
Muğla'da kaza mağduru ailenin şoförün ev hapsine itirazı
Muğla'nın Bodrum ilçesinde taksinin çarptığı motosiklette ölen Gülistan Variş'in ailesi, sürücünün tahliye edilerek ev hapsi verilmesine itiraz etti.
Muğla'nın Bodrum ilçesinde 28 Haziran'da saat 02.00 sıralarında Torba Mahallesi Rıza Anter Caddesi'nde trafik kazası meydana geldi. Mehmet C.U. yönetimindeki 48 T 6534 plakalı taksi, tali yoldan çıkan Murat Yüp'ün (52) kullandığı 48 AVF 466 plakalı motosikletle çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle Murat Yüp ile yanında bulunan Gülistan Variş, yaklaşık 100 metre sürüklenen motosikletten yola savruldu. Taksi ise yol kenarındaki aydınlatma direğine çarparak yan yattı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık ve polis ekibi yönlendirildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Murat Yüp'ün yaşamını yitirdiği belirlendi. Hastaneye kaldırılan Gülistan Variş de kurtarılamadı. Variş'in cenazesi, otopsi işlemlerinin ardından Diyarbakır'ın Hani ilçesi kırsal Gömeç Mahallesi Çağıl Mezrası'nda defnedildi.
Olay yeri inceleme raporunda, kazada motosiklette yer alan 2 kişinin 42 metre yerde sürüklendiği bilgisi yer aldı. Kazaya ait taksinin araç içi kamera görüntüleri de ortaya çıktı. Kayıtlarda, tali yoldan çıkan motosiklet ile taksinin çarpışma anları görüldü.
Kazanın ardından 'taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan tutuklanan Mehmet C.U., Bodrum 2. Sulh Ceza Hakimliği'nin 27 Temmuz tarihli kararıyla adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şüpheli hakkında yurt dışına çıkış yasağı ve konutu terk etmeme tedbirleri getirildi.
Variş'in ailesi, avukatları Mehmet Yolcu aracılığıyla tahliye kararına itirazda bulundu. Dilekçede soruşturmanın tamamlanmadığı, kamera kayıtları, dijital veriler ve teknik bilirkişi incelemeleri gibi önemli delillerin henüz toplanmadığı ifade edildi. Mevcut delil durumu ile olayın ağırlığı göz önüne alınarak tahliye kararının kaldırılması ve Mehmet C.U. hakkında yeniden tutuklama kararı çıkarılması istendi.
Kazada hayatını kaybeden Gülistan Variş'in ablası Şevin Sertakan, kardeşinin Dicle Üniversitesi Eczacılık Fakültesi'nden mezun olduğunu ve staj için Bodrum'daki kuzeninin yanına gittiğini belirterek, "Zaten stajının bitmesine yakındı, günler kala stajı bitecekti. İki gün sonrası evine dönecekti. Kız kardeşim 28 Haziran'da trafik kazasında vefat ediyor. 27 Temmuz'da taksi şoförü tahliye oluyor. Bu bir ceza değil ödül gibi. Benim kız kardeşim bir daha geri dönmeyecek belki ama taksi şoförü evinde rahatlıkla oturacak. Biz acımızı yaşarken tahliye kararıyla bir kere daha derinden sarsıldık, üzüldük. Ayrıcalık beklemiyoruz. Sadece adalet istiyoruz. Adalet yerini bulsun. Başka canlar da yanmasın istiyoruz. Başka bir talebimiz yok" ifadelerini kullandı.
Taksicinin serbest bırakılmasına itiraz eden aile avukatı Mehmet Yolcu da yaptığı açıklamada, "Taksi sürücüsü, Sulh Ceza Hakimliği kararıyla tutuklanmış fakat daha bir aylık tutukluluk süresi dolmadan Sulh Ceza Hakimliği kararıyla tahliye edilmiştir. Bu durum kabul edilemez bir durumdur. Çünkü trafik kazasında 2 kişi vefat etmiş, bir kişiyse yaralanmıştır. Dosyada henüz deliller toplanmamış, raporlar gelmemiş, iddianame süreci tamamlanmamıştır. Savcının itirazına rağmen bu süreç devam etmiş ve Sulh Ceza tahliye kararı vermiş, taksicinin cezası ev hapsine dönüştürülmüştür. Burada müvekkilimizin ailesi çok ağır bir şekilde mağdur edilmiştir. Çünkü dosyada deliller toplanmadan, Adli Tıp'tan rapor gelmeden, trafik ihtisas biriminden rapor alınmadan böyle bir karar alınmış ve tahliye edilmiştir. Bu hukuk adına kabul edilemez bir durumdur. Kamuoyundan beklentimiz şudur; bu dosyanın kamu vicdanı olarak ele alınmasını, gerçek ve caydırıcı cezalar uygulanmasını talep ediyoruz" şeklinde konuştu.



