
Lozan Mübadilleri Vakfı'ndan Orman Kanunu düzenlemesine tepki
Lozan Mübadilleri Vakfı ve 16 kuruluş, Orman Kanunu'na eklenen yeni maddeyle mübadillerin tapularının kapsam dışı bırakılmasına ortak açıklamayla tepki gösterdi.
Lozan Mübadilleri Vakfı ile birlikte çok sayıda derneğin yer aldığı 16 imzacı kuruluş, 20 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7584 sayılı Kanun'un 14'üncü maddesiyle 6831 sayılı Orman Kanunu'na eklenen Ek Madde 22 düzenlemesine ilişkin ortak bir basın açıklaması yayımladı. Açıklamada, yeni düzenlemenin orman kadastrosu sonucunda devlet ormanı sınırları içinde kalan bazı tapulu mülklerin belirli şartlarla geçerli sayılmasına veya eski sahiplerine iadesine olanak sağladığı hatırlatıldı. Ancak maddedeki "Mübadele anlaşmaları kapsamında olan yerler" ibaresiyle mübadillerin bu haktan mahrum bırakıldığı vurgulandı.
Mübadillerin işgalci konumunda olmadığı, 30 Ocak 1923 tarihli Nüfus Mübadelesi Sözleşmesi gereğince memleketlerinden mecburiyetten ayrılan bireyler olduğu hatırlatılan metinde, "Aradan bir asır geçtikten sonra devletin kendi verdiği tapuları, yalnızca 'mübadele kökenli' oldukları gerekçesiyle diğer tapulardan daha zayıf bir hukuki korumaya tabi tutması kabul edilemez. Dahası, orman niteliğini sonradan kaybettiği ileri sürülen alanlarda yeniden 2/B uygulamasının yolu açılırken, devlet eliyle iskân edilen mübadillerin tapularının özel olarak kapsam dışında bırakılması kamu vicdanını yaralamaktadır" denildi.
Açıklamada, kanundaki ilgili ifadenin hangi yerleşim yerlerini ve taşınmazları kapsadığının net bir şekilde tanımlanmadığı, bu belirsizliğin idarenin takdir yetkisine zemin hazırlayacağı ifade edildi. Özellikle Sarıyer başta olmak üzere çeşitli bölgelerden vakfa gelen bilgilerin, meselenin sadece birkaç aileyle sınırlı olmadığını ortaya koyduğu belirtilerek, etkilenen kişilerin büyük kısmının durumdan haberdar olmadığına dikkat çekildi.
Lozan Mübadilleri Vakfı öncülüğündeki kurumlar, yetkililere şu 7 maddelik talebi yöneltti:
- Orman Kanunu'na eklenen Ek Madde 22'deki "mübadele anlaşmaları kapsamında olan yerler" istisnası ivedilikle kaldırılmalıdır.
- Mübadele yoluyla verilen tapular, diğer tapularla aynı hukuki güvenceden yararlandırılmalıdır.
- Yasal düzenleme yeniden ele alınıncaya dek mübadiller açısından hak kaybına yol açabilecek idari işlemler askıya alınmalıdır.
- Mağdur olan vatandaşların başvuru ve itiraz hakları güvence altına alınmalı; süreler konusunda ilgili kurumlar tarafından net ve ayrıntılı bilgilendirme yapılmalıdır.
- Orman Genel Müdürlüğü ve ilgili bakanlıklar, mübadele kapsamında değerlendirilen taşınmazların hangi kriterlere göre saptanacağını kamuoyuna duyurmalıdır.
- TBMM'de grubu bulunan tüm siyasi partiler meseleyi gündeme almalı ve eşitsizliği ortadan kaldıracak kanun değişikliklerini gecikmeksizin hayata geçirmelidir.
- Etkilenen il, ilçe ve mahalleler tespit edilmeli; mağdur ailelere ücretsiz hukuki ve idari yardım sağlanmalıdır.
Mübadil kuruluşlar, konunun yalnızca bir tapu meselesi olmadığını; devletin kendi tarihsel sorumluluğuna, uluslararası yükümlülüklerine ve vatandaşlarına verdiği söze sahip çıkma meselesi olduğunu belirterek sürecin yasal ve demokratik zeminlerde takipçisi olacaklarını kaydetti. Açıklamada imzası bulunan kurumlar ise şunlardan oluştu: Lozan Mübadilleri Vakfı, Asya Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi Derneği, Beylikdüzü Gürpınar Trakyalılar ve Rumelililer Derneği, Bursa Lozan Mübadilleri Kültür ve Dayanışma Derneği, Büyük Mübadele Derneği, Çukurova Girit Mübadilleri Kültür ve Dayanışma Derneği, Demirtaş Lozan Mübadilleri Derneği, Eski Atışalan Köyü Derneği, Kartal Rumeli Mübadilleri Derneği, Kuşadası Mübadele Derneği, Pendik Rumeli ve Yanyalılar Kültür Derneği, Samsun Mübadele Derneği, Sarıyer Lozan Mübadilleri Derneği, Selanik Türkleri Buca Yaylacıklılar Derneği, Sinop Mübadele ve Balkan Türkleri Derneği ile Tepecik Trakya Rumeli Dayanışma Derneği.





