
Karbon plakalı koşu ayakkabıları hakkında bilim ne söylüyor
Karbon plakalı koşu ayakkabılarının performans artışı, sınırlamaları, trail koşularındaki etkileri ve sakatlanma riskleri bilimsel araştırmalarla incelendi.
Modern koşu tarihinin akışı, 2017 yılında Nike markasının Vaporfly 4% modelini piyasaya sürmesiyle tamamen değişti. Bu ayakkabı, yarış ayakkabılarında o güne dek hiç bir arada kullanılmamış iki teknolojiyi birleştiriyordu: ultra hafif ve yüksek tepkime süresine sahip PEBA bazlı ZoomX köpük ile orta tabanda yer alan karbon fiber plaka. Ortaya çıkan sistem adeta bir yay-kaldıraç mekanizması gibi çalışıyordu; karbon plakatabana boylamsal bir sertlik kazandırırken, özel köpük enerjiyi emip tekrar geri veriyor ve kavisli profil ayakları benzeri görülmemiş bir mekanik verimlilikle öne doğru yönlendiriyordu. Bu teknolojinin rekorlar üzerindeki etkisi gecikmedi; 2023 yılı itibarıyla tüm zamanların en iyi 20 maraton derecesinden 15'i 2018 ve sonrasında koşulmuştu. Nisan 2026'da ise Dünya Atletizm Birliği onaylı resmi bir yarışta 2 saatin altında koşulan ilk maraton, her ikisi de Adidas Adios Pro Evo 3 giyen Sabastian Sawe ile Yomif Kejelcha tarafından tamamlandı.
Ocak 2026'da Frontiers in Sports and Active Living dergisinde yayımlanan kapsamlı bir meta-analiz, karbon plakalı ve normal modelleri kıyaslayan 14 farklı çalışmadaki 271 koşucunun verilerini bir araya getirdi. Araştırma sonuçları, karbon plakalı ürünlerin koşu ekonomisinde yüzde 2,5 ila 3 oranında bir avantaj sağladığını ortaya koydu. Bu oran, maraton süresinde yaklaşık 1 ila 2 dakikalık bir kazanca denk geliyor. Belirli bir tempoda kat edilen mesafede harcanan enerji miktarını ifade eden koşu ekonomisini iyileştiren sporcular, bitiş çizgisine daha az yakıt tüketerek ulaşıyor veya aynı enerjiyle çok daha hızlı koşabiliyor.
Ancak bu teknolojik avantaj her sporcu için aynı ölçüde geçerli değil. Hızlı koşucular yere basarken kendi vücut ağırlıklarının yaklaşık 2,7 ila 3 katı kadar bir temas kuvveti üretirken, orta düzey koşucularda bu oran 2,2 ila 2,5 kat arasında değişiyor. Daha az kuvvet uygulamak köpüğün yeterince sıkışmaması ve dolayısıyla daha az enerji geri dönüşü anlamına geliyor; tıpkı yeterince esnemeyen bir trampet gibi. Kilometre başına 6 dakikadan daha yavaş koşanlar, bu teknolojiden tam anlamıyla yararlanmak için gerekli fiziksel gücü üretemiyor.
Doğa koşuları olarak bilinen trail yarışlarında ise tablonun tamamen tersine döndüğü görülüyor. 2025 yılında trail koşucuları üzerinde yürütülen bir araştırma, düz zeminlerde karbon plakanın geleneksel modellere kıyasla hiçbir üstünlük sağlamadığını, aksine yokuş yukarı tırmanışlarda enerji maliyetini yüzde 2 civarında artırdığını gösterdi. Engebeli ve kaygan zeminlerde ise denge veya propriosepsiyon yani pozisyon duyusu açısından herhangi bir ilerleme kaydedilemedi. Asfalt yollarda ileriye doğru harekete yardımcı olan boylamsal sertlik, ayağın zeminin şeklini alması ve farklı yönlerde kuvvet üretmesi gereken zeminlerde adeta bir engel haline geliyor.
Bilimsel literatür, bu tür ayakkabıları herhangi bir alıştırma süreci geçirmeden kullanan sporcularda naviküler kemik stres kırıkları vakalarını da kayda geçirdi. Bu durumun arkasındaki olası mekanizma, plakanın kuvvet dağılımını alışılagelmişin dışında şekillendirmesi ve yükleri bu tür baskılara alışkın olmayan bölgelerde yoğunlaştırması olarak açıklanıyor; bu durum 2010'lu yılların başında minimal ayakkabıların yol açtığı sakatlanma dalgasıyla doğrudan benzerlik taşıyor.
Asfalt zeminlerde süper ayakkabıların sunduğu fayda bilimsel olarak kanıtlanmış ve gerçek olsa da bu durum herkes için aynı şekilde işlemekte; en yüksek verim hızlı ve hafif koşucularda görülürken, yavaşlayan sporcularda bu etki azalıyor ve kilometre başına 6 ila 6,5 dakikanın üzerine çıkıldığında neredeyse tamamen ortadan kalkıyor. Trail parkurlarında ve tırmanışlarda plaka kullanımı dezavantaj yaratıyor. Bu teknolojiyi denemeye karar veren tüm amatörlerin, ayaklarına daha önce hiç deneyimlemedikleri farklı bir kuvvet sistemine uyum sağlaması için yeterli zamanı tanıması ve geçişi kademeli olarak yapması gerekiyor.



