3 Ekim 2026 CumartesiUSD49,18EUR55,4
Gündem Nabzı

İsrail basını itiraf etti: Türkiye diğer devletlere benzemez

İsrail basını ve yetkililerinin Türkiye ile çatışma riskini göze aldıklarına yönelik açıklamaları dikkat çekerken, uzmanlar Tel Aviv'in hamlelerinin arkasındaki bölgesel hesaplara ve Ankara'nın olası stratejilerine dikkat çekti.

Haber Merkeziİlk yayın: Güncelleme:
İsrail basını itiraf etti: Türkiye diğer devletlere benzemez

Tel Aviv yönetiminin karşısındaki denklem değişiyor. İsrail basını, Türkiye'nin diğer devletlere benzemediğini kabul etti. Ankara ile olası bir çatışmanın Tel Aviv için bambaşka bir savaş anlamına geleceği yazıldı.

Olası gerilimden kaçınılması gerektiği vurgulandı. İsrail'in Türkiye ile karşı karşıya gelecek güce sahip olmadığı yönündeki değerlendirme dikkat çekti.

- MAARİV'İN ANALİZİ VE İSRAİL'İN SALDIRILARI -

İsrail basınından Maariv gazetesinde yayımlanan analizlerde, Suriye'de Ankara'nın artan ağırlığı mercek altına alındı. İsrail'in Suriye'nin kuzeyindeki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’na yönelik saldırıları, iki ülke arasındaki gerilimi farklı bir boyuta taşıdı. İsrail basını, bu saldırıların Türkiye ile çatışma riskini göze alan bir hamle olduğunu öne sürdü. Tel Aviv'in Türkiye’nin Suriye’de hava savunma sistemleri, İHA’lar ve askeri unsurlar konuşlandırmasından endişe ettiği belirtildi. Kanal 13’e konuşan İsrailli bir yetkili, Türk ordusuyla açık savaşın istenmediğini ancak saldırıyla çatışma riskinin göze alınmış göründüğünü söyledi. Aynı yetkili, Suriye'de bir Türk üssünün bulunmasının ve Türk donanmasının hafife alınamayacak gücünün Tel Aviv'i endişelendirdiğini kaydetti.

- SURİYE'DEKİ NÜFUZ -

Suriye'de Beşar Esad rejiminin devrilmesi ve İran'ın ülkedeki askeri varlığının azalmasının ardından oluşan boşlukta Türkiye hızla öne çıktı. Ankara'nın yeni Suriye ordusunun eğitiminden altyapı yatırımlarına kadar nüfuzu genişledi. Bu durum İsrail'de ciddi bir rahatsızlığa neden oldu.

- GÖZ ARDI EDİLEMEYEN GÜÇ -

Maariv'e konuşan eski İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Meir Ben-Shabbat, Türkiye'nin bölgesel etkisinin hızla arttığına ve artık göz ardı edilemeyecek bir güç haline geldiğine dikkat çekti. INSS araştırmacısı Danny Citrinowicz ise "Türkiye, İran değildir" ifadesini kullanarak, İsrail'in karşısında İran gibi dışlanan bir rakip değil, NATO üyesi güçlü bir ordu yer aldığını vurguladı.

- ASKERİ KAPASİTE VE STRATEJİK SEVİYE -

Citrinowicz, Türkiye'nin ABD Başkanı Donald Trump ile yakın bir ilişki sürdürdüğünü, askeri kapasitesinin daha büyük ve gelişmiş olduğunu belirtti. Doğrudan çatışmanın tamamen farklı bir stratejik seviye anlamına geleceğini, Tel Aviv'in Gazze, Lübnan veya İran'a karşı yürüttüğü saldırıların Türkiye'ye uygulanamayacağını kaydetti. Maariv, İsrail'in en rasyonel seçeneğinin çatışmaktan kaçınmak olduğunun altını çizdi.

- DİPLOMATİK VE STRATEJİK DEĞERLENDİRMELER -

ABD Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, saldırının İsrail, Türkiye ve Suriye arasında doğrudan askeri çatışmaya hızla tırmanma riski taşıdığını ifade etti. Terör ve Güvenlik Uzmanı Coşkun Başbuğ, İsrail'in Suriye'yi savaşı bölgeye yaymak için geriye kalan tek coğrafya olarak gördüğünü ve Türkiye'yi bir tuzağa çekmek istediğini belirtti. Ankara'nın bu oyuna gelmeyerek diplomasiye ve ABD ile temasa odaklandığını ifade etti.

Dr. Öğretim Üyesi Ufuk Necat Taşçı ise İsrail'in son dönemde kırmızı tanımadığını, ancak Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması gibi gelişmelerin yeni bir jeopolitik denklem oluşturduğunu kaydetti. Taşçı, Türkiye'nin olası bir saldırıda yalnızca Türkiye ile değil, uluslararası dengelerle de karşı karşıya kalacak bir İsrail tablosunun oluştuğunu belirtti.

Kaynak: Haber Merkezi

#İsrail · Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler