Gemi faciasında 550 metrelik derinliğin engelleri
KKTC'deki gemi faciasında arama-kurtarma çalışmaları 550 metre derinlikte bulunmuş batık gemi için devam ediyor. Operasyon oldukça zor ve hassas bir süreçte sürdürülüyor.

KKTC'de yaşanan gemi faciasında arama-kurtarma çalışmalarının önündeki en büyük engellerden biri deniz derinliği olarak öne çıkıyor. KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, batık olduğu değerlendirilen geminin 550 metre derinlikte tespit edildiğini açıkladı. Erhürman, çalışmaların son derece teknik ve hassas bir şekilde yürütüldüğünü belirtti.
“Şu anda batık gemi olduğu değerlendirilen cismin yeri tespit edildi. 550 metrede bu cisim tespit edildi. Tekrar ediyorum, batık gemi olduğu değerlendiriliyor.
Çalışma çok teknik ve hassasiyetle yürütülüyor” dedi. Ancak 550 metre derinlik, sadece uzaklık anlamına gelmiyor. Bu seviyede, deniz suyunun oluşturduğu hidrostatik basınç yaklaşık 55 bar seviyesine ulaşıyor.
Deniz seviyesindeki atmosfer basıncının da hesaba katılmasıyla toplam mutlak basınç yaklaşık 56 bar oluyor. 550 metrede suyun oluşturduğu basınç her 1 santimetrekarelik yüzeye yaklaşık 5,6 kilogram-kuvvet anlamına geliyor. Bu değer 1 metrekareye çıkarıldığında yaklaşık 560 tonluk kuvvet anlamına gelir.
Yani, denizin 550 metre altındaki her 1 metrekarelik yüzey, kabaca 560 tonluk bir yükün oluşturduğu kuvvete maruz kalıyor. Bu nedenle yüzeyden basit bir dalış yaparak enkaza ulaşmak mümkün değil. 550 metre, profesyonel dalış açısından da olağanüstü bir derinlik.
Nitekim Erhürman, dalgıçların 90 metreden daha öteye inmesinin mümkün olmadığını ve 550 metre derinlikte çalışma yapmanın hiç kolay olmadığını ifade etti. Bu derinlikteki operasyonun insanlı dalış yerine uzaktan kumandalı veya otonom su altı sistemleri kullanılarak gerçekleştirilmesi gerekiyor.
TCG Işın'ın da batığa yönelik robotik sistemlerle çalışma yürüttüğü bildirildi. Denizin yüzeyinden 550 metre aşağıya inildiğinde yalnızca basınç problemi ortaya çıkmıyor. Kullanılan su altı araçlarının da bu basınca dayanabilecek şekilde tasarlanması gerekiyor.
Özellikle içerisinde elektronik sistemler, kameralar, sensörler ve hareketli mekanizmalar bulunan araçlarda basınç dayanımı kritik bir önem taşıyor. Enkazın konumunun belirlenmesi, aracın güvenli şekilde aşağı indirilmesi, görüntü alınması, enkazın durumunun değerlendirilmesi ve ardından batığa ulaşılabilecek noktaların belirlenmesi birbirinden farklı operasyonlar gerektiriyor.
Üstelik deniz dibindeki görüş mesafesi, akıntılar, enkazın yapısı ve aracın hareket kabiliyeti de çalışmaları zorlaştırıyor. Bu nedenle Cumhurbaşkanı Erhürman, “Çok teknik ve çok hassas yürütülen bir çalışma var. Dolayısıyla yavaş ilerliyor” sözleriyle operasyonun neden saatler içinde sonuçlandırılamadığını da ortaya koyuyor.
Çalışmaların önceliğinin 550 metre derinlikte tespit edilen batığa ulaşmak olduğunu belirten Erhürman, “Şu anda bütün konsantrasyonumuz derindeki batığa ulaşmak ve oradan ulaşabileceğimiz her şeyi su yüzüne çıkarmak” dedi. Türkiye'den bölgeye gönderilen TCG Işın'ın ardından TCG Alemdar'ın da arama-kurtarma çalışmalarına katılması planlanıyor.
Erhürman, çalışmaların gece saatlerinde de devam edeceğini açıkladı. Denizin yüzeyinden bakıldığında yalnızca “550 metre” olarak ifade edilen bu mesafe, suyun altında insanların dalış yapmasının mümkün olmadığı, her metrekareye yüzlerce tonluk kuvvetin uygulandığı ve özel robotik sistemlerin kullanılması gereken son derece zorlu bir operasyon alanı anlamına geliyor. Arama-kurtarma ekiplerinin önündeki en büyük mücadele de şimdi, bu dev su basıncının altında kalan enkaza güvenli biçimde ulaşmak.







