
Kanalizasyon sularında her yıl tonlarca değerli metal tespit edildi
İsviçre'de yürütülen bir araştırma, atık su sistemlerine her yıl kilogramlarca altın, gümüş ve çeşitli endüstriyel elementlerin karıştığını ortaya koydu.
Bilim insanları, kıymetli metallerin hatırı sayılır bir kısmının altın rafinerileri, saat imalatı, ilaç sektörü ve gündelik kullanım sırasında ortaya çıkan ufak parçacıklar yoluyla lağım sularına karıştığını ifade ediyor. Gerçekleştirilen ölçümler, İsviçre genelindeki 64 atık su arıtma tesisinde yapıldı. Söz konusu çalışma, İsviçre Federal Su Bilimi ve Teknolojisi Enstitüsü (Eawag) uzmanları tarafından, İsviçre Federal Çevre Dairesi (FOEN) hesabına gerçekleştirildi.
Atık sularda yalnızca altın ve gümüş değil, teknoloji ile tıp alanlarında faydalanılan farklı değerli elementler de saptandı. Uzmanlar, her yıl yaklaşık 1.070 kilogram gadolinyum, 1.500 kilogram neodimyum ve 150 kilogram iterbiyumun da kanalizasyon şebekesine geçtiğini saptadı. Bahsi geçen elementler elektronik eşyalarda, mıknatıslarda ve tıbbi görüntüleme cihazlarında sıklıkla tercih ediliyor.
Elde edilen sonuçlara göre bazı alanlardaki altın konsantrasyonu göze çarpsa da ülke genelinde bu maddeleri geri kazanmak amacıyla tesisler inşa etmek maddi açıdan mantıklı bulunmuyor. Araştırmacılar, yalnızca altın işleme tesislerinin yoğunlukta olduğu Ticino kantonundaki bazı arıtma tesislerinde geri dönüşümün uygulanabilir olabileceğini dile getiriyor.
Bilim insanları, çalışmanın hedefinin atık sularda gizli bir servet keşfetmek olmadığını özellikle belirtiyor. Bu araştırma, değerli elementlerin doğadaki dolaşımını kavramak ve ilerleyen süreçte çevresel etkileri izleyebilmek amacıyla hayata geçirildi. Uzmanların değerlendirmesine göre atık su tetkikleri, endüstriyel faaliyetlerin ve kritik element kullanımının takibinde kritik bir yöntem olabilir.



