
NATO ve Emperyalist savaş Karşıtı Birlik, tutukluların serbest bırakılmasını talep etti
NATO Zirvesi öncesinde tutuklananların bir kısmı hala cezaevinde.
NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik, akşam saatlerinde Kadıköy Süreyya Operası önünde bir basın toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da yapılan NATO Zirvesi öncesinde tutuklananların bir kısmının hala cezaevinde tutulduğuna dikkat çekildi. Açıklamada, "Onların suçu, halkların katili NATO'ya karşı çıkmak; işçilerin, emekçilerin ve ezilen halkların haklarını savunmak. Onlarca arkadaşımız, NATO'nun askeri olmayı reddettikleri için bu haksız ve hukuksuz koşullara maruz kalmaktadırlar. Tüm tutsaklar serbest bırakılsın" denildi. "NATO Tutsaklarına Özgürlük!" başlıklı açıklamada, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilen Liderler Zirvesi öncesinde NATO'ya karşı çıkan kişilerin gözaltına alınıp tutuklanmasının gerekçeleri anlatıldı. Açıklamada, "Gözaltına alınan ve tutuklanan onlarca devrimciyi, sosyalisti savunmak amacıyla bugün yeniden bir araya geldik" ifadelerine yer verildi. Ayrıca, NATO Zirvesi sırasında gerçekleşen olaylar hatırlatıldı. "Dünya çapında silahlanmanın arttığı, savaş hazırlıklarının derinleştirildiği, NATO'nun küresel askeri kapasitesinin genişletildiği ve emperyalist saldırı planlarının yeni aşamalarının alındığı Ankara Zirvesi, fiili bir olağanüstü hal ortamında gerçekleştirildi. NATO ve emperyalist/kapitalist sistemin çıkarları söz konusu olduğunda 'hukuk devleti', 'demokrasi' ve 'düşünce özgürlüğü' söylemleri bir kenara itildi. Polis ve yargıdan, valiliklerden istihbarat birimlerine kadar tüm baskı aygıtları, toplumsal muhalefeti bastırmak için seferber edildi. Devletin zor aygıtları, emperyalist savaş politikalarını desteklemek için harekete geçirildi.
Açıklamada, "İstanbul Boğaz Köprüsü hologramlar ile ABD bayrağının renklerine büründürüldü" ifadesine yer verildi. Ayrıca, NATO için yaklaşık 13 milyar lira harcandığı, sabah koşuları için parkların kapatıldığı, halkın yoksulluğunun reklam panoları ile gizlenmeye çalışıldığı vurgulandı. İktidarın NATO'ya yönelik gösterdiği aşırı çabanın, İstanbul'da Boğaz Köprüsü'nün ABD bayrağının renklerine büründürülmesi gibi çalışmalara yol açtığı belirtildi. Açıklamada, "NATO'ya karşı ses çıkarmamak için her türlü tedbir alındı. İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere birçok şehirde ev baskınları yapıldı; yüzlerce devrimci ve sosyalist gözaltına alındı ve tutuklandı. 'Milli güvenlik' bahanesiyle eylemler yasaklandı. Ancak beklenen durum gerçekleşmedi; anti-emperyalist kurumlar ve kişiler, zirve süresince 'NATO defol' sloganını haykırmaktan geri durmadı.
Açıklama, "NATO Zirvesi'ni gerçekleştirenler, İran'da çocukları katledenler, Filistin'de soykırımlar yapanlar, Venezuela ve Küba'da halklara terör estirenlerdir. Devrimciler ve sosyalistler tarihin doğru tarafında durmayı başardı. Bugün hala cezaevlerinde haksız bir şekilde tutulan arkadaşlarımız var. Onların suçu, halkların katili NATO'ya karşı çıkmak, işçilerin haklarını savunmaktır. Bugün buradan bir kez daha tutsak arkadaşlarımızla gurur duyduğumuzu, anti-emperyalist mücadeleyi büyütmek için mücadeleye devam edeceğimizi haykırıyoruz. Ülkemizin devrimci tarihi, anti-emperyalist mücadelenin tarihidir. Bu mücadeleyi her alanda büyütmeye devam edeceğiz. Tüm tutsaklar serbest bırakılsın" ifadeleriyle sona erdi.



