18 Ağustos 2026 SalıUSD47,92EUR55,55
Gündem Nabzı

İzmir'de TMMOB'dan 17 Ağustos anması: Deprem değil rant öldürür

17 Ağustos 1999 depreminin yıl dönümünde konuşan TMMOB temsilcisi Koray Çetin Önalan, Türkiye'nin afet hazırlığında yetersiz kaldığını ve imar aflarının büyük bedeller ödettiğini söyledi.

Politika Servisiİlk yayın:
İzmir'de TMMOB'dan 17 Ağustos anması: Deprem değil rant öldürür

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği İzmir İl Koordinasyon Kurulu, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin 27'nci yılında Bayraklı'daki Deprem Anıtı'nda anma programı düzenledi. Hayatını kaybedenler için saygı duruşu yapıldı. Törene Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, oda temsilcileri ve yurttaşlar katıldı. Kalabalık, "Unutmak yok, affetmek yok, helalleşmek yok" ve "Deprem değil rant öldürür" sloganları attı.

TMMOB adına basın metnini okuyan Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Koray Çetin Önalan, aradan geçen 27 yıla rağmen temel sorunların sürdüğünü ifade etti. Önalan, "Depremin hemen ardından, meydana gelen afetin bir ‘farkındalığa’ yol açtığı kuşkusuzdur.

Ancak, geçen zaman içerisinde sistemsel paradigma değişikliğinin gerçekleşmediği, bu tarihten sonra ülkenin muhtelif yerlerinde meydana gelen yıkıcı depremlerle pratik olarak test edilmiştir" dedi. Önalan, Türkiye'nin önceki felaketlerden ders çıkarmadığını vurguladı. Yıkımların ardından merkezi ve yerel yönetimlerin müdahalelerinin planlamayı dışladığını belirtti.

1999 sonrasındaki afetlerde 300 binden fazla binanın yıkıldığını veya ağır hasar gördüğünü aktaran Önalan, can kaybının 60 bine dayandığını ve maliyetin 150 milyar doları aştığını dile getirdi.

Anadolu topraklarının deprem coğrafyası olduğunu belirten Önalan, "Bu gerçeği göz ardı ederek, depremleri neden gösterip ‘asrın felaketi’ tanımlaması ile sorumluluğu doğaya yıkma kaderciliğini şiddetle reddediyoruz" şeklinde konuştu. Mühendislik hizmeti alan yapıların depremlerde ayakta kaldığını, sorunun uygulamada olduğunu kaydetti.

Fay haritalarına da değinen Önalan, MTA tarafından açıklanan 700'e yakın diri fay verisinin yerel ve merkezi yönetimlerce mikro bölgeleme etütlerinde kullanılması gerektiğini belirtti. Türkiye'de deprem yönetmeliklerinin 1940'tan bu yana 11 kez değiştirildiğini hatırlatan Önalan, "Sorun yönetmeliklerde değil, bu yönetmeliklerin uygulanmasında ve denetimindedir" ifadesini kullandı.

Seçim öncesi çıkarılan imar aflarına dikkat çeken Önalan, 2018'deki düzenlemeyle yaklaşık 10 milyon kaçak yapının afetten yararlandığını söyledi. Önalan, "Oysa ülkemiz ‘imar afları’ yüzünden çok ağır bedeller ödedi, ödemeye devam ediyor" dedi. Yapı denetim sistemini eleştiren Önalan, harabeye dönen alanların ve kayıpların vebalinin mühendislerin üzerine yıkıldığını belirtti. İşsizliğin yüksek olduğu ülkede mühendislerin tek suçlu ilan edilmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Afet anında organizasyon eksikliklerinin yaşandığını belirten Önalan, altyapı çöküşlerinin kentlerin kırılganlığını artırdığını söyledi. Önalan, "6 Şubat 2023 depremlerinde de 11 ili kapsayan afet bölgesinde içme suyu ve atıksu sistemlerindeki ekonomik hasar yaklaşık 800 milyon ABD dolarına ulaşmıştır" diye konuştu.

Afet atıklarının yönetilmesi gerektiğini söyleyen Önalan, geçici barınma alanlarının ve toplanma yerlerinin ikincil riskler gözetilerek planlanması gerektiğini aktardı. Önalan açıklamasını, "Afetlere dirençli kentler; ancak kamusal sorumluluğun, bilimin ve demokratik planlama süreçlerinin esas alındığı bir anlayışla mümkündür" sözleriyle tamamladı.

Kaynak: Haber Merkezi

#İzmir · Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler