
IMF: Suudi Arabistan ekonomisi jeopolitik çatışmalara rağmen dirençli
Uluslararası Para Fonu (IMF), yayımladığı son raporda Suudi Arabistan ekonomisinin jeopolitik risklere rağmen güçlü bir duruş sergilediğini ve bu yıl yüzde 1,7 büyümesinin beklendiğini açıkladı.
Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) son IV. Madde Danışma Raporu'na göre, Suudi Arabistan ekonomisinin jeopolitik çatışmalara rağmen dirençli kalması ve bu yıl yüzde 1,7 büyüme kaydetmesinin ardından 2027 yılında yüzde 5,5 hıza ulaşması öngörülüyor.
Raporda, Suudi Arabistan'ın, OPEC+ üretim kesintilerinin kademeli olarak kaldırılması ve petrol dışı sektördeki güçlü iç talebin etkisiyle 2025 yılındaki yüzde 4,6'lık ekonomik genişlemenin ardından 2026 yılına güçlü bir ivmeyle giriş yaptığı ifade edildi.
Enflasyon oranının yüzde 2'nin altına gerilediği, iş gücü piyasasının Suudi vatandaşları arasındaki düşük işsizlikle birlikte güçlü kaldığı, yabancı rezervlerin tatmin edici düzeyde seyrettiği ve bankacılık sektörünün güçlü sermaye ile likidite tamponlarını koruduğu belirtildi.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) de haziran ayında yayımladığı değerlendirmede, krallık ekonomisinin bu yıl yüzde 3,2 büyüyeceğini ve 2027'de yüzde 4,3'e ivme kazanacağını öngörmüştü.
IMF'nin son raporunda, Orta Doğu'daki savaşın ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz taşımacılığındaki neredeyse durma noktasındaki aksamaların faaliyetleri sekteye uğrattığı, petrol ihracatı dahil ticareti kısıtladığı ve güveni zedelediği; ancak krallık ekonomisinin, Suudi Arabistan'ın güçlü makroekonomik temellerini ile çeşitlendirilmiş petrol ve lojistik altyapısını yansıtacak şekilde çeviklik ve direnç gösterdiği vurgulandı.
Suudi Arabistan Maliye Bakanı Mohammed Al-Jadaan, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda IMF'nin bulgularını memnuniyetle karşıladığını belirterek, raporun katı ekonomik temellerle ve çeşitlendirilmiş altyapıyla desteklenen Suudi ekonomisinin şoklar karşısındaki direncini tescillediğini ve küresel ekonomideki artan belirsizliklere rağmen çeviklik ile uyum yeteneğini ortaya koyduğunu ifade etti.
IMF'ye göre, petrolün Doğu-Batı boru hattı üzerinden Kızıldeniz limanlarına yönlendirilmesi petrol sevkiyatındaki düşüşü sınırlandırırken, daha yüksek petrol fiyatları hacim kayıplarından fazlasını telafi ederek petrol gelirlerinde bir artış yarattı. Yüksek frekanslı göstergeler de mart ayındaki muhtemel daralmanın ardından nisan-haziran döneminde petrol dışı faaliyetlerde erken bir istikrarlaşmaya işaret ediyor.
Petroline olarak bilinen Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı Boru Hattı, petrol üretiminin yapıldığı Doğu Eyaleti'ndeki Abkayık'tan Kızıldeniz Limanı Yanbu'ya uzanıyor.
Bu boru hattı, Suudi Arabistan'ın ham petrol ihracatının önemli bir kısmını Hürmüz Boğazı'ndan geçmeden taşıma kapasitesine sahip bulunuyor. Yanbu'da yüklenen kargolar, Süveyş Kanalı üzerinden kuzeye Avrupa'ya veya Bab el-Mendeb Boğazı üzerinden güneye Asya'ya geçerek küresel pazarlara ulaşabiliyor.
IMF raporunda, Suudi Arabistan bankacılık sektörünün ekonomik faaliyetleri desteklemeye ve şoklarla başa çıkmaya devam edebilecek güçte olduğu, sektörün sağlam sermaye ile likidite seviyelerine sahip bulunması nedeniyle finansal istikrara yönelik sistemik risklerin düşük kaldığı aktarıldı.
Raporda ayrıca, Suudi Arabistan Merkez Bankası'nın (SAMA) kredi büyümesini ve varlık kalitesini sürekli izleyerek finansal istikrarı güçlendirme ve riskleri azaltma yönündeki sürekli çabaları takdir edildi.
IMF, SAMA'nın likidite yönetimini güçlendirme çabalarının memnuniyetle karşılandığını belirterek, haftalık net ters repo ile ölçülen bankaların aşırı likiditesinin çatışmanın başlamasından bu yana yaklaşık yüzde 25 arttığını kaydetti. Bununla birlikte SAMA'nın, mevcut imkanları aracılığıyla likidite sağlamaya hazır olması ve kısa vadeli faiz oranlarını politika faizi etrafında istikrarlı tutmak için operasyonları kalibre etmeye devam etmesi gerektiği ifade edildi.
Rapora göre, 2026 yılında Suudi Arabistan'ın ekonomik büyümesi iç talep, istikrarlı istihdam, güçlü kamu harcamaları ve sermaye projelerinin istikrarlı uygulamasıyla desteklenmeye devam edecek.
Enflasyonun, bazı yakıt ve gıda kalemlerindeki fiyat tavanları ile hafifleyen kira enflasyonu tarafından kısmen dengelenecek daha yüksek nakliye ve sigorta maliyetlerini yansıtarak mütevazı bir şekilde yüzde 2,2'ye yükselmesi bekleniyor.
Artan petrol gelirlerinin bu yıl hem cari işlemlerdeki hem de mali açıkları daraltacağı tahmin ediliyor.
Orta vadede büyümenin; devlet liderliğindeki projeler ve büyük uluslararası etkinlikler dahil olmak üzere canlı tüketim ve yatırımın yanı sıra Vizyon 2030 kapsamındaki sürdürülebilir yapısal reformlarla desteklenmesi öngörülüyor.
IMF, görünümün kritik bir şekilde çatışmanın seyrine bağlı olduğunu ve aşağı yönlü riskler barındırdığını belirtti. Boğaz'daki deniz taşımacılığında devam eden aksamaların ticareti daha da kısıtlayabileceği, güveni zayıflatabileceği ve büyüme ile çeşitlendirme üzerinde baskı yaratabileceği kaydedildi. Diğer aşağı yönlü risklerin ise küresel gelişmelerden; zayıf talep, ticaret gerilimleri, sıkılaşan finansal koşullar ve petrol fiyatlarındaki kalıcı düşüşten kaynaklandığı ifade edildi.
Raporda ayrıca, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiği kademeli olarak normale döndüğünde bir toparlanmanın beklenildiği bilgisine yer verildi.


