Malatya kültür yolu festivali iki önemli açılışla başladı
Malatya, Türkiye Kültür Yolu Festivali'ni ikinci kez ağırlıyor. Festival, Arslantepe Höyüğü'nde ve Malatya Arkeoloji Müzesi'nde yapılan açılışlarla başlarken, etkinliklerin 8 gün sürerek 16 Ağustos'a kadar devam edeceği açıklandı.

Malatya, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Arslantepe Höyüğü ile insanlık tarihinin önemli yerleşimlerinden birine ev sahipliği yaparak ikinci kez Türkiye Kültür Yolu Festivali'ne ev sahipliği yapıyor. Festivalin açılış programı, Arslantepe Karşılama Merkezi'nde gerçekleştirildi. Açılışa, Malatya Valisi Seddar Yavuz, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, ilçe belediye başkanları, askeri ve mülki erkan, sivil toplum kuruluşları, dernek ve oda başkanları, Türkiye Kültür Yolu Festivali Genel Direktörü Selim Terzi ile protokol ve vatandaşlar katıldı.
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, konuşmasında Malatya'nın Mezopotamya ve Anadolu arasındaki stratejik konumuyla tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını vurguladı. Alpaslan, dünyanın en büyük festivali olan ve Avrupa Festivaller Birliği'ne de üye Türkiye Kültür Yolu Festivalleri'nin uluslararası ölçekte önemli bir organizasyona dönüştüğünü, aynı zamanda en fazla katılımcının sağlandığı festival konumuna ulaştığını belirterek, Arslantepe Höyüğü'nün dünya tarihine ışık tuttuğunu ifade etti.
Alpaslan, "Bu festivalle şehrimizin eşsiz somut ve somut olmayan kültürel mirasını herkesle buluşturmayı, Malatya'yı kültür ve sanat alanında bir dünya markası haline getirmeyi hedefliyoruz. Malatya'nın zenginliği yalnızca tarihi eserleriyle sınırlı değildir. Bu toprakların asıl ruhu, kuşaktan kuşağa aktarılan yaşayan kültürel mirasında saklıdır," dedi.
Alpaslan, Malatya'nın Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin on üçüncü durağı olduğunu belirterek, festival süresince altı noktada 149 etkinlik gerçekleştirileceğini ifade etti. Malatya'nın somut olmayan kültürel mirası açısından da büyük bir zenginliğe sahip olduğunu vurgulayan Alpaslan, "İlimizde Somut Olmayan Kültürel Miras Ulusal Envanteri'ne kayıtlı; demircilikten Arguvan türkülerine, geleneksel ayakkabı yapımından cirit oyununa kadar uzanan çok sayıda kültürel değer bulunuyor.
Halk Kültürü Bilgi Belge Merkezimizde kayıtlı 2 bin 120 belge ve 89 tescilli sanatçımız, bu mirası yaşatan en önemli gücümüzdür. Festival kapsamında bu köklü mirası sanatseverlerle buluşturacak çok özel etkinlikler hazırladık," ifadelerini kullandı.
Vali Seddar Yavuz ise Arslantepe'de ilk devlet teşkilatının ortaya çıktığını hatırlatarak, festival vesilesiyle çocukların sanatla buluşacağını, gençlerin kültürel etkinliklere katılacağını aktardı. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, 8-16 Ağustos tarihleri arasında düzenlenen festivalin şehrin tanıtımına ve sosyal hayatın canlanmasına katkı sağlayacağını ifade etti.
Festivalin gastronomi ayağında, Malatya'nın köklü mutfak kültürünün öne çıkacağını belirten Alpaslan, 31 farklı Lezzet Noktası aracılığıyla ziyaretçilere etten bulgura, yetmişin üzerinde köfte çeşidinden kâğıt kebabına uzanan zengin lezzet mirasının sunulacağını söyledi. Şef Ömür Akkor'un ev sahipliğinde düzenlenecek atölye ve tadım etkinlikleri, Malatya mutfağının özgün hikayesini ziyaretçilere aktaracak.
Konuşmaların ardından protokol üyeleri, "Arslantepe Karşılama Merkezi"ndeki "Osmanlı'nın Mukaddes Emanetleri" sergisini gezdi. Festivalin ilk gün programı kapsamında Arslantepe Höyüğü'ne geçen protokol, Arslantepe Kazı Alanı Çatı Açılış programına katılarak kurdele kesti. Arslantepe Höyüğü Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Francesca Balossi Restelli, katılımcılara höyüğü gezdirdi ve bulunan eserler hakkında bilgi aktardı.
Arslantepe Höyüğü Ören Yeri’nde yürüyüş yolu güzergâhları yeniden düzenlendi ve ziyaretçilerin ulaşımını kolaylaştıracak yollar oluşturuldu. Gişe ve güvenlik kuleleri yenilendi, sarayın içerisindeki kazı alanlarının korunmasını sağlayacak yeni çatı eklentisi yapıldı. Bu düzenlemelerle Arslantepe Sarayı’ndaki kralın taht odası ve yaşam alanı da ilk kez ziyaretçilerin erişimine açıldı.
Program, 6 Şubat depremlerinde hasar gören Malatya Arkeoloji Müzesi’nin açılışıyla devam etti. Müze, toplam 1.350 metrekare kapalı alana sahip olup, sergi salonları ve idari birimleri yenilendi. Alt katında Arslantepe kazılarında gün yüzüne çıkarılan eserler ve sikke koleksiyonları, üst katında ise Malatya ve Yukarı Fırat Havzası’nda yapılan bilimsel kazılar ve kurtarma kazılarında elde edilen buluntular sergileniyor. Protokol açılışın ardından müzedeki eserleri inceledi.







