
Istanbul Photo Awards kazananı Ibarra Sanchez fotoğrafçılığı anlattı
Ibarra Sanchez, İstanbul Photo Awards 2026'da üç ödül kazandı. Çalışmalarında savaşın etkilerini ve umut dolu hikayeleri ön plana çıkarıyor.
Ibarra Sanchez, Suriye ve Afganistan'da çektiği fotoğraflarla İstanbul Photo Awards 2026’da öne çıktı. The New York Times için Suriye’nin Lazkiye, İdlib, Halep ve Şam’daki günlük yaşamı fotoğraflayan Ibarra Sanchez, ‘Bir ülkenin nasıl yeniden inşa edildiğini gözden kaçırıyordum.’ dedi. Yalnızca şehirlerdeki yıkımı değil, insanların günlük yaşama dönüşünü de fotoğrafladığını belirten Sanchez, ‘Bir toplumun nasıl ilerlediğini, yeni köprüler kurduğunu, yeni bir topluluk duygusunu ve ülkesine aidiyet hissini nasıl benimsediğini anlatıyorum. Umut dolu hikayeleri de anlatmalıyız.’ şeklinde konuştu. Ibarra Sanchez’in 10 yıldan fazla sürede 10’dan fazla ülkede yürüttüğü uzun soluklu projelerinden biri olan ‘Hijacked Education’, çatışmalar sona erdikten sonra bile savaşın çocukların geleceğini nasıl şekillendirdiğini inceliyor. Bu proje hakkında, ‘Bu, sadece yok olan hastanelerle ilgili değil. Altyapı, yollarla ilgili değil. Bu, savaşın eğitimi nasıl etkilediğiyle ilgili. Savaş, son kurşun atıldığında ya da birisi bayrak çektiğinde bitmez. Asıl mesele, zaman içindeki psikolojik etkiler. Bunun zaman içinde nasıl yankılanacağı.’ ifadelerini kullandı. Afganistan’daki kız çocuklarını da fotoğrafladığını belirten Sanchez, çatışmalardaki çocuklara dikkat çekmek istediğini, ‘Bu neslin çatışmanın ortasında kaldığına dikkat etmeliyiz. Onlar savaşçı değil. Silah tutmuyorlar. İzleyicileri rahatlık alanlarından çıkmaya zorlayarak savaşın sivilleri nasıl etkilediğini düşünmelerini sağlamak için sorular sormamız gerekiyor.’ dedi. Anlamlı belgesel fotoğrafçılığının, fotoğrafı çekmeden çok önce başladığını vurgulayan Sanchez, ‘Bir proje, deklanşöre bastığınızda başlamaz. Çok çok daha önce, düşünmeye başladığınızda, bir fikri derinlemesine incelemeye başladığınızda başlar. Araştırmalıyız, röportajlar yapmalıyız, hikayeye başlamadan önce çalışmalıyız.’ şeklinde ifade etti. Birçok kişinin çatışmanın ortasındaki insanları ‘dayanıklı’ olarak tanımladığını, bu terime karşı temkinli olduğunu belirten Sanchez, ‘Çoğu zaman 'dayanıklılık' kelimesini duyduğumda içim rahat etmiyor. Çapraz ateşte kalan siviller, ilerlemeye devam etmek zorunda kalıyor. Bunun romantik bir tarafı yok.’ dedi. Bunun yerine izleyicilerin hafızasında kalacak fotoğraflar ortaya koyabilmeyi amaçladığını vurgulayan Sanchez, ‘Bazen acı verici anları ışıkla resmetmeye çalışıyorum. Bir hafıza oluşturmak, izleyicinin dikkatini çekmek ve bir mesaj vermek için.’ dedi. Bir öğretmen ve baba olan Sanchez, eğitimi belgelemeye yönelik kararlılığının, Pakistan’ın Svat Vadisi’nde bombaların tahrip ettiği okullarda ders gören çocuklara tanık olduktan sonra başladığını, sonraki süreçte eğitim aktivisti Malala Yusufzay’a yönelik saldırıyla bu deneyimin güçlendiğini ifade etti. Belgesel fotoğrafçılarının sorumluluklarına da değinen Sanchez, fotoğraflanan kişilere saygı duymanın temel ilke olduğunu belirterek, ‘Sefaletin ve acının hikayelerini anlatıyoruz. Hikayelerimizin kahramanlarına saygı duymalıyız.’ dedi. Fotoğrafçıları, rakamların ardındaki yüzleri görünür kılan ve çatışmalardan etkilenen topluluklarla dünya çapındaki izleyiciler arasında köprü kuran kişiler olarak tanımladı. Sanchez, yapay zekanın yükselişine de değindi. Yapay zekanın mesleği değiştirdiğini ancak hala güvenilirliğin vazgeçilmez olduğunu vurguladı. ‘Sonuçta geriye kalması gereken şey, gerçeği anlatma taahhüdüdür.’ dedi. Yapay zekanın bazı iş akışlarını kolaylaştırabileceğini ancak bir makinenin, yapay zekanın, asla bir hikaye anlatıcısının ruhunu alamayacağını ifade etti. ‘İstanbul Photo Awards, dünyanın dört bir yanındaki fotoğrafçılar için çalışmalarını sergileme ve izleyicilerle kişisel görüşlerini paylaşma konusunda eşsiz bir fırsat. Çalışmamın İstanbul Photo Awards tarafından ödüllendirilmesinden dolayı son derece minnettarım. Farklı kültürler arasında köprüler kurmak her zaman muhteşem bir fırsat.’ dedi. Lübnan’da yaşayan İspanyol belgesel fotoğrafçısı, film yapımcısı ve eğitimci Diego Ibarra Sanchez, İstanbul Fotoğraf Ödülleri’nde ‘Suriye’yi Yeniden Kurmak’ adlı çalışmasıyla ‘Seri Günlük Yaşam Hikâyesi’ kategorisinde birincilik ödülünü, ‘Afganistan’da Eğitim’ adlı çalışmasıyla ‘Tekil Günlük Yaşam’ kategorisinde ikincilik ödülünü ve ‘Afganistan’da Ders’ adlı çalışmasıyla ‘Tekil Portre’ kategorisinde ikincilik ödülünü kazandı. Biyografisine göre, Ibarra Sanchez uzun metrajlı görsel hikaye anlatımıyla çatışmaların insani bedelini irdelerken klişeleri pekiştirmek yerine düşünmeye teşvik etmeyi amaçlıyor. 2012’den bu yana The New York Times’a katkıda bulunan Ibarra Sanchez, aynı zamanda France 24, CNN, Der Spiegel, Revista 5W, NZZ, Diari ARA, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) ve UNICEF için de çalışmalar yaptı. Biyografide belirtildiği üzere fotoğrafları sanatsal bir görsel dilden yararlanarak acı tasvirlerinin ötesine geçiyor ve izleyicileri çağdaş dünya hakkında yeni sorular sormaya davet ediyor. AA'nın İstanbul Photo Awards 2026 yarışmasına yaklaşık 19 bin fotoğrafla başvuru yapıldı ve 10 kategoride 26 foto muhabiri ödül aldı. Toplam 10 kategoride 30 ödül verilen yarışmada 58 bin dolar ödül dağıtıldı. Ödül alan fotoğraflar, yurt içinde ve dışında düzenlenecek serginin yanı sıra her yıl hazırlanan fotoğraf albümünde yer alacak. Bu yıl Turkcell’in iletişim sponsorluğunda düzenlenen yarışmaya Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) yurt dışı etkinlik sponsoru olarak destek veriyor. Yarışmada ödül alan fotoğraflara ve jüri üyelerine dair bilgilere ‘istanbulphotoawards.com’ adresinden ulaşılabilir.







