
İdris Şahin'den hukuk çağrısı: Adalet kişiye göre biçilemez
DEVA Partisi Milletvekili İdris Şahin, hukuki düzenlemelerin belirli kişi veya gruplarla sınırlı tutulamayacağını belirterek adalet vurgusu yaptı.
DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, "Terörsüz Türkiye" sürecinde yapılacak hukuki düzenlemelerin belirli kişi veya gruplarla sınırlı tutulmaması gerektiğini belirterek, toplumun bütün kesimlerini kapsayan adil, eşit ve öngörülebilir bir hukuk düzeni kurulması çağrısında bulundu.
DEVA Partili İdris Şahin, yaptığı yazılı açıklamada, terörün sona ermesinin, silahların susmasının ve sorunların hukuk ile siyaset zemininde çözülmesinin toplumun ortak temennisi olduğunu ifade etti. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ülkenin temel meselelerinin çözüm adresi olması gerektiğini vurgulayan Şahin, kalıcı çözümlerin kapalı kapılar ardında değil, şeffaf, katılımcı ve toplumsal meşruiyeti yüksek yasama süreçleriyle üretilebileceğini kaydetti.
Türkiye'nin ihtiyacının yalnızca belirli bir kişi veya gruba yönelik hukuki düzenlemeler olmadığını belirten Şahin, hak ve özgürlüklerin herkes için güvence altına alınması gerektiğinin altını çizdi. Şahin, terörün bitmesi ve sorunların çözümünün ortak temennileri olduğunu, bu sürecin başarıya ulaşmasını dilediklerini belirtti. Meclis'in ülkenin temel meselelerinin çözüm adresi olduğuna inandıklarını kaydeden Şahin, kalıcı çözümlerin kapalı kapılar ardında değil şeffaf, katılımcı ve toplumsal meşruiyeti yüksek yasama süreçleriyle üretileceğini vurguladı. Temel bir hatırlatma yapmak zorunda olduklarını ifade eden Şahin, Türkiye'nin ihtiyacının yalnızca belirli bir gruba ya da şahsa ilişkin hukuki düzenlemeler olmadığını, bu ülkenin ihtiyacının hak ve özgürlüklerin hiçbir ayrım gözetilmeksizin herkes için güvence altına alındığı gerçek bir hukuk devleti olduğunu belirtti. Hak yalnızca bir kesim için talep edildiğinde eksik kalır diyen Şahin, Türkiye'nin bir dosyayı kapatırken adalet dosyasını açık bırakamayacağını, silahların susmasının kıymetli olduğunu ancak hukukun sustuğu yerde kalıcı barışın kurulamayacağını kaydetti.
Birbirini izleyen yargı paketlerinin adalet sistemindeki kronik sorunları çözemediğini savunan Şahin, KHK ile kamu görevinden çıkarılanlar, 31 Temmuz kovid-19 düzenlemesi nedeniyle infaz eşitsizliği yaşayanlar, uzun tutukluluk nedeniyle hak ihlaline uğrayanlar ile hasta tutuklu ve hükümlülerin adalet beklentisinin sürdüğünü bildirdi. Bugüne kadar kabul edilen yargı paketlerinde mevzuata yeni hükümler eklendiğini ancak adalet bekleyen binlerce kişinin kapsam dışında bırakıldığını ifade eden Şahin, on iki yargı paketinin geçtiğini, her pakette mevzuata yeni bir parça eklendiğini fakat adalet bekleyen binlerce vatandaşın yine dışarıda bırakıldığını belirtti. Milletin hakkının paketlere bölünüp taksit taksit ödenemeyeceğini kaydeden Şahin, infaz mevzuatının birbirini izleyen geçici maddeler ve günü kurtaran değişiklikler nedeniyle yamalı bohçaya döndüğünü, bu sistemin artık yeni bir geçici maddeyi değil baştan sona tutarlı ve öngörülebilir bir infaz kanununu zorunlu kıldığını ve geçici maddelerle kalıcı adaletin kurulamayacağını dile getirdi.
DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un yeni geçici maddelerle değiştirilmesi yerine bütüncül biçimde ele alınmasını istedi. KHK kaynaklı mağduriyetlerin de aynı hukuk anlayışıyla giderilmesi gerektiğini belirten Şahin, taleplerinin cezasızlık veya genel af olmadığını, suçun ağırlığını, failin kusurunu, mağdurun hakkını ve kamu güvenliğini gözeten, aynı zamanda ıslahı ve topluma yeniden kazandırılmayı esas alan tutarlı bir sistem istediklerini kaydetti. Cezada adalet ve infazda eşitliğin sağlanması gerektiğini, bunun yolunun Ceza İnfaz Kanunu'na yeni bir yama eklemekten değil infaz sistemini A'dan Z'ye yeniden ele almaktan geçtiğini belirten Şahin, aynı hukuk iradesinin KHK mağduriyetleri için de gösterilmesi gerektiğini vurguladı. Suç işleyenlerin bağımsız yargı önünde hesabını vereceğini ancak hakkında dava açılmamış, takipsizlik veya beraat kararı verilmiş bir insanı yıllarca işinden, mesleğinden ve toplumdan dışlamanın hukuk olmadığını ifade eden Şahin, yargı kararlarının kağıt üzerinde bırakılmaması gerektiğini, görev ve itibar iadelerinin sağlanarak uğranılan maddi ve manevi zararların giderilmesini istedi. Adaletin kişiye göre biçilen bir elbise olmadığını belirten Şahin, hukukun iktidarın elinde bir kesim için daraltılıp başka bir kesim için genişletilemeyeceğini sözlerine ekledi.

