İran, Yemen'deki sorunların müzakerelerle çözümlenmesini istiyor
İran Dışişleri Bakanlığı, Yemen'deki sorunların askeri yolla çözülmesinin mümkün olmadığını ve müzakerelerin bir an önce başlatılması gerektiğini vurguladı.

İran Dışişleri Bakanlığı, Yemen ile ilgili sorunların çözümünde askeri saldırganlık ve ablukanın yeterli olmadığını belirtti. Açıklamada, "İran, müzakerelerin bir an önce başlatılması ve mutabakata varılan yol haritasının uygulanması konusunda ısrarcıdır" ifadeleri kullanıldı. Yemen’in bağımsızlığına, ulusal egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi gerektiği vurgulandı.
Ayrıca, Yemen'e yönelik tehditlerin, abluka ve saldırıların derhal sona ermesi gerektiği belirtildi. Bakanlık, Batı Asya ve Kızıldeniz bölgesinde güvenlik ve istikrarın sağlanmasının, Yemen halkının haklarına saygı gösterilmeden mümkün olamayacağını kaydetti. Yemen’deki mevcut durumun 10 yılı aşkın bir süredir devam eden gelişmelerin bir sonucu olduğu ifade edildi.
İran, Yemen halkının tarih boyunca belirleyici bir mirasa sahip olduğunu ve onurlu bir yaşam sürme hakkının bulunduğunu vurguladı. Bu bağlamda, ulusal egemenliğin tam anlamıyla saygı görmesi gerektiği belirtildi. Açıklamada, "İran, İslam ümmetinin çıkarlarına, özellikle Batı Asya bölgesine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Bu bölge, İsrail rejiminin ABD’nin desteğiyle gerçekleştirdiği saldırılara maruz kalmaktadır. Bu nedenle, Yemen ile ilgili meselelerin abluka ve askeri yolla sürdürülmesi mümkün değildir. İran, müzakerelerin başlatılması ve yol haritasının uygulanması için arabulucuların çabalarını destekleyeceğini teyit etmektedir" denildi.
Yemen'deki kriz, 2014 yılında İran destekli Husi milislerinin başkent Sana’yı ele geçirmesiyle başlamıştı. Suudi Arabistan, 2015 yılında bu duruma askeri müdahalede bulunmuştu. Birleşmiş Milletler’in arabuluculuğunda 2022 yılında ateşkes sağlandı, ancak ABD ve İsrail'in İran’a karşı yürüttüğü savaş nedeniyle kalıcı çözümler sağlanamadı.
Husi milisleri Temmuz ayında bir İran uçağının Sana’daki havalimanına inişine izin verince çatışmalar yeniden başlamıştı. Suudi Arabistan destekli hükümet güçleri, Husiler’in kontrolündeki havalimanına saldırarak, İran'dan gelen uçağın inişini engellemeye çalıştı.
Bu olayın ardından Husiler, Taiz ve Hudeyde üzerinden Mocha liman kentine ve Kızıldeniz'deki Babülmendep Boğazı’na doğru büyük bir harekat başlatmıştı.







