İran savaşı İngiltere bütçesini zorlayacak
Analistlere göre İran savaşı nedeniyle artan enflasyon ve petrol fiyatları, İngiltere'nin sonbahar bütçesinde zorlu kararlar almasına yol açacak.
İran savaşının petrol fiyatlarını ve enflasyonu yüksek tutması halinde, başbakanlık koltuğundaki Andy Burnham'ın sonbahar bütçesinde çok zorlu tercihlerle karşılaşacağı uyarısında bulunuldu.
Ulusal Ekonomik ve Sosyal Araştırma Enstitüsü (NIESR), yeni başbakanın zorlu bir miras devraldığını ve kamusal hizmetleri yenileme planlarının kalıcı olarak yüksek kalan fiyatlar nedeniyle ciddi bir baskıyla karşılaşacağını bildirdi.
Petrol fiyatlarının kısa süreliğine varil başına 100 doların üzerine çıkması ve Hürmüz Boğazı'nın mart ayından bu yana neredeyse tamamen kapalı kalması sonrasında enstitü, enflasyonun önümüzdeki yedi ay içinde yüzde 3,8'e çıkmasını bekliyor. Bu durum, Maliye Bakanı John Healey'i hizmetleri ve reel anlamdaki sosyal yardımları sürdürebilmek için on yılın sonuna kadar fazladan 24 milyar sterlin bulmaya zorlayacak.
Enstitü, bütçede maliye bakanının harcama marjına ilişkin tahminini 7 milyar sterlinin biraz üzerinden 3 milyar sterline yakın bir seviyeye düşürdüğünü açıkladı. Hükümetin bağımsız tahmin yürütme kurumu olan Bütçe Sorumluluk Ofisi, mart ayında Hazine'nin mevcut harcama taahhütlerinin üzerinde yaklaşık 22 milyar sterlinlik bir ihtiyat payına sahip olduğunu tahmin etmişti.
Orta Doğu'daki çatışmanın Birleşik Krallık'a maliyetine dikkat çeken NIESR, daha yüksek enerji fiyatları ve aralıklı süren savaşın yarattığı belirsizliğin yayılma etkileri nedeniyle ekonominin bu yıl ve 2027'de daha yavaş bir büyüme kaydedeceğini belirtti.
Ocak ayındaki tahminlerle kıyaslandığında bu yıl ve gelecek yıl büyümenin yüzde 1,1'e düşürülmesinin, Birleşik Krallık'ın iki yıl içinde 20 milyar sterlinlik büyüme kaybına uğrayacağı anlamına geldiği ifade edildi.
Enstitü direktörü David Aikman, harcamaların enflasyon tarafından aşındırıldığı, G7 ülkeleri arasındaki en yüksek borçlanma maliyetlerinin, yeni harcama taleplerinin ve yaşam pahalılığı baskılarının var olduğu zorlu bir mirasla karşı karşıya olduğunu kaydetti.
Aikman, kamu finansmanındaki yükü hafifletmek ve yeni girişimleri borçlanma seviyesini artırarak finanse etmek yönünde bir cazibe oluşabileceğini söyledi.
Bunun bir hata olacağını ve ilerleyen yıllarda, özellikle bir başka sağlık veya ekonomik şok yaşandığında daha büyük sıkıntılara yol açacağını vurgulayan Aikman, şöyle konuştu: 'Savunma veya hanelere destek konusundaki yeni taahhütler, daha fazla borçlanmayla değil, vergilendirme veya başka alanlardaki tasarruflarla finanse edilmelidir. Gelecekteki şokları absorbe etme kapasitesini yeniden inşa etmek, borcu aşağı çekmek için kararlı bir girişimi gerektirecektir.'
Geçtiğimiz hafta başbakan olmasından bu yana yetişkin sosyal bakımının iyileştirilmesi yönündeki taahhüt dahil çeşitli duyurular yapan Burnham, 2035 yılına kadar kullanım noktasında ücretsiz NHS tarzı bir sistem sağlamak için tahmini 18,5 milyar sterlinlik bir faturayla karşı bulunuyor. Başbakan ayrıca, eğitim, istihdam veya eğitimde olmayan (Neets) 1 milyon genci daha kapsamlı ruh sağlığı hizmetleri ve eğitim sisteminin yenilenmesiyle desteklenecek kesim olarak öne çıkardı.
NIESR, maliye bakanının kamu harcamalarını artırmak için borçlanmaya başvurması durumunda, neredeyse 3 trilyon sterline yani yıllık ulusal gelirin yüzde 95'ine ulaşan toplam hükümet borcunun yeniden artmasının muhtemel olduğunu bildirdi.
Enstitü, daha hafif kalan önemli ekonomik şokları öngörerek daha karamsar tahmincilerden biri olduğunu kanıtlamıştı.
Enstitünün makroekonomik tahmin başkanı Stephen Millard, İngiltere ekonomisinin bu yılın ilk yarısında şaşırtıcı derecede dirençli olduğunu ancak bir yavaşlamanın hâlâ geleceğini ifade etti.
Millard sözlerini şöyle sürdürdü: 'Orta Doğu'da barış nispeten çabuk sağlansa bile enflasyon artmaya devam edecek ve yeni maliye bakanının elektrik üzerindeki KDV indirimleri ve publar için işletme vergilerinden 2 sterlinlik otobüs ücreti tavanına kadar son politika açıklamalarının nasıl finanse edileceği konusunda bazı zor kararlar alması gerekecektir.'
Vergi değişikliklerinin mevcut vergilerdeki artışlara göre önceliklendirilmesi gerektiğini belirten Millard, emlak vergisi ve ev satışlarındaki damga vergisinin yerine bir arazi değeri vergisinin getirilmesini desteklediğini kaydetti. Hükümetin ayrıca enerji ve çocuk kıyafetleri üzerindekiler de dahil olmak üzere KDV'yi etkileyen birçok muafiyet ve indirimleri aşamalı olarak kaldırması gerektiğini söyledi.
Zengin bireyler ve şirketler tarafından vergi kaçınmasıyla mücadele etmek için daha fazla alan bulunduğunu da sözlerine ekleyen Millard, son üç aylık ekonomik görünümün, maliye bakanının on yılın sonuna kadar yüzde 4'lük reel harcama baskısıyla - 2023 fiyatlarıyla yaklaşık 24 milyar sterline denk gelen - başa çıkmak zorunda kalacağını gösterdiğini dile getirdi.
Daha yüksek ve daha kalıcı enflasyonun sonraki sonbahar bütçesinde çok zorlu tercihklere yol açacağını belirten Millard, NIESR'ın enflasyonun 2026'da ortalama yüzde 3,1 olmasını, enerji fiyat tavanı ayarlamalarının ardından Şubat 2027'de yüzde 3,8 ile zirve yapmasını beklediğini kaydetti.
Enstitü, daha önce tahmin edildiği gibi 2028'e kadar değil, İngiltere Merkez Bankası'nın yüzde 2'lik hedefine geri dönmesinin 2029'un başlarını bulacağını bildirdi.
İngiltere Merkez Bankası yetkilileri perşembe günü bir araya gelecek. Finans piyasaları, bankanın yılın ilerleyen zamanlarında faizleri yüzde 4'e yükseltmeden önce faiz oranlarını sabit tutmasını bekliyor.

