
Ordu'daki mera projesine bilirkişi raporu: ÇED kararı mevzuata aykırı
Ordu'nun Mesudiye ilçesinde yapılması planlanan besi organize sanayi ve entegre tesis projesi için hazırlanan ÇED Olumlu kararına yönelik davada bilirkişi raporu mahkemeye sunuldu.
Ordu’nun Mesudiye ilçesine bağlı Güzle Mahallesi’nde kurulması planlanan Tarıma Dayalı İhtisas Besi Organize Sanayi Bölgesi, Et Entegre Tesisi ve Biyogaz Tesisi projesiyle ilgili yargı sürecinde yeni bir aşamaya geçildi. Proje için verilen 3 Nisan 2026 tarihli “ÇED Olumlu” kararının iptal edilmesi amacıyla açılan davada, bilirkişi raporu mahkemeye ulaştırıldı.
Ordu İdare Mahkemesi’nin 2026/446 esas numaralı dosyası çerçevesinde görevlendirilen yedi kişilik bilirkişi heyeti; projeyi ulaşım, çevre, hidroloji, jeoloji, harita mühendisliği, ziraat ile flora ve fauna başlıkları altında inceledi. Heyet, yaptığı teknik incelemeler sonucunda “ÇED Olumlu” kararının ilgili kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun olmadığı kanaatine vardı. Bilirkişi raporu dava açısından kritik bir değerlendirme niteliği taşısa da, nihai kararı Ordu İdare Mahkemesi verecek.
Bilirkişi raporunda, Güzle Mahallesi’ndeki 425 ada 1 parselin mahalleye tahsis edilmiş tek mera parseli olduğu ve mevcut hayvan varlığı göz önüne alındığında bölgede ihtiyaç fazlası başka bir meranın bulunmadığı vurgulandı.
İlk planlamada 125 hektar olarak belirlenen sahanın 72,55 hektara düşürülmesinin, bölgede yaşanan kaba yem açığını ve mera ihtiyacını ortadan kaldırmayacağı tespiti yapıldı. Raporda, yem bitkisi desteği ve mera ıslahı gibi taahhütlerin olumlu görünmekle birlikte, projenin inşaat ve işletme aşamalarında yaratacağı etkilerle birlikte ele alınması gerektiği kaydedildi.
Çevre mühendisliği incelemesinde, atık su arıtma tesisinin genel kapasitesine değinilmesine rağmen ayrıntılı projesinin sunulmadığı, atık suyun niteliği ile uygulanacak arıtma yöntemlerinin yeterince açıklanmadığı bildirildi.
Arıtılmış suyun hangi alıcı ortama ve hangi standartlar çerçevesinde bırakılacağına dair net bir bilgi bulunmadığı belirtilirken, biyogaz tesisinde meydana gelebilecek kokunun nasıl toplanacağı, arıtılacağı ve takip edileceğine ilişkin teknik yöntemlerin de yeterince ortaya konulmadığı ifade edildi.
Raporda ayrıca iki günü aşan arıza durumları için alternatif bir atık yönetimi planının bulunmadığı, yangın, patlama, gaz kaçağı ve sızıntı gibi olası risklere karşı acil müdahale düzenlemelerinin ayrıntılandırılmadığı kaydedildi.
Heyet, proje sahasındaki jeolojik ve jeoteknik araştırmaların genel anlamda yeterli bulunduğunu ancak hidrojeolojik incelemelerin aynı düzeyde yeterli olmadığını tespit etti.
Proje çevresindeki dereler, çeşmeler ve hayvanların su ihtiyacını karşılayan kaynakların korunmasının önemine dikkat çeken raporda, Melet Irmağı’ndan alınması planlanan suya ilişkin Devlet Su İşleri (DSİ) ile imzalanmış herhangi bir protokolün ÇED dosyasında yer almadığı belirtildi.
Uzun vadeli yağışlar, yoğun kar örtüsü ve kurak dönemlerde Melet Irmağı’nın debisinde yaşanabilecek değişimlerin yeterince değerlendirilmediği; drenaj ve kuşaklama kanallarına yönelik açıklamaların ise büyük ölçüde taahhüt düzeyinde kaldığı ifade edildi.
Ulaşım incelemesinde, proje sahasına bağlanan mevcut yolun yaklaşık 4-4,5 metre genişliğinde ve stabilize kaplamalı olduğu tespit edildi. Söz konusu yolun iki TIR'ın, kamyonun ya da iş makinesinin aynı anda karşılıklı geçişine uygun olmadığı belirtildi.
Keşif esnasında bir TIR veya kamyonun karşı yönden gelen kamyonet yüzünden geçiş yapamayarak beklemek zorunda kaldığı kaydedildi. Artacak ağır taşıt trafiği sebebiyle yolun genişletilmesi, ardından asfalt ya da beton malzemeyle kaplanması gerektiği değerlendirildi.
Flora ve fauna değerlendirmesinde, ÇED raporundaki saha çalışmalarının büyük ölçüde literatür verilerine dayandırıldığı ve alanın biyolojik çeşitliliğini yansıtacak uzun süreli arazi çalışmalarının yapılmadığı ifade edildi.
Bilirkişilerin keşif sırasında tespit ettiği Dactylorhiza ve Gladiolus türlerinin ÇED raporundaki flora listesinde yer almadığı, bu bitki türlerinin Bern Sözleşmesi kapsamındaki koruma statüsünde bulunduğu kaydedildi. Projenin mera ekosisteminde habitat kaybına ve doğal yaşam alanlarının parçalanmasına yol açacağı değerlendirmesine yer verildi.
Rapor, 21 Temmuz 2026 tarihinde yedi kişilik teknik bilirkişi heyeti tarafından imzalanarak Ordu İdare Mahkemesi’ne sunuldu. Mahkeme, bilirkişi raporunu ve tarafların iddialarını inceleyerek “ÇED Olumlu” kararının iptal edilip edilmeyeceğine hükonderecek.



