21 Eylül 2026 PazartesiUSD48,8EUR56
Gündem Nabzı

İspanya'daki göç krizinin arkasında Mossad olduğu iddia edildi

Çin istihbaratı ve Kolombiya Cumhurbaşkanı Petro, Ceuta'daki göç krizinin Filistin'i tanıyan İspanya'yı cezalandırmak isteyen Mossad'ın kumpası olduğunu öne sürerken, İsrail ve Fas makamlarından henüz bir açıklama yapılmadı.

Dış Haberler Servisiİlk yayın: Güncelleme:
İspanya'daki göç krizinin arkasında Mossad olduğu iddia edildi

İspanya’nın Kuzey Afrika’daki toprağı Ceuta’da tırmanan düzensiz göç krizi, bölgesel bir sınır anlaşmazlığının ötesine geçerek küresel aktörlerin güç mücadelesine dönüştü. İspanya ile İtalya arasındaki Schengen geriliminin ardından Pekin yönetimi devreye girdi.

İspanya siyaseti ve uluslararası ilişkiler uzmanı Mısırlı akademisyen Nadia Helmy’nin Modern Diplomacy dergisinde yayımlanan analizine göre, Pekin merkezli bazı istihbarat analiz merkezleri Ceuta krizini Pedro Sanchez hükümetine baskı kurmayı amaçlayan örtülü bir operasyonun parçası olarak görmeye başladı. İspanyol basınından El Mundo'nun da aktardığına göre Pekin'de hazırlanan bazı analizlerde, operasyonun Fas'ın desteğiyle yürütüldüğü öne sürüldü.

İspanya’nın Filistin Devleti’ni resmen tanıması ve Gazze’deki askerî operasyonlara yönelik sert eleştirilerinin ardından, İsrail dış istihbarat servisi Mossad’ın İspanya’yı istikrarsızlaştırmak amacıyla Fas ile İspanya arasındaki göç krizine müdahil olmuş olabileceği iddia edildi. Çinli analistler, sahadaki krizin tırmandırılması ve kaos ortamı oluşturulması adına bölgeye ajan sızdırılmış olabileceği ihtimali üzerinde dururken; 2020 yılında ilişkilerin normalleşmesinin ardından Fas ile İsrail'in savunma ve istihbarat alanındaki iş birliğini güçlendirdiğine dikkat çekildi.

Çinli çevrelerde tartışılan bu senaryo, Latin Amerika hattında da karşılık buldu. Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, Ceuta’daki göç akınının arkasındaki nihai sorumlunun İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu olduğunu öne sürdü. Petro, Netanyahu’nun Madrid yönetimini cezalandırmak için göç dalgasını finanse ettiğini ve Rabat yönetimi ile Tel Aviv arasındaki yakın savunma ilişkilerinin bu süreçte kullanıldığını iddia etti.

Çin’in olaya yaklaşımındaki bir diğer kritik unsur ise Fas ile son yıllarda kurduğu devasa ekonomik ve lojistik ortaklık oldu. Pekin yönetimi, Batı Akdeniz ve Kuzey Afrika’yı küresel tedarik zinciri için hayati bir hat olarak görüyor.

Çinli şirketler Avrupa ve ABD ile serbest ticaret anlaşmaları bulunan, zengin fosfat rezervlerine sahip Fas’ı elektrikli araç, batarya ve stratejik malzeme üretimi için dev bir sanayi üssü olarak kullanıyor.

Akdeniz’in en büyük konteyner limanlarından biri olan Tanjör Med, Çin ürünlerinin Avrupa ve Afrika pazarlarına ulaştırılmasında ana lojistik merkezi konumunda bulunuyor. Fas’ı Afrika ile Avrupa arasındaki en önemli stratejik kapılarından biri olarak konumlandıran Çin, Ceuta ve çevresinde yaşanabilecek her türlü istikrarsızlığın kendi küresel ticaret hatlarını ve yatırımlarını olumsuz etkileyeceğinden endişe ediyor.

Öte yandan, iddialara ilişkin İsrail ve Fas makamlarından şu ana kadar herhangi bir resmî açıklama yapılmadı.

Güncelleme (7 Ağustos 21:10): İsrail ve Fas makamlarının iddialara henüz bir yanıt vermediği bilgisi eklendi.

Kaynak: Dış Haberler Servisi

#Çin · Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler