
Marmara gölü'nde yaban hayatı için denetimler artırıldı
Kuraklık sonrası su seviyesinin yükselmesiyle Marmara Gölü yeniden canlandı.
Uzun yıllar çeşitli canlı türlerine ev sahipliği yapan Marmara Gölü, 2021 yılında yaşanan kuraklık ve su kaynaklarının azalması nedeniyle tamamen kurumuştu. Ancak bu yıl yağışların etkisiyle su seviyesinin yükselmesiyle birlikte göl yeniden hayat bulmaya başladı. Su seviyesinin artmasıyla birlikte göçmen kuşlar bölgeye geri dönmeye başladı. Gölmarmara, Salihli ve Saruhanlı ilçeleri arasında bulunan Marmara Gölü, 1945 yılında Gediz Ovası'ndaki tarım arazilerinin sulanması amacıyla rezervuar gölü olarak inşa edilmişti. Ancak, son yıllarda yaşanan kuraklık ve kaçak sulamalar nedeniyle göl neredeyse tamamen kuruma noktasına gelmişti. Bu yıl etkili olan yağışlar ve 21 Mayıs'ta Demirköprü Barajı’ndan yapılan su aktarımı ile göldeki canlanma hız kazandı.
Marmara Gölü, su seviyesinin yükselmesiyle birlikte kısa sürede önemli bir yaşam alanına dönüşmeye başladı. Özellikle Anadolu’da "allı turna" olarak bilinen flamingolar, karabatak, balıkçıl ve birçok su kuşu türü yeniden gözlemlenmeye başladı. Göl, bu kuşlar için barınma, beslenme ve üreme imkanı sunuyor. Uzmanlar, göldeki biyolojik çeşitliliğin korunmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Marmara Gölü'ndeki doğal yaşamın korunması amacıyla Doğa Koruma ve Milli Parklar Manisa Şube Müdürlüğü ekipleri, denetim ve izleme çalışmalarını artırdı. Ekipler, yasa dışı avcılığı önlemek için düzenli saha kontrolleri gerçekleştiriyor. Kuş gözlem kulesi, dürbün ve termal kameralarla bölgedeki canlı hareketliliği takip eden ekipler, dron destekli kontrollerle geniş alanları tarıyor. Olumsuz bir durum tespit edilmesi halinde ekipler hızlı bir şekilde bölgeye yönlendiriliyor.
Doğa Koruma ve Milli Parklar Manisa Şube Müdürü Uğur Bayil, Marmara Gölü’nün yeniden canlanmasının bölgedeki doğal yaşam açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Kuraklık döneminin ardından bu yıl yağışlarla birlikte gölde yeniden su birikmeye başladığını ifade eden Bayil, "Suyla beraber hayat da gelmeye başladı. Şu anda geçmişte gördüğümüz kuş türlerinden bir kısmını yeniden görmeye başladık. Bizim için önemli olan buradaki bu hayatın devam etmesi." dedi.
Bayil, gölü ziyaret eden vatandaşlara yaban hayatına karşı duyarlı olmaları konusunda uyarılarda bulundu. Kuşların üreme ve tüy değiştirme döneminde daha hassas davranılması gerektiğini vurgulayan Bayil, gölde yüzmenin ve canlıların yaşam alanlarına müdahale etmenin ciddi zararlar verebileceğini söyledi. "Yaban hayvanlarını, özellikle içinde bulunduğumuz üreme ve tüy değiştirme döneminde kesinlikle rahatsız etmesinler. Göle girmek, gölün içinde onların yumurtalarına, yavrularına dokunmak son derece yanlış. Bu davranışlar hayvanlarda strese neden oluyor ve üreme süreçlerini olumsuz etkiliyor." dedi.
Yaban hayatını rahatsız eden kişiler hakkında gerekli idari işlemlerin uygulandığını belirten Bayil, koruma çalışmalarının sadece denetimlerle sınırlı olmadığını ifade etti. Ekiplerin okullarda, avcılık kurslarında ve kırsal mahallelerde bilinçlendirme çalışmaları yürüttüğünü aktaran Bayil, doğal alanların korunması konusunda toplum desteğinin büyük önem taşıdığını vurguladı.
Salihli Doğa Koruma ve Milli Parklar Şef Vekili Hüseyin Feyyaz Çınar da av ve doğa koruma ekipleri ile fahri av müfettişlerinin bölgede sürekli görev yaptığını belirtti. Marmara Gölü ve çevresindeki doğal yaşamın korunması için çalışmaların aralıksız sürdüğünü kaydeden Çınar, ekiplerin göl ve çevresindeki denetimlerini mesai gözetmeden devam ettirdiğini vurguladı.
Yıllar sonra yeniden suyla buluşan Marmara Gölü, bölgedeki canlı çeşitliliği için umut oldu. Yetkililer, göldeki doğal yaşamın kalıcı hale gelmesi için koruma çalışmalarının ve bilinçlendirme faaliyetlerinin devam edeceğini bildirdi.



