Gökhan Günaydın, iktidarın bölgesel asgari ücret uygulamasına hazırlandığını savundu
YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, asgari ücretin bölgesel olarak belirlenmesine yönelik eleştirilerde bulundu ve ülke genelinde yoksulluk oranlarını gündeme getirdi.

YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, iktidarın yeni bir asgari ücret modeli hazırlığı içinde olduğunu öne sürdü. Günaydın, partisinin düzenlediği 'Tüketilme ve Yoksullaştırma Politikalarına Karşı Emek Buluşması'nda konuştu. Çok arkadaşımız da bunun altını güzellikle çizdi.
Dolayısıyla o dostluğu, dayanışmayı ihmal etmememiz gerekiyor' dedi. Ekonomik politikalar üzerinden iktidarı eleştiren Günaydın, Türkiye’nin dünyada enflasyonu en yüksek beşinci ülke olduğunu ifade etti. Tarımın Mezopotamya ve Anadolu coğrafyasında başladığını ancak Türkiye’nin gıda enflasyonunda dünyada 4’üncü sırada olduğunu vurguladı.
Günaydın, 'Bugün itibarıyla yaklaşık 40 milyon insan bu memlekette açlık sınırının altında yaşıyor. Türkiye'de açlık sınırı 37 bin lira. Yoksulluk sınırı 122 bin lira.
Ne demek açlık sınırı? 4 kişilik bir ailenin yalnızca mutfak masrafı, gıda ihtiyacı için harcaması gereken para. Peki, Türkiye'de asgari ücretin rakamı ne kadar?
28 bin lira değil mi? En az 10 milyon asgari ücretli 28 bin lira aylık alıyor. Hangi tarihten bu yana? 1 Ocak 2026'dan bu yana. Ne zamana kadar? 31 Aralık 2026'ya kadar.
O 28 bin liranın satın alma gücü çoktan 23 bin liraya düştü. Yıl sonuna kadar da düşmeye devam edecek.' şeklinde konuştu. 'Biz dedik ki, enflasyonun bu kadar yüksek olduğu dönemlerde hiç olmazsa asgari ücreti 6 ayda bir revize edelim.' diyen Günaydın, iktidarın bölgesel asgari ücret uygulamasına hazırlandığını belirtti. 'Yani diyorlar ki İstanbul'da yaşayan bir işçi 28 bin lira alsın. İstanbul pahalı. Ama daha ucuz iller var.
Buralarda 28 bin lira bunların boyunu aşar. Dolayısıyla onlara daha az asgari ücret verelim diyorlar.' açıklamasında bulundu. Konuştuğu başlıkların tamamının siyaset ile ilgili olduğunu, siyaset üstü olmadığını söyleyen Günaydın, 17 milyon emeklinin açlık sınırı altında yaşadığını belirtti.
En düşük emekli aylığının 23 bin 552 lira olduğunu hatırlatan Günaydın, 5 buçuk milyon emeklinin aylık 23 bin 552 lira ile geçinmek zorunda kaldığını vurguladı. 'Bu insanlar yalnızca karınlarını doyurmayacaklar. Bayramda yanına gelen torununa bir harçlık da verecek.
5,5 milyon insan bunu yapamıyor.' dedi. İktidarın ekonomik krizden çıkma planı adı altında işçilerin ve köylülerin sırtına bastığını söyleyen Günaydın, 'Hâlâ dünyanın en yüksek 5'inci enflasyonuyla karşı karşıyayız. Bu bir kader değildir. Bu bir yoksullaştırma politikasıdır. Bu aynı zamanda sermayenin el değiştirme politikasıdır. Memleketin ucuzlatılma politikasıdır.
Ve memleketin satılma politikasıdır.' diye konuştu. Türkiye’nin bir ikilem ile karşı karşıya olduğunu belirten Günaydın, 'Ya sağlığı el verdiği sürece Recep Tayyip Erdoğan'a, onun fani yaşamı sona erdikten sonra da Bilal Erdoğan'a tahammül edeceğiz ve onların tebaası olacağız ya da hayır diyeceğiz.
Onlar için hayır diyeceğiz.' dedi. YENİ Parti’nin kurulmasıyla vatandaşlardan çok destek gördüklerini anlatan Günaydın, halkın itirazının çok yüksel olduğunu ve bu itirazların yerine yeni bir inşa süreci koymak istediklerini ifade etti. 'Para yok gidiyorlar.
Oysa yalnızca 2026 bütçesinde 2 trilyon 740 milyar lirayı gözlerini kırpmadan faize yatırıyorlar. Demek ki bunlar iktisadi seçimler değil. Aynı zamanda bir siyasi seçim anlamına geliyor.
Bu tablo içerisinde bizim kaynaklarımızı çoğalmak, daha adil paylaşmak, refahı bölüşmek üzerine bir politik organize etmemiz gerekiyor. Bunları yaparken de sanayiyi yeniden üretebilir hale getirmek, tarımı yeniden ayaklarımızın üzerine dikmek zorundayız.' diyen Günaydın, Türkiye'nin en geleneksel sektörü olan tekstilin Mısır'a, otomotiv yan sanayisinin ise Fas'a göçtüğünü kaydetti.
'Türkiye, Kanada'dan nohut, Hindistan'dan mercimek ithal ediyor. Bütün temel tarımsal ürünlerde kendine yeterliliği kaybetmiş bir memleket. O halde bizim bütün bu tabloyu yeniden inşa etmemiz, tamir etmemiz, reform etmemiz ve çalışır hale getirmemiz lazım.' dedi. Günaydın, 'Şunun sözünü veriyorum sizlere. Hep beraber aslında birbirimize bunun sözünü verelim. Bu iktidarı değiştireceğiz.
Bu iktidarı değiştirmek yalnızca A partisi gitsin, B partisi gelsin meselesi değildir. Biz aslında rejimi değiştireceğiz, halkın iktidarını kılacağız. Mesele budur.' diyerek sözlerini sürdürdü.
'Bunu bize yaptırmamak için diyorlar ki, sen bütün belediyeleri kazanırsan belediye başkanlarını tutuklarız. En hızlı koşanınız Ekrem İmamoğlu'ndan başlayarak tutuklarız. Tutukladılar, sandılar ki çökeceğiz. Sonra, sonra bir Asliye Hukuk Mahkemesi üzerinden partimize el koydular. Sonra dediler ki arabanız yok, mal varlığınız yok, paranız yok, otobüsünüz yok. Nasıl siyaset yapacaksınız? Şunu tahmin edemediler. Otobüsün üzerinden çok konuşma yaptık. Valla böyle halkı da tepeden görüyorsun falan filan. Ama bankın üzerinden konuşma yapmanın tadına doyum olmuyor.' diyen Günaydın, iktidarın kendilerine yönelik tehditlerini de hatırlattı. 'Şimdi de bize diyorlar ki, 'Böyle devam ederseniz, size de Silivri’nin yolları görünüyor.' Çok açık söylüyorlar. Bizim bir tane bayrağımız var. Bu bayrak artık YENİ Parti’nin bayrağı değil, memleketin bayrağı. O bayrak elimizde. O bayrak, yalnızca Özgür Özel'in elinde değil. O bayrak milletin elinde. Gittiğimiz her yerde bunu görüyoruz. Hangimizi eksiltirlerse, o bayrağı hep beraber taşıyacağız. Hani demişler ya, Mersin'in yaylalarında bir tane Yörük’ün yaktığı çoban ateşi sönmediği sürece bu memleketi çökertemezsiniz.







