
Goldman Sachs, doların rezerv para statüsünü tehdit etmeyeceğini açıkladı
Goldman Sachs, ABD ve Japonya'nın ortak döviz müdahalesinin doları tehdit etmediğini duyurdu.
Goldman Sachs, ABD'nin Japonya'nın para birimini desteklemek amacıyla yaptığı ortak döviz müdahalesinin, doların küresel rezerv para statüsünü tehdit edeceği yönündeki değerlendirmelere katılmadığını bildirdi. Banka, doların derin sermaye piyasaları, yüksek likidite seviyesi ve dünya genelindeki yaygın kullanım ağı sayesinde kısa vadede başka bir para biriminin bu konuma ulaşmasının zor olduğunu ifade etti. Goldman Sachs stratejistleri, geçtiğimiz ay ABD ve Japonya'nın yenin değer kaybını sınırlamak amacıyla gerçekleştirdiği ortak müdahale sonrasında bazı yatırımcıların doların rezerv para rolüne dair soru işaretleri taşıdığını belirtti. Japonya'nın dünyanın en büyük yabancı ABD Hazine tahvili yatırımcısı olduğu vurgulandı. Washington yönetiminin Tokyo'ya sağladığı desteğin, gelecekte ABD'nin diğer ülkelerin Hazine tahvili satışlarını kısıtlayabileceği yönünde bir algı oluşturabileceği öne sürüldü. Ancak Goldman Sachs Stratejisti Michael Cahill ve ekibi, bu değerlendirmeye daha temkinli yaklaştı. Banka yetkilileri, doların rezerv para konumunun zarar göreceği sonucuna ulaşmanın çok güçlü varsayımlara dayandığını belirtti. Goldman Sachs, Japonya'nın ABD Merkez Bankası'nın (Fed) Foreign and International Monetary Authorities (FIMA) Repo Facility imkanına erişiminin doların en önemli avantajlarından biri olduğunu vurguladı. Bu mekanizma sayesinde yabancı merkez bankaları, ellerindeki ABD Hazine tahvillerini doğrudan satmak yerine teminat olarak kullanarak dolar likiditesine ulaşabiliyor. Goldman Sachs'a göre bu sistem, doların ekonomik istikrar dönemlerinde rezerv olarak tutulmasını ve finansal kriz dönemlerinde likidite ihtiyacının karşılanmasını sağlayarak küresel para sistemindeki güçlü konumunu desteklemektedir.







