Yargıtay'ın emsal kararı: Kiracılardan fazla kira bedelleri geri alınacak
Yargıtay, ev sahiplerinin baskısıyla fazla kira ödeyen kiracıların, haksız tahsil edilen tutarları geri alma hakkı bulunduğunu açıkladı.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, ev sahiplerinin baskı ve tehditleriyle yüksek kira ödeyen kiracıları kapsayan önemli bir karara imza attı. Yargıtay, kiracının açtığı davayı 'istirdat davası' olarak adlandırmasının hakim açısından bağlayıcı olmadığını belirtti.
Bu durumda, sebepsiz yere tahsil edilen fazla kira bedellerinin, geriye dönük olarak talep edilebileceğine hükmetti. Ankara'nın Polatlı ilçesinde yaşayan bir kiracı, ev sahibinin eşi tarafından kendisine iletilen hesaplara düzenli olarak kira ödemesi yaptı. Ancak kiracı, kirayı ödemek zorunda kalırken tahliye ve elektrik kesme gibi tehditlerle karşılaştı.
Sürekli kira artışı talep eden ev sahibi nedeniyle kiracı, mağdur olmamak için yüksek kira bedellerini ödemeye devam etti. Kiracı, 2024 yılı sonuna kadar fahiş bir şekilde tahsil edilen toplam 9 bin 822 liranın faiziyle birlikte iade edilmesi talebiyle Polatlı 2.
Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurdu. Ancak ilk derece mahkemesi, kiracının dava dilekçesindeki 'istirdat' ifadesine dayanarak davayı usulden reddetti. Mahkeme, istirdat davasının sadece kesinleşti bir icra takibi kapsamında ödenen paraların geri alınması için açılabileceğini savundu.
Ayrıca, 9 bin 822 liralık dava konusu tutara karşılık davalı ev sahibi lehine 18 bin lira vekalet ücreti ödenmesine hükmetti. Yargıtay, Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına temyiz başvurusu üzerine dosyayı inceledi. Yargıtay 3.
Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını hukuka aykırı buldu. Kararda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında olayların hukuki nitelendirmesinin hakim tarafından yapılması gerektiği hatırlatıldı. Bu nedenle, kiracının dava dilekçesinde kullandığı hukuki nitelendirmenin mahkeme açısından bağlayıcı olmadığı ifade edildi.
Yargıtay, uyuşmazlığın bir icra takibinden değil, haksız tahsil edilen kira bedellerinin iadesinden kaynaklandığını vurguladı. Kararda, dava dilekçesinde kullanılan ifadelere bakılmaksızın uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde 'sebepsiz zenginleşme' davası olarak değerlendirileceği belirtildi. Böylelikle kiracının, mevzuata aykırı olarak ve baskı altında ödediği fazla kira bedellerinin geri alınmasına yönelik talebinin değerlendirilmesinin önü açıldı.
Yargıtay'ın kararında, dava değerinin neredeyse iki katına denk gelen 18 bin liralık vekalet ücretinin de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne aykırı olduğu kaydedildi. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin bu emsal niteliğindeki kararı, 19 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı.







