
Lübnanlı arıcılar kovanlarının akıbetini uydu görüntüleriyle arıyor
İsrail'in saldırıları nedeniyle sınır hattındaki kovanlarına ulaşamayan Lübnanlı arıcılar, mülklerinin durumunu öğrenebilmek için para ödeyerek uydu görüntüsü satın alıyor.
İsrail'in devam eden saldırıları ve işgali yüzünden arı kovanlarına varamayan Lübnanlı arıcılar, güneydeki sınır bölgesinde bıraktıkları kovanların akıbetini öğrenebilmek amacıyla uydu görüntüleri satın almak zorunda kalıyor. İsrail'in 2 Mart 2026 tarihinden bu yana sürdürdüğü saldırılar sebebiyle Lübnan'ın güneyindeki sınır hattında ikamet eden binlerce kişi evlerini ve tarım arazilerini terk etmek zorunda kaldı.
İsrail ordusunun nisan ayında Litani Nehri'nin güneyinde "sarı hat" adını verdiği ve sınır hattına uzanan bölgeyi "güvenlik tampon bölgesi" ilan etmesi, aralarında çiftçilerin de bulunduğu binlerce kişinin topraklarına ve mülklerine ulaşmasını engelledi. Bu durumdan doğrudan etkilenen arıcılar, geçim kaynakları olan yüzlerce arı kovanını geride bırakmak zorunda kaldı ve İsrail'in işgali ile uyguladığı erişim kısıtlamaları yüzünden aylardır kovanlarına gidemiyor.
Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye vilayetine bağlı Şebaa beldesinden arıcılar, geride bıraktıkları kovanların durumunu öğrenebilmek için ellerindeki tek imkanın uydu görüntüleri olduğunu belirtti. Ücret karşılığında temin ettikleri bu görüntüler sayesinde kovanların yerinde durup durmadığını görebildiklerini aktaran arıcılar, arı kolonilerinin hayatta olup olmadığını ya da kovanların kullanılabilir durumda bulunduğunu bu yolla anlamanın imkansız olduğunu ifade etti. Şebaa beldesinden 7 arıcının ülkenin güneybatısında İsrail işgali altındaki Hamul bölgesinde geride bıraktığı yaklaşık 390 arı kovanı bulunuyor. Arıcılar, kovanların durumunu yerinde tespit etmek, zararlarını kayıt altına almak ve üretime yeniden başlayabilmek için Lübnan makamlarından bölgeye erişim sağlayacak bir mekanizma kurulmasını talep ediyor.
Şebaa Muhtarı Hasan Ali Zahra, İsrail'in saldırılarının onlarca ailenin temel geçim kaynakları arasında yer alan arıcılık sektörünü felç ettiğini dile getirdi. Arıcılık faaliyetlerinin mevsime bağlı olarak kovanların dağlık alanlar ile sahil kesimleri arasında taşınmasını gerektirdiğini belirten Zahra, İsrail saldırılarının bu hareketliliği durdurduğunu ve kovanların sahil vadilerinde mahsur kaldığını kaydetti. Zahra, yalnızca kovanların yerinde durup durmadığını veya yangınlarda yanıp yanmadığını öğrenebilmek için uydu görüntüleri satın almak zorunda kaldıklarını söyledi. Güneyde sınır hattında yer alan Şebaa'dan Nakura beldesine kadar uzanan bölgede daha önce yüzlerce arı kovanı bulunduğunu hatırlatan Zahra, İsrail'in saldırıları nedeniyle bu sahaların artık ulaşılamaz hale geldiğini bildirdi.
Çiftçi Yusuf Atvi ise yaz mevsiminde arı kovanlarının aylarca susuz ve bakımsız kalmasının arıların kesin olarak telef olması anlamına geldiğini ifade etti. Uydu görüntülerinde kovanlar yerinde görünse bile arıların ölmesi sebebiyle kovanların boşaldığını belirten Atvi, arıcıların yaşadığı belirsizliğin devam ettiğini vurguladı. Bir diğer arıcı Hasan Zahra da kış meralarından faydalanmak amacıyla Nakura yakınlarındaki Hamul bölgesine taşıdığı yaklaşık 40 kovanının olduğunu söyledi. İsrail saldırılarının başlamasından bu yana bölgeye giremediklerini belirten Zahra, resmi makamlar ve ilgili güvenlik birimleriyle iletişime geçerek kovanları boş bile olsa çıkarabilmek için izin istediklerini ancak herhangi bir onay alamadıklarını aktardı. Arıcıların uydu görüntüleri için ortak ödeme yaptığını, buna rağmen bu görüntülerin kovan içindeki arıların canlı olup olmadığını göstermediğini belirten Zahra, kovan dışarıdan sağlam görünse dahi bakım yapılmaması, su eksikliği ile zararlı böcek ve eşek arılarının yayılması yüzünden kolonilerin tamamen yok olabileceğini kaydetti.
Bölgedeki tarım kooperatifinin üyesi Hıdır Hassan da İsrail'in saldırıları ve arazi tahribatı nedeniyle 2023 sonlarından bu yana arılıkların büyük kısmının zarar gördüğünü belirtti. Burkıt en-Nekkar bölgesindeki arazisinde bulunan yaklaşık 70 kovanını kaybettiğini, 140 kovanının yer aldığı başka bir arazisinin ise tamamen tahrip edildiğini anlatan Hassan, kalan kovanları Kefir, Hasbaya ve ardından Nakura'ya taşımaya çalıştıklarını fakat güvenlik koşulları sebebiyle bunun da mümkün olmadığını bildirdi. Doğrudan arılık ve altyapı zararının 200 bin doları aştığını ifade eden Hassan, Lübnan hükümetine yolların açılması ve arazi sahiplerinin zarar tespiti yapabilmesi için acil adım atılması çağrısında bulundu. Öte yandan İsrail ile Hizbullah arasında son aylarda ilan edilen ateşkesler ve 26 Haziran 2026'da ABD arabuluculuğunda Beyrut ile Tel Aviv arasında imzalanan çerçeve anlaşmasına rağmen İsrail'in Lübnan topraklarına yönelik saldırılarını, patlatma ve kara operasyonlarını sürdürdüğü biliniyor.



