Klima ayarını 24 dereceye getirenler daha düşük fatura ödüyor
Klima sıcaklığını 2 derece artırmak enerji tüketimini yüzde 15 azaltıyor. 24 derecede klima kullanmak, hem tasarruf sağlıyor hem de konforu koruyor.

Klimanın ayarını yapmak, elektrik faturasını etkileyen önemli bir faktördür. Özellikle klimanın 18-20 derece gibi düşük ayarlarda kullanılması, sıcak havalarda kompresörün daha uzun süre çalışmasına neden olur. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın yürüttüğü '24 Derece' kampanyasında, klimaların yaz aylarında 24 derecenin altına ayarlanmaması öneriliyor.
Uzmanların hesaplamalarına göre, klima sıcaklığının her 2 derece yükseltilmesiyle enerji tüketiminde yüzde 15'e varan tasarruf sağlanabiliyor. Örneğin, klimayı 22 yerine 24 derecede çalıştırmak, ortamı serin tutarken cihazın enerji harcamasını azaltabiliyor. Ayrıca enerji sektöründeki değerlendirmelere göre, sıcaklığın her 1 derece yükseltilmesi yaklaşık yüzde 5 tasarruf sağlıyor.
Bu nedenle, klimayı en düşük sıcaklığa ayarlamak yerine 24-26 derece aralığında tutmak daha verimli bir yöntem olarak kabul ediliyor. Ancak sadece sıcaklık ayarını yapmak yeterli değil. Klimanın elektrik tüketimini azaltmak için kullanım şekli de önemlidir.
Klima çalışırken kapı ve pencerelerin açık kalması, soğutulan havanın dışarı çıkmasına ve cihazın daha fazla enerji harcamasına neden oluyor. Ayrıca filtrelerin kirlenmesi hava akışını azaltarak klimanın verimini düşürüyor. Güneşin doğrudan içeri girdiği saatlerde perdelerin veya panjurların kapatılması, odanın daha az ısınmasını sağlıyor. Düzenli bakımı yapılan, filtreleri temiz tutulan ve doğru sıcaklıkta kullanılan bir klima, aynı serinliği daha düşük elektrik tüketimiyle sağlayabiliyor.
Bu nedenle yaz aylarında klimada tek bir derece seçilecekse, konforu korumak ve faturanın gereksiz yere yükselmesini önlemek için 24 derece öneriliyor.

