
Mersin Çevre Platformu: Plastik atık ithalatı yasaklansın
Mersin Çevre Platformu, Akdeniz kıyılarındaki plastik atık kirliliğine dikkat çekerek ithalatın yasaklanmasını istedi.
Mersin Çevre Platformu, Akdeniz kıyılarında son aylarda arttığını belirttiği plastik atık kirliliğine dikkati çekerek, plastik atık ithalatının tamamen yasaklanmasını talep etti.
Platform üyeleri, plastik atık ithalatının durdurulması amacıyla Mersin'in Silifke ilçesindeki Susanoğlu Mahallesi'nde eylem gerçekleştirdi. Gerçekleştirilen eylem sırasında, "Denizimizi ve toprağımızı zehirleyen, sağlığımızı bozan Avrupa'nın plastik atık ithalatı yasaklansın" yazılı pankart açıldı.
Platform tarafından yapılan açıklamada, başta İngiltere olmak üzere Avrupa ülkelerinden getirilen plastik atıkların Adana ve Mersin'deki geri dönüşüm tesislerinde parçalanarak nehirler ile Akdeniz'e bırakıldığı öne sürüldü. Plastik atık kirliliğinin, Hatay, Adana, Mersin ve Antalya kıyılarında net bir şekilde görülen seviyelere ulaştığı savunulan açıklamada, Türkiye'nin plastik atık ithalatını yasaklaması ve geri dönüşüm tesislerinin daha etkin denetlenmesi istendi.
Mersin Çevre Platformu Sözcüsü Sabahat Aslan, plastik atıkların kullanım ömrünü tamamlamış, yüzde 90'ı geri dönüştürülemeyen çevre kirliliği kaynaklarından biri olduğunu vurguladı. Bu atıkların toprak, nehir ve denizleri kirlettiğini, deniz canlılarının ölümüne ve ekosistemin bozulmasına yol açtığını aktaran Aslan, güneş ile dalgaların etkisiyle mikroplastiklere ve nanoplastiklere dönüşen bu maddelerin tarım alanlarında verim kaybına neden olduğunu bildirdi.
Aslan, plastik atıkların çevre ve insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini fark eden Avrupa Birliği ülkelerinin, 1992 yılında kendi vatandaşlarını korumak amacıyla atıklarını para karşılığında Çin'e ihraç etmeye başladığını belirtti. Çin'in olumsuz etkileri görerek 2018 yılında plastik atık ithalatını yasakladığını hatırlatan Aslan, bu tarihten itibaren Avrupa'nın zehirli plastik atıklarının Türkiye'ye getirilmeye başlandığını ifade etti.
Geri dönüşüm adı altında ülkeye sokulan ithal plastik atıkların önemli bir kısmının geri dönüştürülemediğini, uygunsuz biçimde depolandığını, yakıldığını, doğaya bırakıldığını ve kontrolsüz alanlara döküldüğünü kaydeden Aslan, kirliliğin yalnızca bir atık sorunu olmadığını; çevre, halk sağlığı, tarım, gıda güvenliği ve gelecek kuşakların yaşam hakkı açısından büyük bir tehdit oluşturduğunu dile getirdi. Bu tehdidin Hatay, Adana, Mersin ve Antalya'da deniz ile kıyılarda çevre felaketine dönüştüğünü belirten Aslan, halkın plastik atıklarla zehirlenen deniz suyunda yüzmek zorunda kaldığını aktardı.
Özellikle Akdeniz kıyıları, Çukurova Havzası, tarım alanları ve yerleşim bölgelerinin bu kirliliğin etkilerinden korunması gerektiğini vurgulayan Aslan, Türkiye'nin verimli topraklarının, temiz havasının, denizlerinin ve doğal yaşam alanlarının başka ülkelerin atık yükünü taşıyamayacağını söyledi. Geleceği plastik atıklarla kirletmeye kimsenin hakkı olmadığını belirten Aslan, yetkililerden çevrenin ve halk sağlığının korunmasını önceleyen, bilimsel verilere dayalı, şeffaf ve etkili politikalar izlenmesini istedi.
Platform olarak acil taleplerini sıralayan Aslan, plastik atık ithalatının tamamen yasaklanmasını, atıkların kaçak, usulsüz veya kontrolsüz şekilde depolanmasının, yakılmasının ve doğaya bırakılmasının engellenmesini, çevreyi kirleten işletmelere yönelik cezai yaptırımların caydırıcı hale getirilmesini, kirlenen tarım alanları, dereler, kıyılar ve denizlerde kapsamlı temizlik ile iyileştirme çalışmaları yürütülmesini ve tek kullanımlık plastiklerin yasaklanmasını talep etti.







