Kitapçılar neden kapanıyor? 500 liralık kitabın matematiği
Ankara ve İstanbul'daki kitabevi kapanmaları, okuma alışkanlıklarındaki değişiklikler ve e-ticaretin etkilerini gündeme taşıdı. Kitap fiyatlarındaki artış ve dağıtımcıların payı sektördeki krizi derinleştiriyor.

Ankara'da Turhan ve Akçağ kitabevlerinin kapanmasının ardından İstanbul'da da benzer olaylar yaşandı. Suadiye'deki Remzi Kitabevi'nin faaliyetlerini durdurması, okurlar ve yayıncılık sektörü temsilcileri arasında geniş bir tartışma başlattı. Aydınlık'tan Gözen Esmer'in haberine göre, kitabevlerinin kapanma nedenleri hakkında kamuoyunda farklı görüşler ortaya çıktı.
Bir kesim, bu sorunun temelinde toplumun zayıflayan okuma alışkanlıkları ve değişen tüketim tercihleri olduğunu savunuyor. Özellikle öğrencilerin ve akademisyenlerin günlük harcamalarında kahve gibi ürünlere yüksek bütçeler ayırırken, kitap satın almaktan kaçındıkları ifade ediliyor. Senarist Yiğit Güralp, bu tartışmaya dair değerlendirmesinde, kapanmaların sorumluluğunu yalnızca ekonomik koşullara yükleyen yaklaşımları eleştirdi.
Güralp, "Biz kitap okuyoruz, bizim yüzümüzden değil" diyerek, durumu eksik değerlendirme olarak nitelendirdi. Ayrıca, "Niye homini gırtlakçı, kahveci kapanmıyor da hep kitapçılar kapanıyor?" şeklindeki sözleriyle tüketim alışkanlıklarındaki değişime dikkat çekti. E-ticaretin yükselişi, fiziki kitabevlerini zorlamaya devam ediyor.
Kira, stopaj ve personel gibi yüksek giderlere katlanmak zorunda kalan kitabevleri, çevrimiçi satış platformlarının yüksek iskonto oranlarıyla fiyat konusunda rekabet etmekte zorlanıyor. Bir tüketicinin, "Mağazada 700 TL olan kitabı internetten 300 küsur liraya aldım; aradaki farkla iki kitap daha alınabiliyor" şeklindeki paylaşımı, okurların neden internet alışverişine yöneldiğini açıklıyor.
Türkiye Yayıncılar Birliği (TYB) verilerine göre, 2025 yılında basılı kitap pazarında adet bazında yüzde 1,5 daralma bekleniyor. 2026'nın ilk çeyreğinde bandrol alımlarının yüzde 4 gerilemesi sektördeki tıkanmayı doğruluyor. TÜİK verilerine göre, 15 yaş ve üzeri nüfusun yüzde 73'ü son bir yılda hiç kitap okumadı.
Bu durumda, kitap fiyatlarındaki astronomik artış da dikkat çekiyor. Bugün etiket fiyatı 500 TL olan bir kitabın gelir dağılımı sektördeki krizi net bir şekilde ortaya koyuyor. Satış fiyatının yüzde 50 ila 55'i (250-275 TL) tekel konumundaki dağıtımcılara gidiyor ve ödemeler yayınevine 3 ile 6 ay süren bir gecikme ile yapılıyor.
Bu durum, enflasyonist ortamda paranın erimesine yol açıyor. SEKA'nın kapanmasıyla dışa bağımlı hale gelen sektörde, maliyetin yüzde 20-25'i (100-125 TL) dövizle alınan ithal kâğıt ve matbaaya harcanıyor.
Geriye kalan tutardan yazar ve çevirmene yüzde 8-12 (40-60 TL) bandında telif düşerken, yayınevine ofis, editörlük ve dizgi masrafları için yalnızca yüzde 10-15’lik (25-50 TL) bir kâr payı kalıyor.







