Japon yeninin değerlenmesi küresel piyasalar için risk oluşturuyor
Japon yeninin dolar karşısında değer kazanması küresel piyasalarda risk yaratırken, analistler carry trade pozisyonlarının kapanışına dikkat çekiyor.

Japonya Merkez Bankasının (BoJ) faiz artıracağına yönelik öngörüler güçlendi. Ülkede kura müdahale edilebileceği ihtimali de arttı. Bu gelişmelerle birlikte yen, dolar karşısında değer kazandı.
Japonya'da temmuz ayı Tüketici Fiyat Endeksi yıllık yüzde 1,9 oranında arttı. Bu oran, Aralık 2025'ten bu yana kaydedilen en hızlı yükseliş olarak kayda geçti. Ülke ekonomisi ise yılın ikinci çeyreğinde yüzde 1,4 büyüdü.
Büyüme rakamı öncü tahminlerin üzerine çıktı. Enflasyonun hızlanması ve büyümenin beklentileri aşması dikkat çekti. Bu gelişmeler BoJ'un sıkı para politikasına geçeceği yönündeki beklentileri güçlendirdi.
Orta Doğu'daki jeopolitik gerginlikler ise Hürmüz Boğazı'ndaki enerji tedarik riskini artırdı. Bu durum Japonya'da enflasyon baskılarını yukarı çekti. Yaşanan gelişmelerin ardından dolar/yen paritesi 152,89 seviyesine geriledi.
Parite bu seviyeyle 18 Şubat'tan bu yana en düşük noktasına indi. - UZMAN DEĞERLENDİRMESİ - Asya piyasaları analisti Sadi Kaymaz, Japon para birimindeki ani değerlenmenin temel nedenini açıkladı. Kaymaz, faiz artırım beklentilerindeki güçlenmenin temel itici güç olduğunu belirtti.
BoJ'un faiz artırımına gitmesinin piyasalarda tam fiyatlandığını ifade eden Kaymaz, "Bazı analistler ise seri faiz artırımlarına kapı aralanabileceğini belirtiyor ki bu sene iki toplantı daha var. Yaz ortasıyla kıyaslandığında para politikası beklentilerinin hızla sıkı tarafa doğru hareket ettiğini görüyoruz.
Bu da para biriminde değerlenmenin önünü açıyor. Diğer taraftan nominal ücret zamlarının rekor seviyelerde artması, büyümenin nispeten canlı kalması gibi etkenler de faiz artırımlarını destekliyor." değerlendirmesinde bulundu. Para birimindeki hızlı değerlenmenin carry trade üzerinden hızlandığını dile getiren Kaymaz, durumun detaylarını aktardı.
Kaymaz, Japonya'da kurumlar ve bireylerin düşük faiz ortamında ucuza borçlandığını söyledi. Borçlanan kesimlerin Avustralya doları, Yeni Zelanda doları ve Meksika pesosu gibi para birimleriyle gelişen ülke tahvil ve hisselerinde konumlandıklarını belirtti. Bu konumlanmaya istikrarlı veya zayıf bir para biriminin eşlik etmesi gerektiğini belirten Kaymaz, son dönemdeki ters hareketlere dikkat çekti.
Sürecin uzun yabancı varlık pozisyonlarının kapanmasıyla sonuçlandığını ifade eden Kaymaz, bu durumun kurdaki düşüşü hızlandırdığını kaydetti. Dolar/yen paritesinde 155 seviyesinin önemli eşiklerden biri olduğunu dile getiren Kaymaz, bu eşik sonrasında kısa pozisyonların tasfiyesinin de hızlandığını bildirdi.
Yaşanan bu durumun yendeki değerlenmeyi hızlandıran başka bir faktör olduğunu vurgulayan Kaymaz, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yen rallisi yüksek betalı yani piyasa koşullarına daha güçlü tepki veren para birimlerini, gelişen ülke tahvillerini ve hisse senetlerini birlikte aynı yöne doğru harekete geçirebiliyor ve portföy çeşitlendirme stratejilerini bozuyor.
Japon yeni küresel varlıklar için ucuz fonlama kaynaklarından bir tanesi. Yenin değerlenmesinin devamı, faiz artışlarının başlaması gibi etkenler bu para biriminin, Japon piyasalarına doğru gelmesine yol açabilir ki bu da öncelikle oynaklık açısından küresel piyasaları tehdit eden başka bir unsur olarak sayılabilir."







