
İstanbul'da otopark krizi: 6 araca 1 yer düşüyor
İstanbul'da 6 milyon 292 bin araca karşılık yalnızca 1 milyon 143 bin resmî otopark bulunuyor. Her 6 araca 1 park yerinin düştüğü megakentte sürücüler her akşam yer ararken yılda 40 litreye yakın yakıtı boşa harcıyor.
İstanbul'da dar sokaklar ve plansız kentleşmenin yol açtığı otopark sorunu, akşam saatlerinde vatandaşların günlük yaşamını zorlaştırmaya devam ediyor. Şehir genelinde trafiğe kayıtlı araç sayısı 6 milyon 292 bine ulaşırken, resmi otopark kapasitesi yalnızca 1 milyon 143 bin seviyesinde kalıyor. Bu tablo, İstanbul'da yaklaşık her 6 araca sadece 1 park yeri düştüğünü ortaya koyuyor. Yapılan uluslararası akademik araştırmalara göre, büyükşehirlerde şehir içi trafiğin yüzde 20'sini bir yere gitmeye çalışanlar değil, gideceği yere çoktan varmış ancak sokağında park yeri arayan araçlar oluşturuyor. Sokağın beşte birini kaplayan bu araçlar herhangi bir yere hareket etmeden sadece tur atıyor.
Bahçelievler, Güngören, Zeytinburnu, Fatih, Kadıköy, Üsküdar, Şişli ve Beşiktaş gibi eski yapı stoku ve bitişik nizam yapılaşmanın baskın olduğu ilçelerde park bulmak büyük bir çileye dönüşüyor. İş yorgunluğuyla evine dönen sürücüler, araçlarını park edebilmek için ortalama 7-8 dakika, yoğun mahallelerde ise 15 ila 20 dakika boyunca sokakları dolaşıyor. Yılda 32 ile 80 saat arası zaman kaybına yol açan bu durum, ekonomik olarak da vatandaşın cebini etkiliyor. Sık sık dur-kalk yaparak park yeri arayan bir araç, yılda ortalama 35-40 litre ilave yakıt tüketiyor. Güncel pompa fiyatları göz önüne alındığında, sadece yer aramanın vatandaşa yıllık faturası 2.500 ile 5.000 TL arasında değişiyor. Araçların artan bakım masrafları ve her akşam yaşanan otopark stresi de sorunun görünmeyen diğer boyutlarını oluşturuyor.
Yaşanan otopark krizi gayrimenkul piyasasındaki dinamikleri de kökten değiştiriyor. Emlak sektöründeki gözlemlere göre, bitişik nizam mahallelerde ev arayan vatandaşlar beğendikleri dairenin otoparkı yoksa doğrudan masadan kalkıyor. İnternet üzerinden ev arayanlar otoparksız ilanları direkt olarak eliyor. Bu talep artışı konut fiyatlarına da yansıyor. Aynı mahallede ve aynı caddedeki benzer iki binadan kapalı otoparkı bulunan daireler kiralıklarda yüzde 20 ila 30, satılık konutlarda ise ortalama yüzde 10 daha yüksek fiyatlarla alıcı buluyor.
Sorunun sosyolojik etkileri ise büyükşehirdeki yaşam alışkanlıklarını dönüştürüyor. Geçmişte ekonomik şartlar veya kredi imkanları nedeniyle ertelenen ikinci araç sahibi olma fikri, günümüzde tamamen fiziksel engellere takılıyor. Alım gücü ve ihtiyacı bulunan birçok aile otopark yokluğundan ötürü ikinci aracı tercih etmiyor. Uzmanlar, ikinci otomobilin hayatı kolaylaştırmak yerine yeni bir probleme dönüştüğünü, hatta bu günlük çileden kaçmak için eski mahallesini terk edip uzak yerlere taşınanların sayısının hızla arttığını belirtiyor.
Gelinen aşamada otopark ekonomisi kendi kurallarını oluşturuyor. İnsanlar ev kiralar gibi, yalnızca araçlarını bırakabilmek için aylık 5 bin ile 20 bin TL arasında değişen abonelik ücretleri ödüyor. Etiler, Nişantaşı, Caddebostan ve Ataşehir gibi semtlerde bu durum çok daha belirgin görülüyor. Bu bölgelerdeki bağımsız otopark alanları veya sitelerdeki kullanım hakları ayrı birer gayrimenkul gibi alınıp satılıyor. Birçok noktada 10-15 metrekarelik bir beton parçası olan tapulu otoparkın bedeli, İstanbul'un çeperlerindeki 1+1 daire fiyatlarıyla yarışıyor.
Şehir Planlayıcısı ve Kentsel Dönüşüm Uzmanı Ramazan Kuloğlu, İstanbul'un önemli bir kısmının bugünkü araç yoğunluğu hesaba katılmadan inşa edildiğini vurgulayarak, eski yerleşim alanlarında otopark probleminin yalnızca yeni bina yapmakla çözülemeyeceğini ifade etti. Kentsel dönüşümle binaların altına kapalı otoparklar eklense de dar sokaklar ve yetersiz yol ağı yüzünden bölgedeki baskının sürdüğünü belirten Kuloğlu, kaldırımların, boş parsellerin ve ortak alanların fiilen açık otoparka dönüştüğünü, meselenin mahalle ve ulaşım sistemi ölçeğinde ele alınması gerektiğini kaydetti.







