarının temelinde güçlü bir altyapı yer alıyor. Avrupa’nın önde gelen kulüpleri arasında yer alan VakıfBank ve Eczacıbaşı, kendi yeteneklerini yetiştirerek Türk voleyboluna katkıda bulunuyor. Küçük yaşlarda keşfedilen yetenekler, hem kulüplere hem de Türkiye’ye kazandırılıyor. Voleyboldaki başarı, birkaç takviye oyuncuyla daha da ivme kazanabiliyor. Ancak futbolun altyapı konusundaki söylemleri genellikle uygulamaya geçirilmediği için gereken gelişim sağlanamıyor.
Voleybol, saha dışındaki tartışmalardan ve kargaşalardan uzak bir ortam sunuyor. Aileler, voleybol maçlarını rahatlıkla takip edebiliyor ve spor ön planda kalıyor. Bir voleybolcu hata yaptığında sosyal linç kültürü ile karşılaşmazken, futbolda bu durum tam tersine işliyor. Futboldaki yöneticiler, taraftarları tatmin etmek için sosyal medyadan etkileniyor ve bu da oyuncular üzerinde baskı yaratıyor.
Sultanlar Ligi, kalitesi ile dikkat çekiyor. VakıfBank, Eczacıbaşı ve Fenerbahçe gibi kulüplerin başarıları, milli takıma da yansıyor. Türk oyuncular, dünya çapındaki güçlü takımlarla karşılaştıklarında kendilerini yabancı hissetmiyorlar. Ancak futbolun durumu, Avrupa ile kıyaslandığında daha geride kalıyor. Bu durum, Avrupa kupalarında da kendini gösteriyor; Türk futbolunun tempoyu ve taktiksel gelişimi artırması gerekiyor.
Voleyboldaki yöneticiler, çoğunlukla bu sporun içinden gelen kişilerden oluşuyor. Federasyonda uzun yıllar profesyonel olarak görev yapan yöneticiler, voleybolun gelişimine katkı sağlıyor. Futbolda ise genellikle iş adamları yöneticilik yapıyor ve bu da işin verimliliğini olumsuz etkiliyor. Voleyboldaki yöneticiler, harcadıkları her liranın karşılığını almak için çalışırken, futbolda verimsizlik daha fazla harcama ile kapatılmaya çalışılıyor. Bu durum, ekonomik açığı derinleştiriyor.
Son olarak, 2023'te göreve başlayan Daniele Santarelli, Milletler Ligi şampiyonluğunun ardından eleştirildiğini belirterek, “Türkiye’yi çok seviyorum ama bazen anlamıyorum” dedi. Santarelli, görev süresinde iki Milletler Ligi şampiyonluğu, bir Avrupa Şampiyonluğu, bir Dünya ikinciliği ve bir olimpiyat dördüncülüğü elde etti. Özetle, Sultanlar; doğru yönetim, vizyoner bakış açısı ve sistemli çalışma ile ders alması gerekenlere önemli bir örnek oluşturuyor.



