29 Temmuz 2026 Çarşamba
Gundemnabzi
İngiltere'de Londra'nın nüfusu pandemiden bu yana ilk kez azaldı

İngiltere'de Londra'nın nüfusu pandemiden bu yana ilk kez azaldı

İngiltere'deki vatandaşların başka bölgelere taşınması nedeniyle Londra'nın nüfusu geçen yıl yaklaşık 27 bin kişi düştü.

Dış Haberler Servisiİlk yayın:

İngiltere'deki vatandaşların başka bölgelere taşınması sonucunda Londra'nın nüfusu pandemiden bu yana ilk kez azaldı. Londra'nın nüfusu geçen yıl yaklaşık 27 bin kişi azaldı. Bu nüfus düşüşünün, sakinlerin başkenti terk ederek İngiltere'nin diğer bölgelerine taşınmasından kaynaklandığı bildirildi.

Ulusal İstatistik Ofisi'ne göre, Covid-19 karantinaları sırasında 2021'den bu yana ilk düşüşün ardından, 2025 yılının ortalarında şehirde toplam 9,1 milyon kişi yaşıyordu. Şehre yapılan uluslararası göç oranı, Birleşik Krallık'tan ayrılan Londralıların sayısını aştı. Ancak iç göçün artması, başkentin toplam nüfusunun azalmasına neden oldu.

Toplam 420 bin 500 kişi Londra'dan ayrılarak Britanya'nın diğer bölgelerine yerleşti; bu sayı, diğer bölgelerden gelenlerin sayısını 131 bin kişi kadar aştı. Londra Meclisi üyesi ve eski Muhafazakar belediye başkan adayı Susan Hall, başkentin azalan nüfusunun Londra Belediye Başkanı Sir Sadiq Khan'ın bu şehrin halkını nasıl hayal kırıklığına uğrattığının bir kanıtı olduğunu söyledi. Hall, "Londra'nın küçüldüğünü duymak beni üzüyor, ama bir yandan şaşırtmıyor da." diyerek bu eğilimi tersine çevirmeleri gerektiğini belirtti.

Geçen yıl Londra'ya 234 bin 600'den fazla uluslararası ziyaretçi gelirken, başkenti terk edip yurt dışına gitmeyi tercih edenlerin sayısı 182 bin 800'ün biraz altında kaldı. Başkentte ayrıca 105 bin doğum kaydedilirken, 50 binden fazla ölüm gerçekleşti.

Londra'nın nüfusu azalırken, İngiltere'nin diğer tüm bölgelerinde artış yaşandı; ancak Galler'deki nüfus 2015'ten bu yana ilk kez düştü. Bu durum, başkentin ekonomisinin ve toplumunun sağlığına ilişkin artan endişelerin merkezinde ortaya çıkıyor.

Londra'nın yüzde 6,5'lik işsizlik oranının, Birleşik Krallık'ın herhangi bir bölgesine göre en yüksek oran olduğu ve ulusal ortalama olan yüzde 4,9 ile karşılaştırıldığında diğer kentlere kıyasla oldukça yüksek kaldığı ortaya çıktı. Vergi verilerine göre, Londra'da ücret artışı da diğer bölgelere göre daha yavaş kalıyor.

Başkentte konut fiyatları da diğer yerlere göre daha yüksek. Londra'da bir evin ortalama kirası aylık 2 bin 300 sterlinin üzerindeyken, bu rakam İngiltere'nin güneydoğusunda 1415 sterlin, kuzeydoğusunda ise 781 sterlin. Londra'da ev fiyatları da Birleşik Krallık'ın geri kalanına göre önemli ölçüde daha yüksek; Mayıs ayında satılan tipik bir evin fiyatı 545 bin sterlin olurken, bu rakam ulusal ortalama olan 271 bin sterlinin neredeyse iki katı.

Bu arada, anketler Londra sakinlerinin, bölgelerinde suç oranının kötüleştiğini bildirme olasılığının ülke genelinde en yüksekler arasında olduğunu gösteriyor. Polis verilerine göre, başkentte geçen yıl toplam suç oranı yüzde 3 azalırken cinayet ve hırsızlık olaylarında düşüş yaşandı. Ancak yetkililer, saldırı amaçlı silah bulundurma vakalarında yüzde 24, uyuşturucu suçlarında ise yüzde 18 artış kaydetti. Polis ayrıca hırsızlık olaylarındaki artışla da mücadele ediyor.

Reform UK lideri Nigel Farage, başkentin "kanunsuz" olduğunu iddia ederken, Sir Sadiq ise Londra'yı "karanlık bir distopya" olarak lanse eden eleştirmenleri yanlış bir izlenim yaymakla suçladı.

Susan Hall, "İşçiler için konut fiyatları bu kadar yüksekken, ulaşım bu kadar yavaş ve maliyetliyken ve suç oranları kontrolden çıkıp insanların sokakta veya evde kendilerini güvende hissetmedikleri bir noktaya gelmişken, insanların ayrılmalarına şaşırılmalı mı?" diyerek başkentte görülen genel sorunlara dikkat çekti. Bir düşünce kuruluşu olan Londra Merkezi'nin CEO'su Antonia Jennings, Londra'nın insanların gelecek inşa edebilecekleri bir şehir olarak kalmasını isteyen herkesin nüfus azalmasından endişelenmesi gerektiğini söylerken, "Uyarı niteliğindeki bu rakamlar, çok fazla Londralının artık başkentte istedikleri hayatı kuramayacaklarını hissettiklerini gösteriyor. Ve her zaman olduğu gibi, bunun temel nedeni konut sorunudur." diyerek sözlerine eklemede bulundu.

Konut sorununun, başkentte sürekli olarak ele aldıkları ve uzun süredir devam eden temel bir mesele olduğunu belirten Jennings, "Londra'da yaşayan birçok genç için şehirde kalmak, umduklarından çok daha uzun süre ebeveynleriyle birlikte yaşamak anlamına geliyor. 30'lu ve 40'lı yaşlarında olup kendi evine yerleşmek veya aile kurmak isteyenler için Londra, ihtiyaç duydukları konutları karşılayabilecekleri fiyat aralığında sunamıyor." dedi. Jennings, daha fazla aile evi inşa edilmesiyle birlikte ev değiştirme maliyetini düşürecek ve Londralıların istedikleri mülkleri bulmalarını sağlayacak bir vergi reformu yapılması çağrısında bulundu.

Kaynak: NTV

İlgili Haberler