8 Ağustos 2026 CumartesiUSD47,74EUR55,25
Gündem Nabzı
Iza buğdayı ekim alanı artırılıyor

Iza buğdayı ekim alanı artırılıyor

Mengen'de yürütülen proje ile ıza buğdayının üretim alanı 250 dönüme çıkarıldı. Gelecek yıl hedef 500 dönüm.

Ekonomi Servisiİlk yayın:

Mengen ilçesinde gerçekleştirilen "Tohum Ambarı" projesi kapsamında ıza buğdayının üretiminin artırılması amacıyla çiftçilere ücretsiz tohum desteği sağlandı. Bu yıl 140 dönümden 250 dönüme çıkarılan ıza buğdayında hasat süreci başladı. 55 ton ürün beklenen buğdayın üretim alanının, önümüzdeki yıl 500 dönüme yükseltilmesi hedefleniyor. Böylece ıza buğdayının doğal üretim yöntemleriyle yetiştirilerek tohum varlığının korunması amaçlanıyor. Projenin kurucusu ve Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Mengen Meslek Yüksekokulu Aşçılık Programı öğretim görevlisi Berker Çiftçi, ıza buğdayının 12 bin yıllık bir geçmişe sahip olduğunu belirtti. Düşük glisemik indekse, 14 kromozomlu yapıya ve az gluten oranına sahip olan ıza buğdayı, sağlıklı beslenme anlayışına uygun bir tahıl olarak öne çıkıyor. Aynı zamanda hastalıklara karşı dayanıklı yapısıyla kimyasal tarım ilacı kullanılmadan üretilebiliyor. Çiftçi, son dört yıldır ıza buğdayı üretimini sürdürdüklerini ve ücretsiz tohum desteği sağladıkları çiftçilerin de üretim sürecine katıldıklarını ifade etti. Tohum dağıtılan çiftçilerin tek isteği ise kimyasal tarım ilacı kullanmamaları. Çiftçi, "Bu buğday doğal yapısıyla kendini koruyabilen güçlü bir tür. Geleneksel tarım yöntemlerini esas alarak organik gübre kullanımıyla ilgili akademik çalışmalar yürütüyoruz." dedi. Iza buğdayının sadece tarımsal değil, gastronomik açıdan da önemli bir potansiyele sahip olduğunu da vurgulayan Çiftçi, buğdayın bulgur olarak tüketilmesinin yanı sıra ekmek, simit, açma, poğaça, bisküvi, erişte ve makarna gibi birçok üründe kullanıldığını belirtti. Ayrıca Japon, İtalyan ve Meksika mutfaklarından yiyecekler de ıza buğdayından elde edilen undan hazırlanıyor. Çiftçi, gastronomi açısından bu buğdayın değerli bir ham madde olduğunu ifade etti. Mengen’in aşçılık kültürü ile özdeşleştiğini belirten Çiftçi, kadim buğdayın burada yeniden hayat bulmasının önemli bir anlam taşıdığını söyledi. Gelecek yıl daha geniş alanlarda ekim yapmayı planladıklarını dile getiren Çiftçi, "Daha fazla üreticiyle hareket ederek yerel kalkınmaya katkı sunmak ve bu değerli tohumu daha geniş kitlelere ulaştırmak istiyoruz." dedi. "Tohum Ambarı" projesi kapsamında 700'ün üzerinde yerel tohum koruma altında bulunuyor ve bu tohumlar iklim ve coğrafi şartlara uygun bölgelerde yeniden üretiliyor. Her yıl belirli sayıda üreticiye ücretsiz dağıtılan tohumların çoğaltılanları tekrar tohum ambarına kazandırılıyor. Proje ayrıca çocuklara yönelik ekolojik okuryazarlık eğitimleri de düzenliyor. Çiftçi, "Toprağın, tohumun ve üretimin önemini çocuklara anlatıyoruz. Tohum sadece bir tarım ürünü değil, aynı zamanda geçmişten geleceğe taşınan kültürel bir miras, sağlıklı yaşamın ve yerel üretimin temelidir. Biz de bu mirası koruyarak gelecek nesillere aktarmaya çalışıyoruz." şeklinde konuştu.

Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler